-->
Browsing Category " siyaset "

Corona Virüsünü Çin Masonları mı Çıkardı?

Kategori:
-
Corona virüsü Çin içerisinde Kasım sonu, Aralık başı gibi ortaya çıktığı biliniyor. Vuhan şehrinde ilk çıktığı düşünülen Korona virüsünün Ocak ayı içerisinde Çin'de zirveye çıktığı ve diğer ülkelerin bundan aynı Sars virüsü gibi pek etkinlenmeyeceği düşünülürken bir anda tüm dünyayı saran bir hastalık haline gelmesi insanları korkuttu. Aynı 1300'lerin başında yine Çin'nin Vuhan şehrinde ortaya çıkıp tüm bilinen dünyayı etkisi altına alması ve Avrupa'da nüfusun 3te 2sinin vefat etmesine neden olan Kara Veba gibi şuanda en çok Avrupa etkilenmiş durumda.

1789'da gerçekleşen Fransız devriminden sonra Siyonist Masonlar dünyada giderek zenginleşmenin yanı sıra, dünya devletlerinin yönetimlerini ele geçirip kontrolü aldığı dönemdir. Bu dönemden sonra ise yaptıkları eylemlerde sık sık geçmişte yaşanmış vakaların kopyalarını alarak bağnaz bir şekilde tüm insanlığa zulüm etmektedirler. Adeta göstere göstere bir çok savaş ve hastalık yaymaktadırlar. Aynı günümüzdeki korona virüsü gibi.

Microsoft sahibi Bill Gates'in Yahudi olduğuna dair bir çok söylenti vardır. Şirketin diğer kurucusu Paul Allen ve bu ikilinin en yakın dostu Steve Ballmer gibi hiçbir zaman yahudi olduğunu net bir şekilde açıklamamıştır. Fakat son 10 yıldır Bill Gates Afrikada insanlara yardım adı altında bir çok ilaç deneyleri yaptığı söylenmektedir. Net bir delilimiz yok ama söylentiler o kadar fazla ki Bill Gates'in vakfının yardım yaptığı iddaa ettiği Afrika ülkelerinde sık sık Ebola vb. hastalıklar son zamanlarda sıkça görülmektedir. Ayrıca Corona virüsü ortaya çıktığında ortaya atılan iddaa da Gates vakfının aynı ismi taşıyan bir laboratuvar çalışmalarının olduğu söylenmektedir.


Eski Süper Güçler Yıkılıp, Çin Yeni Süper Güç Yapılacak

Corona'nın ABD'den çok Çin içindeki Mason Lobisinin işidir diye düşünüyorum. Çünkü Mason lobisinin tüm varlıklarını ABD ve Avrupa ülkelerinden Çin'e kaydırdığını ve geçmişte önce İngiltere'yi, sonra ise ABD'yi nasıl süper güç yaptıysa aynı şekilde şimdi de Çin'i yeni süper güç yapmak istediğini sanırım duymayan kalmamıştır. Fakat bir eski bir süper güç yaptığını kişi tam zayıflamadan yeni süper güce geçiş yapmak oldukça zor bir kavramdır.

Çünkü Eski süper güç olan Osmanlı'nın savaşlarla zayıflatılıp, içten ajanlarla yıkılarak yerine İngiltere'nin yeni süper güç olması bir sürü sömürülen Afrika, Kızıldereli ve Asya'lıya rağmen neredeyse 200 yıl sürmüştür.

İngiltere'nin zayıflatılıp yerine Amerika'nın süper güç olma süresi ise 1. ve 2. dünya savaşı sayesinde büyük yıkım yaşayan, ekonomik olarak bu dönemde tüm varlığını kaybetmesi ve en büyük gelir kaynağı sömürgelerinin (Hindistan, Çin, Avustralya, Afrika ülkeleri vs.) neredeyse tamamını kaybetmesi ile gücünü yitirip Yahudi lobisine gırtlağına kadar borçlu olması sebebiyle süper güç görevini Amerika'ya kaptırmıştır.

Amerika ise 1700-1900 yıllarında icatların hep Avrupa'da olmasının bir tesadüf olmadığı gibi hem 2 büyük dünya savaşı hem de neredeyse tüm icatların artık Amerika'dan çıkıyor görünmesi ile büyük paralar kazanmış, bu savaşlarda zenginleşerek yeni süper güç olmuştur. Fakat Yahudi lobisi Amerika'yı ekonomik olarak süper güç yaparken, askeri bakımdan da İngiltere döneminden daha güçlü bir askeri yapı haline getirdi.

İngiltere döneminde, İngilizler askeri ve siyasi olarak süper güç konumundayken, Fransız Frangı'da dünyanın yerel parası konumundaydı. Aynı günümüzün Dolar'ı gibi bir çok ülkede uluslararası ticarette Frank çok yaygın kullanılıyordu. Amerika süper güç konumunda geçtiği dönemde ise İngiltere döneminden çok farklı bir süper güç yapısı ortaya çıktı.

Amerika hem dünyanın süper ordusu, dolar tüm dünyanın yerel parası ve Amerikan siyaseti tüm ülkelerin yönetimini etkileyen siyaset konumunda oldu. Ayrıca Amerika, sanayi döneminde dünyanın üretim üssü haline geldi. İşte Masonlar Amerika'yı süper güç yaparken tüm işlevleri ona vermesinin gücü ile Çin'in yeni süper güç olması kolay olmayacaktır elbette. Çünkü Afro Amerikan dediğimiz Evangelist amerikan siyasileri bunu hazmedemeyerek Çin'e engel olmaya çalışmaktalar.

Amerika'nın yeni Çin ipek yolunu baltalamak için bu yol güzergahındaki ülkelerde kontrol sağlarak bu yolu baltalamaya çalışması, Çin'li firmaların Amerikan pazarından çekilmesini sağlarak güçlenmesini engellemeye çalışma, Amerikan firmalarının Çin'deki üretimi Amerika'ya taşıması için baskı yapması. Çinliler de Boing uçaklarına müdahil olarak firmanın büyük zarar etmesini sağlama, Amerikannün büyük firmalarında itibar kayıpları oluşturmaya çalışma gibi çabalarını geçtiğimiz günlerde gördük.

Corona Çin Mason Lobisinin Çin'i Tek Süper Güç Yapmak İçin Çıkardığı Kontrollü Bir Hastalık Mı?

Artık Çin dünyanın ucuz ürünlerini tekel vaziyette üretiyor. Örneğin bugünlerde adı sıkça geçen kolonyanın dünyada neredeyse tek üreticinin Türkiye olmasına rağmen şisesini ve etanol gibi bazı maddelerinin tek üreticisinin Çin olması gibi. Yani siz bir ürünü kullanıma hazır halde dünyada tek üreten ülke olmanız, sizin o üründe Çin'e bağımlı olmadığınız anlamına gelmiyor. Çinde çakmak plastiğinden, çakmak taşına, araba sibobundan, sibop kapağına vs. gibi gözle görülmeyen bir çok küçük ürün üretiliyor. Tüm dünya bu küçük gözle görülmeyen ürünleri Çin fabrikalarına yaptırınca silkülasyon sayesinde en ucuz üretici konumuna gelince diğer ülkelerdeki fabrikalar artık o küçük ürünleri üreten tesislerini kapatıp daha ucuz diye Çin'den alır hale geliyorlar.

Çin Mason lobisi bu küçük ama etkili ürünlerin Çin'de üretilmesini sağladıktan sonra artık bunu 2. bir seviyeye çıkarmaya çalışmaktalar. Büyük ürünlerinde artık Çin'de üretilmesi. Örneğin; makina, araba, sağlık, silah gibi birçok büyük ve pahalı ürünü halen Avrupa ve Amerika üretip, dünyaya satıyor. İşte Çin Masonları artık bu büyük çaplı ve getirisi yüksek ürünleride eline almak için uğraşmakta.

Korona sonrası Çin'de üretim 2 ay durdu ve şimdi tekrar başladı. Avrupada ise durum kritik, çünkü Avrupa ve Amerika, Çin gibi katı karantina uygulayamaz, bu yüzden orada üretim çok daha uzun süre duracak görünüyor. Bu duraklama sürecinde tüm ürünlerin tedarik süreci Çin'den olmaya başlayacak. Böylece masonların Çin'i yeni süper güç yapma yolunda henüz tam zayıflamamış Amerika ve Avrupanın baskısı kırılmış olacak diye düşünüyorum.

Düşünün, 1 Buçuk milyar nufüslu Çin'de 3 ayda sadece 3.500 civarı kayıp oldu ve hastalık durdu gibi, hastalar iyileşmek üzere. Avrupa ise 3 haftada Çin'den daha fazla kayıp verdi. Demek ki hastalığı çıkaran da panzehri elinde olanda Çin masonları.

Bugün Bloomberg HT'de coronanın ekonomiye etkileri üzerine bir kaç üretici ile yapılan ekonomi programında üreticiler ürünleri için Çin'e ne kadar bağlı olduklarını anlatıyorlardı. Ürünlerini bitirmek için gerekli olan bazı kimyasallar ve ürünler olmadan üretimlerinin duracağını ama Çin'deki tedarik sorununun şuan giderildiğini ve bir kaç gün içerisinde üretimin normale döneceğinden bahsediyordu. Ayrıca üretimini yaptığı ürün kozmetik sektörüne ait bir üründü ve Corona öncesi Çin pazarına açılmayı planlıyorduk diyordu. Şuanda ürünlerinin Corona tedbirleri kapsamında iç piyasada lazım olması sebiyle ihracatının yasaklandığından dert yanıyordu. Şimdi ürünlerimizi sattığımız diğer dış ülkeler bu ürünleri tedarik etmek için başka üreticiler arayacak dedi. Bu dönemde üretime başlayan Çin'in bu ve bunun gibi bir çok ihtiyaç olan ürünü Avrupa ve Amerika'da hastalık durmaz ise üreten tek ülke konumunda olacak.

Böylece artık tek Çin'in süper güç oldu tescillenene kadar belki de dünyada corona belası kolay kolay durdurulamayacak olabilir. Çin halkının büyük kısmı şuanda Allah'a (C.C.) inanmıyor ve İnsanlara zarar vermekten kendilerini alı koyan pek bi ahlaki kuralları yok. Keza insanlık ve vicdan düşmanı olan Kominizm'i de 100 yıldır iliklerine kadar hisseden Çin halkında acıma duygusu neredeyse yok olmuş konuma gelmekte. Acıma, vicdan duygusu olmayan ve Allah'a (C.C.) inanmayan bir halkında kendilerini vicdanen firenleyecek bir güdü olmaması sebebiyle zulmederken Amerika'dan da Avrupa'dan da daha zalim, daha istekli olular. İşte bu bizi çok daha zor günlere itebilir, Allah (C.C.) korusun.

Allah (C.C.) hepimizi bu gözü dönmüm tüm zalimlerin zulmünden korusun. Amin.

Rusya ve Türkiye'nin arası neden gerildi?

Kategori:
-
Birinci Dünya savaşından sonra yıkılan Osmanlı devletinin yerine kurulan Türkiye devleti savaşın yaraları, borçlar, halkın yorulması ve kaybettiği toprakların Batılı güçler ile Rusya tarafından parçalanmış ve idare edilmeye başlanmış olmasından dolayı ve bazı başka sebeplerden dolayı uzunca bir süre içine kapandı. İçine kapanma da öyle böyle değil. Kendi toprakları dışında katledilen soydaşlarımıza gram yüz döndürmeden uzunca yaşadı. Örneğin; Yunanistan ve Bulgaristan'ın onlarca yıl boyunca orada yaşayan Türkleri ve Müslümanları katletmesine gram yardım etmemiştir. Benim ailem 1936 Bulgaristan göçmeni, buradan biliyorum. Asya'da ve Kafkaflarda, Kırım'da, Dağıstan'da gene öyle. Tek yapabildiği bizim sınırlarımıza kadar gelen soydaşlarımıza kalabilecekleri, ev yapıp yurt kurabilecekleri toprak vermek olmuştur. Bunada Çok şükür, hiç sınırdan da içeri almayabilirdi, gerçi sınırımızda bize sığınan Azeri aydınları Ermenilere teslim etmişliğimiz de var.

Kısaca Türkiye uzunca bir süre sınırları dışındaki hiçbir etliye sütlüye dokunmamış, birçok kişinin Osmanlı Ruhu tekrar canlanırsa hemen ona katılalım diye uzunca bir süre beklemesine cevap vermemiş, kendini o nesle unutturmuş, yeni nesile hiç göstermemiştir. O yüzdendir ki bir zamanlar ünitersitelerinde yabancı dil ve tarih olarak okutulan Türkler, Türkiye kurulduktan sonra Türkiye'yi biliyor musunuz diye sorulduğunda Hindi mi diye sormalarına neden olmuştur.

1500'li yıllardan beri Rusya var olduğu topraklardan sıcak denizlere inme hayalini sürekli uygulamaya çalışmaktadır. 1. Dünya savaşından sonra Komunist karaktersizler Lenin ve Stalin'in dinsizlik politikaları ile bunu neredeyse başarmıştır. Topraklarına katılmış olan bir çok Asya Türki devletinin yanı sıra iktidar da bulundurduğu kendi adamları ile de yönettiği ülkeleride katarsak Asya'nın %85'i Avrupa'nın da %50'sini kontrol etmeyi başarmıştır.

Bugün dünyaya musallat olan Yahudi illetin de etkin olan Yahudileri incelediğimizde büyük kısmının Rusya menşeli olduğunu görebilirsiniz. Yani bir zamanlar çoğu Rusya'da yaşarken Lenin-Stalin zamanın da oralardan sürmüşler ve bugün kü İsrail'in kurulmasını kolaylaştırmışlardır. Kolaylaştırmışlardır diyorum, çünkü Siyonistlerin İsrail'i kurmak için Filistinde nüfus kalabalığı oluşturmaya ihtiyacı vardı, ama bol parası olan birçok Yahudi, özellikle en zenginleri Rusya da ve Almanya da yaşayanlar, bu rahatlığı bırakıp o çorak topraklara gitmek istemiyorlardı. 2. dünya savaşında gördükleri sert müdehaleler ve Rusya dan sürülmeler ile birçok Yahudi İsrail'in şuan ki olduğu yerleşmesini sağlamıştır. Bu da Hitler, Lenin ve Stalin'in Siyonist ortağı olabilme ihtimali'ni güçlendirmektedir.

Ayrıca Amerika'yı bildiğiniz üzere Yahudiler yönetiyor ve Rusya'nın sürdüğü zengin Yahudiler neredeyse hep oraya ve Filistin topraklarına gitti dedi. Şimdi seni böyle süren bir ülkeden sen kin güdersin değil mi, ama hiç Yahudilerin Rusya ile uğraştığını duymamışsınızdır. Bir de Amerika ve Rusya 100 yıldır bir birlerini tehdit edip dururlar ama hiç bir birlerine ufacık bile olsa saldırdıkları olmamıştır, ufak bazı ambargolar dışında, aynı İran'ın İsrail'e atıp tutup ama hiç bir birlerine dokunmamaları gibi.

Neyse Rusya'nın etkinlik konusuna gelelim, Rusya kendi bölgesinde Orta Avrupa, Orta Asya ve Çini çok uzun zamandır kontrol etmektedir. Çin'i komunizm ile yıllarca idare etmiş, diğer ülkeleri ise başlarındaki bulunan kendi yanlısı yöneticiler ile idare etmiştir. Fakat komünizmin eşit halk ilkesini benimsemesine rağmen, sadece komünist yöneticiler dışında hep eşit şekilde halkın ezildiğini farketmesi ile isyanlar başgöstermiş 1990 yılında bazı Orta Avrupa ülkeleri ile Asya daki Türk halkları devletlerine kavuşmuşlardır. Kendisinden Allah Razı Olsun, bu dönem de  Turgut Özal o yeni kurulan Türk devletleri ile fazlasıyla ilgilenmiş ve halen Türkiye'nin var olduğunu onlara hatırlatmıştır. Fakat kendisinin Şehit edilmesi ve sonra Ülkemizde çıkan iç huzursuzluklar sayesinde bu süreç iyi yönetilemiş tekrar bu Türki devletler başlarına Türkiye'yi destekleyen yöneticiler değilde Rusya güdümlü yöneticilerin gelmesi ile sankiz bizlere düşman bir ülkeymişcesine yaşamaya devam etmişlerdir.

Rusya biliyor ki bir gün bu Halk uyanırsa, tekrar yüzünü Türkiye'ye çevirirse kesinlikle bu onların sonu olur, çünkü aynı Arap ülkeleri gibi kendi topraklarında kömür, petrol ve gaz dışında neredeyse hiçbirşey yetişmemektedir. Sanayisi ise gün geçtikçe erimekte, kendini güncellemeyememektedir. Çünkü Türkiye'yi fark eden soydaşlarımız bizim etrafımızda kenetlenirse Rusya kuzeyde yapayanlız bir ülke konumuna dönecek. Çünkü onlarda var olan gaz, Türki devletlerde de var, petrol onlarda gene var. Oysa Rusya bugün ne Azerbaycan, ne Kazakistan, ne de Türkmenistan'ın gaz ve petrollerinin satılmasını istemiyor ve hep bunu durduruyor.

Aşağıdaki grafikte Rusya'yı ve bir zamanlar yönetimleriyle Rusya'ya bağlı olan ülkeleri görüyorsunuz.



Rusya'nın yönettiği ülkeler
Türkiye 2000 yılından sonra Rusya'nın endişe ettiği şekilde uyanıyor ve Türki cumhuriyetleri ile Avrupa, Afrika ve Asya'daki ona gönülden bağlanacak ülkelere tekrar kendini hatırlatıyor. İş kolay değil tabiki, çünkü 100 yıldır unutturulmaya çalışılmış bir ülkeyi geri hatırlatmak 1 günlük iş değil. 10 yıllık çabanın ardından Başta Mısır (Mursi ile) Özbekistan ve Türkmenistan Türkiye'ye bağlılıklarını belirtiyorlar ve diğer ülkeleri devre dışı bırakıyorlar. Diğer ülkelerle de bu çabalar devam ediyor ama ülke koltularına yapışmış o yöneticileri devre dışı bırakmak kolay değil, örneğin Kazakistan ve Azerbaycan, liderleri halen Rusya güdümünde. Halk ne kadar Türkiye'ye yakınlık kurmak istese de yöneticiler buna yüz çeviriyorlar. Neyse bu direnç te yavaş yavaş kırılmaya başlamış ve genişlemiştir. Ardından diğer ülkelere doğru ilerlemeye başladığını gören dış ülkeler bu duruma dur demek istedi.

En başta Rusya buna dur demek istedi, çünkü git gide kendi başına kalmaya başladı, sebebi Türkiye ve Kardeşleri. Bu sebeple düşürdüğümüz uçak konusunda sonuna kadar haklı olmamıza rağmen bir türlü bunu kabul etmiyor ve aksine hep gerginliğin tırmanması için şiddetli açıklamalar yapıyor, iş adamlarımızı göz altına alıyor, ihracatımıza ambargo koyuyor ve bize sattığı gaza kısıt getirmeye çalışıyor. Hatta bizi kızdırmak için asla kabul etmeyeceğimizi bildiği halde Ayasofya'yı kiliseye çevirin affedelim sizi diyor.

Adeta bizle savaş çıkmasını istercesine. Çünkü bu onların son hamlesi, eğer bir gerginlik çıkarıp bize bir darbe vuramazlarsa yarın öbürgün çürüyen savaş teknolojilerini yenileyecek para kaynağı ve gelimiş silahlarına sürecek mermiyi alacak paraları kalamayacak.

Aşağıdaki grafikte son zamanlarda Türkiye'ye yönünü çevirmiş ülkeleri görüyorsunuz (bu kurgusaldır)
Türkiye'nin etkili olduğu ülkeler



Yalnız dikkat ediyorum, tüm bunlar olurken ne Nato diye adlandırdığımız grup nede yıllardır azılı düşmanı gibi görünen ABD'den sert bir Türkiye desteği mesajı gelmiyor. Hepsi sessizce bizim de Rusya gibi şiddeti onlara karşı artırmamızı bekliyorlar gibi duruyorlar.

Dedikya bir birlerini ısırmayan iki devlet Rusya - ABD. Bu gerginlikten şu sonucu çıkarmadan edemiyorum, 2023'te son bulacak Lozan antlaşmasında olduğu düşününlen yer altı zenginlikleri Lozan daki ülkelere aittir maddesi hükmü bitecek ve her tarafımız yeraltı zenginliğiyle kaynaması sebebiyle bunları çıkarmaya başlayınca karşımızda tutunacak bir ülke kalmayacağından mı edişe ediyor lar acaba?

Kıbrıs'ı yönetenler Türk olduklarını unutuyorlar mı?

Kategori:
-
Kuzey Kıbrıs Tarihi

Kuzey Kıbrıs halihazır da 286binlik nüfusa sahip ve sadece Türkiye'den 1 milyar 250 milyon TL bütçe yardımı alıyorlar. Bu aldıkları yardım Kıbrıs'ın genel harcamasının 4'te 1'ne denk geliyor. Bu kadarcık nüfusla neredeyse İstanbul kadar bütçe harcıyorlar. Ne yapıyor bu Kıbrıs halkı, ülkemizi sevmemekten başka, bunun ben söylemiyorum, oraya gidip vatani görevini yapan bütün Türk askeri söylüyor. Normal şekilde giden halka bu kadar sert değillermiş ama askerimize tavır alan birisi, ülkemize tavır almış sayılır, başka bir izahı yok. Bence orada nüfus değişikliği yapmamız lazım. O topraklar CHP kafalılara terkedilemez. Keyfimizden göndermiyor biz o paraları, vatan topraklarına sahip çıksınlar diye gönderiyoruz ama onlar görülüyor ki Türkiye'nin gönderdiği paralara sahip çıkmaktan ileri giden bir düşünceleri yok.

Tek dertleri Türkiye'den ayrılıp İngiltere güdümüne girmek. 1967'lere kadar da İngiliz mandasıyken oranın vatandaşı sayılıyorlar dı diye hala o günleri istiyorlar. Ama Türk olduklarını unutuyorlar, yoksa değiller mi?

Neden Rusya internet yatırımlarında Türkiye'yi 4'e katlıyor

Kategori:
-
[caption id="attachment_3547" align="alignnone" width="700"]Grafik webrazzi.com dan alıntıdır. Grafik webrazzi.com dan alıntıdır.[/caption]

Rusya internet pazarında Avrupa'yı bile geçip Amerika, Çin gibi devletlerle kapışmaya başladı. Keza Rus oyun firmalarıda aynı kapsamda dünyanın önemli ülkelerinden biri olmuş sayılır. Rusya bunu bizim gibi içine kapanmaya çalışan CHP'liler olmadığı için rahat yapıyor. CHP'liler diyorum çünkü yıllardır güddükleri siyaset Türk'ün Türk'den başka dostu yoktur, o yüzden onları bırakıp sadece kendi içizde yaşayalım dışarıdan dost aramayalım siyasetini en çok onlar yapıyor. Şimdi doğruya doğru, Rusya ise kendi içine kapanmak yerine çöküşünden sonra bile gene somürdüğü ülkeleri kontrol altında tutmaktan geri kalmadı. Biz ise Osmanlı yıkıldıktan sonra o kadar içimize kapandık ki bize sığınan Azeri İlim adamlarını gidip Ermenilere teslim edip gözlerimiz önünde katledilmesini sağladık.

Rusya'nın kendi nüfusü yaklaşık 140 milyondan fazla, daha önce sömürdükleri Türki devletleri ve ona gönül bağı olan doğu avrupa devletlerinde de Rusça konuşanların sayısı ile birlikte yaklaşık 300 milyon civarı bir nüfusa hitap ediyorlar. Dikkat ediyorum çıkardıkları hemen her projeye hemen Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Ukraynaca, Romence, Lehçe gibi dillerin desteklerini ekliyorlar, bu da gösteriyorki biz niye Suriye ile niye şura ile niye bura ile ilgileniyoruz diye hayıflanmak yerine, bu durumu daha nasıl artırırız çabasında olmamız gerekiyor.

Türk firmaları internet projelerinde neler yapması gerekli?


Öncelikle yaptığımız internet projelerine muhakkak Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan, Uygur devleti, İran, Irak, Suriye, Gürcistan devletlerini kapsayarak yapmamız lazım. Örneğin bir e-ticaret sitemiz var ise hemen bu dillerde birkaç eleman alıp o dillerde de hizmet vermemiz gerekli ve o bölgelerede satış yapmamız lazım. Bir sosyal sitemiz var ise hemen oranın dillerinide eklememiz gerekli. Aksi durumda kuruluşu yaklaşık 16 yıl olmasına rağmen bu kadar sürede en fazla yıllık 1 milyar lira ciroyu anca yakalayabilen Hepsiburada'dan daha ileri gidebilen firmamız olmaz.

Başbakana akılsızca yüklenmeler

Kategori:
-


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2002-2011. Bir insan 9 yılda ancak bu kadar fazla yaşlanabilir. Devlet yönetmek çocuk oyuncağı değil, ancak lider vasıfları olan birisi devlet yönetebilir.

Twitter öyle bir araç ki, insanlara normalde ısrarla sorsan o konu hakkında bahsetmekten çekinir ve gizlerler ama twitter sayesinde gereğinden fazla düşünce eklemeye başlanınca her tür düşüncesini döküyor dışarıya.

Misal bugün twitterda #hayaldigercekoldu etiketini inceliyordum, profil resimleri, profil isimleri ve sloganlarına bakıp birde birde yazdıkları mesajlara bakıyorum. O kadar çok zıt kişilerki. Misal fotosu, ya filistin bayrağı, ya islam bayrağı, ya başörtü direnişi gibi şeyler içeriyor yada Atatürk fotoğrafı vs. ama profil isimleri ile o kadar zıt mesajlar yayınlıyorlar ki afedersiniz adeta insanı salak yerine koymaya çalışıyorlar. @bedevi_hamsi isimli şahıs gibi binlercesine rastlayabilirsiniz. Ben 1993'te ilk kez İstanbul BB. başkanı olduğunda daha doğrusu olmaya aday olduğunda tanıdım R. Tayyip Erdoğan'ı.

O zamanlar 9 yaşındaydım. Komşumuz Faruk abi Merter ve Çağlayanda işler yapıyordu. Bizse Sultanbeyli'de oturuyorduk. Kendisinin yanında çıraklık etmek için arada bir tatillerde takılıyordum, o zamanların istanbul'unu görmemek için kör olmak gerekiyordu. Sürekli sis, sürekli pis hava, sürekli çöp yığınları, evlerde doğalgaz mı, delimisiniz, evlerde su ve kanalizasyon şebekesi bile yok. Yol ise ayrı bir dert. Otobüsler ilçelere günde bir iki kez uğrardı. Sabah ve akşam vs. gibi. İşte böyle bir tarihte başa geldi Tayyip Erdoğan ve ülke üstü bir profil çizmeye başladı.

Onun İstanbul'da yaptıklarını başa gelen Başbakanlar ülkede yapamıyordu o devirlerde. Şimdi ise ülkemizde yaptıklarını anlatmaya gerek bile yok. İşte bu a etiketini biraz incelediğinizde görünüşte aşırı bir sağcı gibi görünüpte yazdığı tüm mesajlarda ise tam tersi profil çizenler hınca hınç dolmuş ortalıkta.

Bir tanesine sordum, neden bu fikre kapıldın diye. Dediki petrol fiyatları 4,5 TL. Dedim ee başkaa. Başkada ses yok. Sadece diyorki avrupadan, amerikadan pahalıya alıyoruz benzini. Ya dedim, dünyaya petrolü biz satıyoruz, herkese beleşe veriyoruz kendimize bu paraya mı. Hiç bakıyormusun dünyada petrol alıcaksan kimden aldığına. Iraktan mı?, Arabistandan mı? Libayadan mı? hayır, bp, shell, total, exconn, texacodan vs. alınıyor bu petrol. E bu şirketleri bu ülkeleremi ait. Ya avrupa ya da amerika menşeli firmalar. Sömürge diye birşey duydun mu diye sordum.

Sonra twitterda takip ediyordu beni, takip etmeyi bıraktı ve sadece kendi kendine mesajlar atmaya başladı. Başörtüsü takıyorum diye akpye oy vermek zorundamıyım diye.

Bir başkası, ananı alda git diyen başbakan istemiyoruz, bir başkası askere kelle diyen başbakan istemiyoruz diye söylenip söylenip duruyor. şuanda 4'ü bulan bir bahane görmedim ama yüzbinlerce mesaj bu üç bahane ile dönüyor.

Ne diyeyim, madem sevmiyorsun adam gibi sevmiyorum diyeceksin. Ama her türlü profil olarak sanki onu tutuyormuşumda ama ananı alda git dediği için oy verirsem ihanet sayarım gibi afra tafralarla kimi kandırıyorsunuz siz.