-->
Browsing Category " Microsoft "

Microsoft Lumia 950XL ve 950 telefon incelemesi - Video

-
Microsoft Lumia 950XL ve 950 telefon incelemesi - Video

Nokia yaklaşık 2 yıl önce çıkardığı amiral gemisi olan Lumia 930 modelinden sonra bir daha başka bir amiral gemisi çıkarmadan firmasının telefon bölümünü Microsoft'a sattı. Telefon bölümü Nokia'dayken çok fazla süre geçmeden yeni bir amiral gemisi yada alternatifi çıkıyordu piyasaya. Ama Microsoft satın aldıktan sonra Nokia'yı tam 2 yıldır bir amiral gemisi telefon çıkmadı. Lumia 930 Android tabanlı tanınmış telefonlardan çok üstün özelliklerle çıkmıştı piyasaya, kablosuz şarj, Full HD ekran çözünürlüğü (1920x1080 pixel) vs. gibi.

2 yılın ardından Lumia severler Windows Phone 10'un da çok beğeni toplaması ile birlikte çok mükemmel bir Lumia amiral gemisi telefon bekliyordu. İşte sonunda bekledikleri Lumia 950, Lumia 950 Dual ve Lumia 950XL amiral gemisi telefon nihayet piyasaya çıktı. Önce telefonların teknik özelliklerini inceleyelim.

Lumia 950 ve Lumia 950 Dual teknik özellikleri




  • Ekran boyutu: 5.2'' AMOLED ekran ClearBlack teknolojisi ile geliyor, 564 ppi pixel yoğunluğuna sahip.

  • Koruyucu cam: Dış cam teknolojisi ise Corning® Gorilla® Glass 3 ile geliyor. Ben bunu anladım Gorilla Glass 4 olur diye düşünüyordum ama yine Lumia 930 da da aynısı vardı. Yani cam konusunda 2 yıl öncenin teknolojisini kullanmaya devam ediyor.

  • Arka Kamera: 20.0 MP Carl Zeiss Lens sahibi Prueview Kamera, 6 optik lens, 1/2,4 sensör açıklığıyla ve f/1.9 ile bir telefon için aşırı geniş açılı bir görüntü çekim imkanı ve kalitesine sahip olacaksınız. Video ve fotoğraf çekiminde 4K çekimine sahip.

  • Flash: 3'lü doğal led flash

  • Ön Kamera: 5 Mp ve gene 1/2,4 sensör açıklığla Özçekim yaparken aynı kareye 5-6 arkadaşı rahatça sığdırabilirsiniz. 1920x1080 Full HD video çekimi yapabiliyorsunuz.

  • Hafıza : 32 GB + MicroSD ile artırılabilir hafıza imkanı, 1 TB'ta kadar destekli

  • Ram: 3 GB

  • İnternet Teknolojisi: 4,5G LTE

  • İşlemci: Qualcomm Snapdragon 808 1800 Mhz 6 çekirdekli işlemci

  • Batarya : 3000 mAh boyutunda ve 3G açık halde 18 saat kullanılabiliyormuş. Hızlı şarj özelliği mevcut ayrıca kablosuz şarj özelliği var.

  • Sensörler: Ortam ışığı sensörü, ivme sensörü, yakınlık sensörü, ısı sensörü, yön sensörü, metal sensörü

  • Bağlantılar: Bluetooth 4.1, Wifi 802.11, USB-C şarj ve bağlantı girişi

  • Medya: FM Radyo

  • İşletim sistemi: Windows Phone 10.0

  • Kutu içeriği: USB-C şarj kablosu, şarj aleti ve bataryası. (içinden kulaklık çıkmıyor)

  • 950 Dual Sim: Çift hat desteklemekte

  • Tuş kilidi: İris teknolojisi ile tuş açma. Yani gözünüzü tarayarak telefonu açabiliyor.

  • Dış Tasarım: Plastik (930'da en azından etrafında metal çerçeve ve arkasında polikarbon dayanıklı bir plastik vardı, bunda görünüşe göre alelade bir plastik var.)



Microsoft Lumia 950XL ve Lumia 950XL Dual teknik özellikleri




  • Ekran boyutu: 5.7'' AMOLED ekran ClearBlack teknolojisi ile geliyor, 518 ppi pixel yoğunluğuna sahip. (Ppi değeri 950 modeline göre biraz daha düşük) Ekran çözünürlüğü 2 K (2560x1440 pixel)

  • Koruyucu cam: Dış cam teknolojisi ise bu kez üst veriyona çıkılarak Corning® Gorilla® Glass 4 ile geliyor.

  • Arka Kamera: 20.0 MP Carl Zeiss Lens sahibi Prueview Kamera, 6 optik lens, 1/2,4 sensör açıklığıyla ve f/1.9 ile bir telefon için aşırı geniş açılı bir görüntü çekim imkanı ve kalitesine sahip olacaksınız. Video ve fotoğraf çekiminde 4K çekimine sahip.

  • Flash: 3'lü doğal led flash

  • Ön Kamera: 5 Mp ve gene 1/2,4 sensör açıklığla Özçekim yaparken aynı kareye 5-6 arkadaşı rahatça sığdırabilirsiniz. 1920x1080 Full HD video çekimi yapabiliyorsunuz.

  • Hafıza : 32 GB + MicroSD ile artırılabilir hafıza imkanı, 1 TB'ta kadar destekli

  • Ram: 3 GB

  • İnternet Teknolojisi: 4,5G LTE

  • İşlemci: Qualcomm Snapdragon 810 2000 Mhz 8 çekirdekli işlemci (Aslında Microsoft'un Ocak ayını bekleyip Snapdragon 820 işlemcisini kullanacağı söyleniyordu, ama sabredemedi)

  • Batarya : 3340 mAh boyutunda ve 3G açık halde 19 saat kullanılabiliyormuş. Hızlı şarj özelliği mevcut ayrıca kablosuz şarj özelliği var.

  • Sensörler: Ortam ışığı sensörü, ivme sensörü, yakınlık sensörü, ısı sensörü, yön sensörü, metal sensörü

  • Bağlantılar: Bluetooth 4.1, Wifi 802.11, USB-C şarj ve bağlantı girişi

  • Medya: FM Radyo

  • İşletim sistemi: Windows Phone 10.0

  • Kutu içeriği: USB-C şarj kablosu, şarj aleti ve bataryası. (içinden kulaklık çıkmıyor)

  • 950 Dual Sim: Çift hat desteklemekte

  • Tuş kilidi: İris teknolojisi ile tuş açma. Yani gözünüzü tarayarak telefonu açabiliyor.

  • Dış Tasarım: Plastik (930'da en azından etrafında metal çerçeve ve arkasında polikarbon dayanıklı bir plastik vardı, bunda görünüşe göre alelade bir plastik var.)



Microsoft Lumia 950XL kutu açılımı ve inceleme videosu



https://www.youtube.com/watch?v=447koJnAakk

Görüldüğü üzere üzerine açıkçası çok aşırı bir yenilik koymamış, yani işlemci artmış (onuda geliştiren Qualcomm olduğunu düşünürsek), ram artmış (1 gb ilave), 2 farklı boyutta cihaz gelmiş, artırılabilir hafıza eklenmiş, bir de yeni nesil usb-c şarj teknolojisine geçilmiş, tek + yanı olarak ön kameraya iris teknolojisi koymuşlar, bu da gözünüzü tarayarak ekranı açıyor. Onun dışında bir gram + eklenmemiş şu telefona, aksine o güzel tasarımını da berbat hale getirip geri götürmüşler telefonu.

En çok moralimi bozan yanı tasarımını çok aşırı ucuza getirmiş olmaları. Aşağıdaki fotoğraflara bakacak olursanız tuş kilidi bile 1 milyoncudan alınmış maket telefonları andırıyor. Fotoğrafları büyütüp bakarsanız daha net görebilirsiniz.

Microsoft lumia 950XL vs Nokia Lumia 1520 Camera Microsoft lumia 950XL vs Nokia Lumia 1520 Camera 2 Microsoft lumia 950XL and Lumia 950 button quality

Birde Nokia Luma 930'un tasarımına göz atın, aralarında dağlar kadar fark var.

Nokia-Lumia-930-Powerful

Nokia-Lumia-930-Nokia-MixRadio

Microsoft Windows 30 yaşında

Kategori:
-
windows-30-yasinda-windows-1-windows-10

İnsanlar yıllardır diyorlar ki Microsoft'un Windows işletim sistemi Apple'ın MacOS işletim sisteminin çakmasıdır. MacOS işletim sistemini bilenler bir nevi haklılar da, çünkü tasarımlarına baktığında ikiside bir birine çok benziyor. Ama insanların aklına şu soru hiç geliyor mu acaba? İkisini de yazan Bill Gates olabilir mi diye?

Microsoft MS-DOS işletim sistemini yıllardır IBM için geliştirdi ve bir yazılım firması olarak devam etti. Bu sıralar Apple CEO'su Steve Jobs firmasın da çalışanlarına bir köle muamelesi yaparak, adeta elinde bir kırbaçla çalışanlarını her gün aşağılayarak çoklu pencereli bir işletim sistemi yazdırmaya çalışmaktaydı. Sürekli birşeyler deniyorlar ama bir türlü başaramıyorlardı. Microsoft kurucusu Bill Gates'den yardım istemiş, o da onlar için bu işi yapmayı kabul etmiş. Fakat Bill Gates işi biraz daha farklı düşünerek aynı anda kendisi içinde daha gelişmiş bir işletim sistemi yazmayı düşünmüş. Kendisine bir Japon firması ortak ederek bu geliştirme işini Japon'ya da yapmış, bu durumdan haliyle Steve Jobs haberdar olmamış. İşleri ağırdan alan Bill Gates iki işletim sistemini de aynı zamana denk getirip aynı zamanlarda lansmanın yapılmasını sağlamış. Böylece Apple'a dolayısıyla Steve Jobs'a büyük bir kazık atarak tüm masrafların Apple tarafından karşılanmasına rağmen tüm dünya da konuşulan kendi işletim sistemi değil, Bill Gates'in işletim sistemi Windows konuşulmuş. Bir müddet sonra Steve Jobs'a daha fazla dayanamayan şirket yöneticileri adamı kendi firmasından kovdular.

Yani insanlar kısmen yine haklılar, Bill Gates Apple'ın yıllardır geliştirdiği ve bir türlü hayata geçiremediği fikri almış ve kendisi daha da geliştirip ortaya yıllardır tüm dünya pazarının değişmez lideri Windows işletim sistemini çıkartmış. Ama unutulmaması gereken bir ata sözü var, "Eden bulur" diye. Yıllar önce bilgisayarlarda mause yok, onun yerine Joystick kullanılıyor mause diye. Exper firması ilk mause'u geliştiren firma, Apple bu firmayla ürünü kullanma adı altında bazı görüşmeler yaparken prototipi kopyalayıp sonra kendi bilgisayarları olan Mac'lere uyarlayıp dünyaya bu cihazı kendilerinmiş gibi duyurmuşlar, eee sen öyle yaparsan başkası da sana böyle yapar be gülüm.

Dur bakalım Microsoft'un bu yaptığı karşısında başkaları ona ne yapacak?

Windows 1.01

Windows1

Windows 10

windows10

Microsoft Windows 10 ile bir ajanlık peşinde mi?

Kategori:
-
[caption id="attachment_3754" align="alignnone" width="700"]Windows 10 Technical Preview_Startmenü Windows 10 Yeni Başlat Menüsü[/caption]

Sünger Bob'un sinema filminde Plankton sonunda Yengeç Burger'in tarifini eline geçirir ve kendi burger dükkanında kova şapka hediye ederek satar, herkes bu yeni hediye için kapış kapış yeni burgeri alır. Plankton günü gelince bir düğmeye basar ve tüm kova şapka kullananlar artık Planktonun kölesi haline gelir.

Yani Microsoft'un Windows 10 ile yaptığı kolaylıklar ve ücretsiz yükseltme imkanları artık beni korkutuyor.

En iyi ücretsiz bulut depolama siteleri

Kategori:
-
Biliyorsunuz internet ortamında dosya barındırmak hem masraflı hem zahmetli bir iş. Yanımızda taşımak istemediğimiz ama her an ulaşmamız gereken dosyalarımızı sanal bir ortamda bulundurmak bir yerlere alo demek için gerekli olan telefonumuzun olması kadar mecburi hale geldi. Cebimizde harici disk ya da flash diskler taşımak istemiyorsak müziklerimizi, resimlerimizi, vidyolarımızı yada herhangi türden dosyalarımızı sanal bir ortama yüklememiz gerekli. Birkaç sene öncesine kadar bilgisayarı yada telefonu olupta interneti olmayan kişi sayısı fazlaydı ama artık öyle bir kural kalmadı. Bizde internet yoksa, arkadaşımıza bağlanıp kullanıyoruz, on da yoksa komşudan, onlar da yoksa bi çay içmek için gittiğimiz cafeden, onlarda da yoksa artık hemen hemen her ilçe merkezinde ücretsiz sunulan Türktelekom hizmet noktalarından da olsa birşekilde internet bağlanıyoruz. Yani heryerden ulaşabildiğimiz internetimiz var ise, tüm lazım olan dosyalarımızı buralarda tutup istediğimiz her an kullanmak bizi birçok dertten kurtarıcak.

en-iyi-ucretsiz-bulut-depolama-siteleri

Dosyalarımızı internet ortamında nasıl barındırırız?


Bu 5 yol ile mümküm;

  1. Kendimize ait olacak bir hosting yada server kiralayıp, dosyalarımızı buraya yükleyip her ay tıkır tıkır para ödeyeceğiz.

  2. Rapidshare, zippiyshare, turbobit, lebittit, sendfile, depositfile vs. dosya depolama sitelerine yükleyip ya paralı hesap satın alıp yine her ay ödeme yapıp dosyalarımızı buralarda tutacağız veya ücretsiz barınma hizmetinden faydalanıp 30 gün içinde yeni bir indirme yapmadığımız dosyalarımızın silinmesine göz yumacağız.

  3. Mail başına dosya ekleme boyutu düşük olsada mail hizmetlerimizde de dosyalarımızı tutup gerektiğinde buradan indirerek dosyalarımızı barındırabiliriz.

  4. Bulut hizmetlerinden faydalanarak dosyalarımızı hem süresiz depolayıp hemde office, pdf, jpg, png, gif belgelerimizin içeriklerini görerek dosyalarımızı buralarda depolayıp, bu hizmeti veren sitelerin akıllı telefon ve bilgisayar uygulama kolaylıklarıyla dosyalarımıza çok kolay ulaşma imkanlarından faydalanacağız.

  5. Son olarak dosyamızın olduğu bilgisayarın başında birini bırakıyoruz, oda sabah akşam uyumayıp bizi orada bekliyor, skype vs. gibi uygulamalarla ne zaman dosya lazım olursa bize dosyalarımızı gönderiyor ;)


Bulut servislerinin avantajları nelerdir?


Tabi biz en mantılısı olan bulut sitelerini tercih edeceğiz. Bulut sitelerinin diğer hizmet türlerine göre avantajları oldukça büyük.

  • Uygulama avantajı: popüler bulut siteleri Android, IOS, WindowsPhone gibi telefon uygulamalarının yanı sıra bilgisayarlar için Windows, Mac OS hatta bazıları işi daha da abartarak Linux uygulamaları sunmakta ve bu uygulamalar ile dosyalarımızı cihazlarımızdan bulut servisine senkronize ederek anında yükleyebilmekteyiz. Mesela biz cep telefonumuzla en güzel kareleri yakalayıp fotoğraflarken bulut uygulamamızda aynı anda bu fotoğrafları bulut servisine yükleyerek hem olası kaybı önlüyor hemde arkadaşlarımızla paylaşmamız için iş yükünü bir tıklamaya kadar indiriyor.

  • Dosya içerini görüntüleme: Bulut servisleri diğer depolama servislerinin aksine Word, Excel, Powerpoint, PDF, Tif, Jpeg, Png, Gif benzeri popüler dosya formatlarını görüntülemeyi desteklediği için aradığımız dosyayı indirmeden önizleme görüntülerine bakarak bulmamızı sağlıyor.

  • Online dosya düzenleme: Dosyalarımızı görüntülemenin yanına Word, Excel, Powerpoint gibi ofis dosyalarını indirmeden ve en önemlisi bunları kullanmak için gerekli olan programları kurmamıza gerek kalmadan online ortamda düzenleyebiliyoruz hatta sıfırdan bu tür dosyalar oluşturup içerik girebiliyoruz.

  • Başka hesaplara aktarma: Var olan dosyamızı bir başka kişiye gönderdiğimizde o kişi bu dosyayı bilgisayarına indirip tekrardan kendi bulut hesabına yüklemek zorunda kalmadan tek tıkla kendi hesabına aktarabilmekte.

  • Tüm dünyadan ulaşabilme: Tabi doğal olarak dünyanın her noktasında hesabımıza girip dosyalarımıza kolayca erişebilme imkanı bulut hizmetlerinin en önemli avantajıdır.


En iyi ücretsiz bulut depolama siteleri


Kısaca bulut servislerinin ne anlama geldiğini biraz karman çorman olsa da anlatmaya çalıştık. Şimdi sizlere şuana kadar kullandığım bulut servislerinden en memnun kaldıklarımı memnuniyet sırasına göre anlatıcam.

1 - Yandex.Disk


Yandex.Disk'in en beğendiğim özelliği çok basit arayüze sahip siteleri ve her şuan da linux hariç her cep ve pc platformun da en iyi performansla çalışan uygulamaları. En ağır bilgisayarlarda bile çok hafif çalışan web ara yüzleri ise ayrı bir güzel. Telefonunuzda çektiğiniz fotoğraflarınızı da otomatik senkronize ederek Yandex.Disk hesabına siz yorulmadan yükleyebilmekte. Yandex.Disk ilk üyelikte size 10 GB ücretsiz alan vermekte ve davet ettiğiniz arkadaşlarınızdan üye olan kişi başına 500 MB kalıcı ek alan vermekte. Ayrıca bazen ilginç süprizlerde yapmaktalar. Mesela geçtiğimiz yıllar da servislerinde bir hata olmuştu, bu hatadan etkilenen tüm kullanıcılarına 250 GB süresiz Disk alanı vermişti. Yandex kullanıcılar ciddi iletişim kurup bir bulut servisinde tam olarak ne istediklerini inceliyor ve hizmetlerini tam bu istekler doğrultusunda geliştiriyor. Gördüğüm üzere en fazla fonksiyor sayacağım diğer bulut servisleri arasında Yandex.Disk'te mevcut. Yandex.Disk'in Türkçe dil desteğine sahip olduğunu söylememize gerek yok zaten. Yandex.Disk'e tek seferde en fazla 2GB büyüklüğe sahip dosya yüklenebilmekte. Ayrıca Yandex.Mail kullanıcıları maillerine 25 MB'den büyük dosya ekleme çalıştığında otomatik olarak dosya Yandex.Disk'e yüklenip bu yüklemeden sonra dosyanın indirme bağlantısı otomatik olarak mail içerisine eklenmekte.

Dosyaları sürükle bırak ile yükleyebilmekteyiz, ayrıca kendi içerisinde de dosyaları başka yerlere taşımak için sürükle bırak ile kolayca taşıyabilmekteyiz. Resimlerinizi bir Photoshop programında düzenliyormuşçasına online ortamda düzenlenmesine imkan vermekte. Örneğin; çektiğimiz fotoğrafta kırmızı çıkan gözlerimizin rengini normale bile çevirebilmekteyiz.

Yandex.Disk'te paylaştığımız dosyaların indirilmesi sınırsız durumda. Ayrıca başkasının paylaştığı dosyayı tek tıkla kendi Yandex.Disk hesabıma kopyalayabilmekteyiz. Benim en çok kullandığım bulut servisi Yandex.Disk'tir.

2 - Google Drive


Google Drive'ın uygulamaları Mac OS, Windows, Android, IOS (iPhone, iPad) için mevcut ve gerçekten basit ve performanslı arayüze sahipler. Fakat bir eksiği var, telefon alanında kendisine rakip olmasını istemediğinden olsa gerek Windows Phone uygulaması maalesef yok, yakında Lumia telefon almayı planlayan ben için büyük bir eksiklik.

Google Drive'da aynı Yandex.Disk gibi resimleri, ofis (word, excel, powerpoint) dosyaları, PDF dosyaları indirmeden görüntüleyebilirsiniz. En beğendiğim yönü ise Ofis (Word, Excel, Powerpoint) dosyalarını bu işin asıl üreticisi Microsoft'un hizmetinde daha iyi şekilde düzenlenmesine imkan vermesi.

Google Drive sizlere 15 GB bulut depolama alanı vermekte ve dosya indirmelerin de herhangi bir kota koymamakta. Yalnız Google 15 GB kota alanında ufak bir uyanıklık yapmış, Gmail ve Google Fotoğraflar'a yüklenmiş tüm dosyaların boyutunuda Google Drive'dan düşürmekte. Yani daha basit söylemek gerekirse Gmail, Drive ve Fotoğraf hizmetleri için 15 GB lik bir ortak veri havuzu oluşturmuş. Diğer bulut servislerinde böyle bir ortak havuz olmamasından dolayı Google.Drive'ın en önemli 2. eksiği bu. Onun dışında gözle görülür bir eksiği olmaması sebebiyle onu tercih edilebilir bulut servisleri arasında 2. sıraya yerleştiriyor.

3 - Dropbox


Cep telefonu odaklı Dropbox bulut servisleri arasında ilk piyasaya çıkan hizmetlerden birisi, daha doğrusu iPhone'lar için geliştirilmiş bir dosya paylaşım uygulaması. iPhone'ların iPhone dışında başka telefonlara bluetooth ile dosya göndermesi mümkün olmamasından ve bilgisayara dosya aktarabilmek için iTunes uygulamasının yüklü olması gerekmesinden dolayı ortaya çıkmış bir uygulamadır. Bu zorlu dosya gönderim transferini kolayca yapabilmek için piyasaya çıkmış ve son derece basit arayüzü sayesinde kullananların en çok tercih ettiği uygulama olmuş.

Dropbox gene diğer bulut servisleri gibi resimlere, ofis dosyalarına indirmeden bakma imkanı veriyor ayrıca ofis dosyalarını Microsfot Office365 ile entegre çalışarak indirmeden düzenleme imkanı sunuyor. Dropbox uygulama bazından mobile ağırlık vermiş durumda, Android, iPhone, iPad, Blackberry, ve Amazon Kindle için uygulamaları var fakat nedense yıllardan beri insanların yakınmasına rağmen Windows Phone uygulaması çıkartmış değil, belki Windows Phone 10 piyasaya çıkınca inandından vazgeçip uygulamasını geliştirir. Ama PC için Mac OS ile birlikte Windows uygulamalarını geliştirmiş durumda.

Dropbox'un sizleri mutsuz edebilecek tek yanı sanırım kotası, sizlere ücretsiz 2 GB kota vermekte ve sınırsız indirme imkanı sunmakta. Fakat 2 GB'nin bir çözümü mevcut. Telefon uygulamasını kuranlara 500 MB ve bir arkadaşını davet edip onunda dropbox hesabı açmasını sağlayalara 500 MB ek alan vermekte. Her davet ettiğiniz arkadaşınız için bu ek 500 MB ilave olmaya devam etmektedir. Ha birde hala web sitesinde Türkçe dil desteğinin olmaması ayrı bir üzücü yanı, ama uygulamalarında Türkçe dil desteği mevcut.

4 - Mail.ru Cloud


Mail.ru'nun Cloud hizmeti alanında en çarpıcı kotaya sahip bulut hizmetidir. 100 GB ücretsiz bulut alanı sunmasının yanı sıra sınırsız indirme kapasitesi mevcut. 2 GB'ye kadar dosya yükleme imkanı sunuyor ve sınırsız dosya indirme imkanı var. En beğendiğim yanlarından birisi ise yüklü müzik ve videoları indirmeden oynatabilmesi, ayrıca videoları oynatırken kalitesinide seçebiliyorsunuz, böylece gerektiğinde daha düşük kalite ile daha rahat oynatılmasını sağlıyorsunuz. Resimleri ve ofis dosyalarını online olarak indirmeden görüntüleyebiliyor ve düzenleyebiliyorsunuz. Resim düzenleme özelliği Yandex.Disk ile aynı formatta.

Mail.ru Cloud'un uygulama zenginliği ise enfes durumda, PC'ler için Windows, Mac OS ve Linux uygulamaları, cep telefonları için ise Android, iOS ve Windows Phone uygulamaları mevcut. Uygulamalarında en beğendiğim yanı ise senkronize olacak klasörleri seçebiliyorsunuz. Yani bilgisayarınızda A, C, O vs. isimli bir yada birkaç klasörü gene Mail.ru Cloud hesabınızda ayrı aynı klasörler oluşturup karşılıklı entegre edebiliyorsunuz, böylece tüm klasörleriniz değil sadece belirlediğiniz klasörler anında karşılıklı yeni dosyaları yükleyebiliyorlar.

Mail.ru'nun en büyük eksikliği ise Türkçe dil desteğinin Web sitesinde ve uygulamalarında olmaması. Asya Türk ülkeleri için Özbekçe, Kazakça falan var ama onlarında çevirileri Rusça'dan farksız. Daha vahimi ise İngilizce dil desteği web arayüzünde yok, sadece uygulamalarında mevcut. Bu durum Mail.ru Cloud gibi mükemmel bulut servisinin maalesef en iyi servisler sıralamasında ilk 3'ün dışına itiyor. Umarım dil desteklerini kısa sürede çıkartır.

5 - OneDrive


Microsoft'un bulut hizmeti olan OneDrive piyasaya ilk olarak Windows Live'a entegre bir hizmet olan SkyDrive adı ile çıkmıştı. İlk çıktığında 25 GB ücretsiz kota vermekteydi. Çıktığında en önemli özelliği bünyesine yüklediğiniz video ve mp3'leri indirmeden online olarak izlemenize, dinlemenize imkan veriyor olmasıydı. Bir playlist bile oluşturup sırasıyla oynatılmasını sağlayabiliyordunuz. Sanırım telif haklarından dolayı başı belaya girdi yada getirdiği ağır yük nedeniyle bu hizmeti daha sonra kaldırdı. Windows 7'nin güncellemeleri ile Windows 8'inde direk yüklü gelmesi ile içine entegre olmuş olmasından dolayı insanlar çok fazla tercih etmiş olacak ki zamanla en çok kullanılan bulut hizmetleri arasına girdi. 2 yıl önce yeni yapılanmaya giderek adını SkyDrive'dan OneDrive'a çevirdi. Bünyesinde yüklü resimlere indirmeden bakabilmekte, office dosyalarına indirmeden indirmeden bakılabilmekte aynı zamanda online düzenleme yapılabilmekte. Fakat PDF dosyalarını görüntüleyememekte.

Adını OneDrive olarak değiştirmekle birlikte ücretsiz kotasını 15 GB olarak belirleyen Microsoft'ta işler bulut yönünde iyi gidiyor olacak ki ilerleyen zamanda bu ücretsiz 15 GB kotayı, 5 GB'ye düşürme olasılığı bulunmakta. Yalnız indirme de her hangi bir kotası bulunmamakta çok şükür.

Her ne kadar git gide kısıtlı hale gelse de kullandığım mail hizmetinden dolayı OneDrive'ı oldukça sık kullanmaktayım.

OneDrive'ın Windows Phone ve Windows uygulamalarının yanı sıra Mac OS, iOS ve Xbox uygulamaları mevcut. Uygulama performansı açısından Yandex.Disk ve Google Drive'a yakın kalitede sayılır.

6 - Box.net


Box.net benim ilk kullanmaya başladığı bulut servis hizmetidir. Ayrıca geçmişi taa 2005'lere kadar uzanan bulut hizmetine başlayan ilk firmalardandır. İlk çıktığında 1 GB ücretsiz depolama hizmeti veren Box.net bu kotayı 2010 yılına kadar hiç değiştirmemiş. Akıllı telefonların fazla yaygın olması ile çoğalan bulut servislerine ayak uydurabilmek için kotasını adım adım artırmış durumda. Şuan da 10 GB ücretsiz bulut alanı ve 10 GB aylık bant genişliği sunmakta. 1 GB'ye kadar büyüklükte dosya yüklenmesine imkan vermekte. Box.net'in en önemli eksiği ise aylık verdiği 10 GB indirme kotasıdır. Onun dışında eksi tarafı pek yok sayılır.

Box.net Jpeg, PDF, TXT, Wordpad ve Ofis (Word, Excel, Powerpoint vs.) dosyaları indirmeden online olarak incelemenizi sağlamakta ve Ofis dosyalarını Microsoft Office365 ile online düzenlemenize imkan vermekte. En beğendiğim diğer özelliği ise paylaştığınız dosyalarınıza başkalarının yorum yaparak dosya hakkında bilgiler paylaşmasını sağlamasıdır, aynı Facebook da bir fotoğrafa yorum yapar gibi.

En fazla uygulama desteğine sahip site Box.net olarak ön plana çıkıyor şu anda. PC için Windows, Mac uygulamaları, telefonlar için Android, iOS, Windows Phone, Blackberry için uygulamaları mevcut. Uygulamaları oldukça performanslı, hafif ve kullanışlı.

7 - Mega.nz


Meşhur Megaupload sitesi ile yaptığı düzenbazlıkların ardından akıllanan site sahibi Yeni Zellanda'ya sığınarak burada Mega isimli bir bulut servisi hizmete sundu. İlk hizmete girdiğinde onlarca dili destekleyerek ve 50 GB gibi dev kapasite de dosya alanı vererek dikkatleri üzerine çekti. Ama aylık indirme kotasını 10 GB gibi çok düşük oranda tutması ile sadece dosyalarınızın kaybolmadan ulaşılabilir bir alanda olmasını sağlayacak bir hizmet şeklinde kullanılabilmekte.

8 - GE.TT


Ge.tt, kısa link servisleri gibi minik, şirin bir bulut hizmeti. 2 GB dosya alanı sunmakta ve sınırsız dosya indirilmesine imkan vermekte. 2 GB'ye kadar büyüklükte dosyaları yükleyebiliyorsunuz. Ben bu siteyi genelde ileride kullanma ihtimalim fazla olmanyan dosyalarımı yüklemek için kullanıyorum yada birisine tek seferlik bir dosya göndermem gerekiyorsa buradan gönderiyorum. Servisi hem hızlı hemde basit, sadece yükleme yapılıyor ve indirilme yapılıyor. Resim, Ofis vs. dosyalarına indirmeden bakamıyorsunuz. Uygulama olarak henüz telefon uygulamaları yok ama Windows, Mac OS ve Linux için uygulamaları mevcut. Türkçe dil desteği de henüz mevcut değil.

Sizlere şu ana kadar kullanıp en çok memnun kaldığım ücretsiz bulut hizmetlerini tanıtmaya çalıştım. İleride yine beğendiğim başka sitelerde olursa onlarıda buraya incelemeleriyle birlikte ekleyeceğim. Ayrıca sizlerinde tavsiye ettiği siteler var ise buradan belirtebilirsiniz.

Görsel fikir: https://dribbble.com/shots/1807335-Dropbox-OneDrive-Github-Oh-my

Microsoft OneDrive kotaları düşüyor, fiyatlara zam geliyor

Kategori:
-
Microsoft OneDrive

SilikonVadisi.tv'nin haberine göre; "Microsoft, Office 365 üyeliği bulunanlara sınırsız OneDrive alanı sunmaktaydı. Bu kararından vazgeçen firma, sınırsız alanı 1 TB ile sınırlayacağını açıkladı. 1 TB’den fazla verisi bulunanlara 9 ay daha erişim hakkı tanıyacak olan firma, bu süre zarfı sonunda yükseltme yapmayıp ek alan satın almayan kişilerin verilerini silecek.

Yukarıda bahsettiğimiz sınırsız alanın dışında 100 GB ve 200 GB seçeneklerini de rafa kaldıran Microsoft, bundan böyle aylık 1.99 dolar karşılığında 50 GB alan seçeneği sunacak. Yani daha fazla depolama alanı istiyorsak para vermemiz gerekecek. Ayrıca hediye edilen 15 GB’lık fotoğraf ve video alanı kampanyasını da sonlandıracağını belirten firma, ücretsiz olarak her kullanıcıya tahsis edilen 15 GB alanın 5 GB’ye indirileceğini de açıklamalarına ekledi."

Microsoft bulut dünyasına, DropBox, Box.net, Google Drive gibi alanındaki devlerden sonra SkyDrive adı ile girmişti. Başarılı olabilmek için rakiplerinden daha fazla alan sunmaktan geri kalmadı, rakiplerinin dosya depolama hizmetlerini yakalayıp geçebilmek için depolama birimine yüklü ses ve görüntü dosyalarını indirmeden oynatma gibi farklı bir imkanda sunmasına rağmen başarıyı yakalayamamıştı. Daha sonra hizmet politikasını değiştirip sistemi tüm hizmetlerine entegre bir servis haline çevirdi (Office365, Outlook, Windows vs.). Ayrıca adınıda yeni bir başlangıç için OneDrive'a çevirdi. Bu haber ile anlaşılıyor ki Microsoft sonunda OneDrive ile aradığı başarıyı yakalamış ve arpası fazla gelmiş olacak ki tüm hizmeti paralıya çevirip milleti süzmeyi göze almış.

Hadi paralı hizmetlerine zam yapıp, kotalarına düzenleme getirmesine birşey diyemem ama ücretsiz kısmında kotayı 15 GB'den 10 GB'lik ciddi bir kesinti ile 5 GB'ye indirmesi çok şaşırtıcı bir durum. Microsoft unutmamalı ki bir zamanlar Eposta pazarının açık ara lideri olduğu halde verdiği 2 MB'lik mail alanını yıllarca artırmamış ve kendisine 1 GB'lik mail kotası ile Google'un Gmail hizmetine mağlup olarak ciddi yara almıştı.

Bu OneDrive hamlesinde de aynı şekilde kayba uğrayabilir. Bence sizlerde hiçbir hizmete bağlı kalmayıp, diğer önemli bulut depolama hizmeti sunan siteleride kullanmayı deneyiniz.

OneDrive dışında kullanabileceğiniz bulut depolama servisleri:




  • Google Drive (15 GB kota, sınırsız trafik veriyor)

  • Yandex.Disk (10 GB + 5 GB arkadaş davetiyesi ile 15 GB kota, sınırsız trafik veriyor)

  • Dropbox (2 Gb kota, sınırsız trafik veriyor)

  • Box.com (10 GB kota, 10 GB trafik veriyor)

  • Mail.ru Cloud (100 GB kota, sınırsız trafik veriyor)

  • Mega.nz (50 GB kota, ve 10 Gb veriyor )

  • Ge.tt (2 Gb kota, 25 MB maksimum dosya boyutu, sınırsız trafik)



Bence sizlerde sadece OneDrive'a bağlı kalmayıp yukarıda belirttiğim hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Ben ise bunlar arasından en çok tercih ettiğim Yandex.Disk'tir.

Görsel kaynak: https://dribbble.com/shots/1647521-Onedrive-Icon-Re-design

Skype'ye cep telefonların da neden kolay üye olamıyoruz?

-
Skype'ye cep telefonların da neden kolay üye olamıyoruz?

Cep telefonlarının popüler iletişim uygulamalarından Whatsapp şimdilik sadece yazılı ve sesli mesaj atma, dosya paylaşma gibi basit işler yapıyor. Viber ise eskiden olan videolu görüşme özelliğini durdurarak şimdilik sadece yazışma, sesli görüşme ve sesli mesaj gönderme imkanı veriyor. Bu uygulamaların dışında Skype ise hem yazışma imkanı sunmasının yanı sıra, sesli ve görüntülü görüşme özelliği ve aynı zaman da sesli ve görüntülü mesaj gönderme özelliği ile rakiplerinden kat kat öne geçiyor. Geçiyor geçmesine ama çok önemli bir eksiği var. Rakipleri olan Whatsapp ve Viber sadece saniyeler için cep telefonu numarası üzerinden hesap açma imkanı sunuyor ama Skype'nin bu konuda durumu kritik sayılır. Çünkü sadece manuel kaydolarak hesap oluşturuyorsunuz ve sadece arkadaşlarınızdan Skype adresini bilipte listenize eklediğiniz takdirde karşı tarafta onaylarsa görüşme yapabiliyorsunuz. Bu eski kafalılığı sayesinde kullanım oranı acayip düştü. Millet gidipte uzun üyelik aşamalarıyla aktivasyonla uğraşmıyor, kuruyor Whatsapp'ı otomatikman hesap açılıyor ve cep telefonu listende olan Whatsapp kullanıcılarını otomatikman sana ekliyor.

İşte skype'nin yapması gereken bu, telefona kurulur kurulmaz eğer hali hazırda bir Skype hesabınız yoksa otomatik bir hesap oluşturmalı ve normalde hesabında ekli kullanıcıların yanına cep telefonu rehberindeki kişileride otomatik listeye ekleme, bak o zaman skype kulanımına. İncelediğim kadarıyla viber, line, wechat, whatsapp arasında en iyisi Skype, ama eski kafalı. Ben Skype hesabımı 2005-2006larda açtım, ama şu an listeme baksam 6-7 tane anca Skype kullanan var, Whatsapp'da bu durum 50'ye varmak üzere. Haliyle bu Skype yüzünden at varken eşeklere talim ediyoruz.

Skype'nin diğer bir avantajı ise Linux dahil piyasa daki tüm popüler masaüstü ve cep telefonu işletim sistemleri için uygulaması olması. Bir diğer avantajı ise eski Live Messenger kullanıcıları ile Xbox hesabı olanların da kendi hesaplarıyla oturum açmasına imkan vermesi. Eğer yeni nesil kullanıcıları cep telefonu numaraları üzerinden otomatik kaydedip telefon rehberindeki Skype kullanıcılarınıda otomatik kontak listesine eklerse Microsoft Live Messenger'in 2006'lar daki şaşalı günlerine kolayca geri dönebilir.

Outlook özel mail hesaplarını kapatıyor

Kategori:
-
[caption id="attachment_3338" align="alignnone" width="635"]Outlook.com etki alanların da özel değişiklikler. Outlook.com etki alanların da özel değişiklikler[/caption]

Gmail'in meşhur APP hizmeti olan kendi domainizle Gmail'i kullanma imkanına benzer Hotmail'inde domain.live.com hizmeti vardı. Kendi domainizi domain.live.com adresinden ekleyip 500 adet kendi domain adınızla ücretsiz mail hesabı açıp outlook.com üzerinden kullanabiliyoruz. Geçtiğimiz Nisan ayının 10'undan bu yana yeni kayıtları durduran Outlook önümüzdeki 31 Temmuz 2014 itibariyle daha önceden kayıt olunan domainlerde yeni mail hesapları açmayı da dururacağını bu gece gönderdikleri maille bildirdiler.

Yani 31 Temmuz'dan sonra 500 tane ücretsiz mail hesabı açma imkanından artık yararlanamayacaksınız. Ama daha önceden bu 500 hesaptan kaç tane hesap açtıysanız onları kullanmaya devam edeceksiniz. Tabi ileride onlarıda kapatıcaz demezlerse.

Örneğin sizin domain adınız falancafirma.com ve bu domaini outlook'a kaydetmiş ve info@falancafirma.com isimli bir mail hesabı açmıştınız, işte 31 Temmuz'dan sonra bu info@falancafirma.com mail hesabınız outlook üzerinden çalışmaya devam edecek ama yeni bir mail hesabı açamayacaksınız, örneğin falanca@falancafirma.com yada baskabirisim@falancafirma.com gibi.

Yeni mail hesabı açmak isteyenler ise Microsoft'un Office 365 isimli hizmetine yıllık bir ücret ödeyip kendi domainlerininden hesap açıp kullanmaya devam edebilirler. Yani kısaca yıllık yaklaşık 60 TL için Microsoft adını karalamaya niyetli. Bir zamanlar ücretsiz mail hesabı dağıtmak için paralar saçan firmalar artık ne oldu da önce Gmail, şimdi de Hotmail paralı hizmetlere geri dönmeye başladılar anlayamadım.

Gmail'de bu ücretsiz kendi domainden kaydolma hizmetini 1-1,5 sene kadar önce kaldırdı yalnız orada bir fark var, onlar daha önceden kaydolanların imkanlarına dokunmadılar, örneğin 500 ücretsiz hesap açıldığı dönemde halen 500 hesap imkanını kullanıyorum, ya da bir süre sonra 50 hesaba düşürmüştü gene 50 hesap devam ediyor. Orada 500 haktan istediğiniz kadar hesabı silip yeni hesaplar açabiliyorsunuz.

İşte Microsoft'un bunu yapması ciddi bir hakaret sayılır. En azından daha önceden kaydolanlara bu imkanı ücretsiz vermeye devam etmesi gerekir.

Yaklaşık 9 yıl önce hotmaili kullanmayı 7 yıl önce de gmaili bırakıp yahoo mail kullanmaya başlamıştım. 7 yıl sonra outlook ile yaptığı atılımdan sonra geçen hafta tüm maillerimi outlook hesabıma taşımaya karar verdim ama şimdi attığı bu adımla beni şüpheye düşürdü, hevesimi kırdı bu Microsoft. Biz onu Google karşısında savunmaya çalışırken o ısrarla kendinden soğutmaya çalışıyor.

Gönderdikleri bilgilendirme maili aşağıdadır (Orjinal Metin)



Dear Outlook.com Customer,

We want to inform you of some important changes to the Windows Live Admin Center: As of April 10th 2014, Outlook.com no longer supports new custom domain sign ups. We appreciate that you have used this service and we regret to inform you of this change. This email will explain the upcoming changes and your options as a valued customer.

As a current customer, we will continue to support the ability to log in to Outlook.com with your existing custom domain email address, but as of July 31st 2014, you will no longer be able to add or remove accounts in your domain.

Instead, we recommend that administrators who wish to continue managing email addresses in their domain should consider Office 365 - Microsoft's premium online email service. By migrating to Office 365, you will be able to continue managing your custom domains, as well as benefit from modern enterprise-class mail, collaboration and communication tools.

We would like to offer you a complimentary 90 day subscription to Office 365 Small Business Premium for 5 users if you sign up before July 15th 2014. Office 365 Small Business Premium includes the latest copy of Office for your PC / Mac & iPad, 50GB business-class email, OneDrive for Business online storage and more.

You will still be able to log in to Outlook.com with your custom domain during your Office 365 subscription, and even if you choose to cancel your Office 365 subscription.

How to redeem this offer


Click here to be taken to the Office 365 sign-up form. Your subscription will already be selected and all you need to do is confirm the transaction.

How to migrate your account


You can find a step-by-step guide to migrating your account here.

Sincerely,
The Outlook.com Team

Yahoo Mail mi, Hotmail mi yoksa Gmail mi? En iyi mail Hangisi?

Kategori:
-
Yahoo Mail mi, Hotmail mi yoksa Gmail mi?

Ben de 2000'lerin başında her Türk gibi önce Mynet mail sonra Hotmail ile mail hayatına başlayanlardanım. Tabi biraz parası olanlar Superonline mailini kullanırlardı orası başka. Yıllarca mail piyasasının en iyisi hep Yahoo olmuştur. O yüzden 2006'da kalitesi ve güzelliğinden dolayı hem Hotmail'i hem de Gmail'i komple terkedip Yahoo maili kullanıyorum. Son 2 seneye kadar da sorsalar Hotmail mi, Gmail mi, Yahoo mu? diye neredeyse sorgusuz Yahoo diyordum. Son 2 senede zorla fikrimi değiştirmeye başladı hatta değiştide denebilir. Sitesi çok fazla hata veriyor. Git gide daha zor çalışır hale geliyor. İnanın eskiden o kadar iyiydi ki bu mail işinde, sırf kullanmıyorum diye ve Yahoo'nun bu kadar kötü duruma geleceğinizi tahmin edemedim diye isakoc@gmail.com gibi prestijli bir mail adresini sildim şimdi geri alamıyorum. Ama Yahoo git gide vasata götürdüğü Yahoo maili bırakmam için beni zorluyor. Belki benim gibi milyonları da.

Ayrıca mail web sitesinde mail okuma alanını çok daralttılar, o sağdaki reklam alanı çok fazla yer kaplıyor, tamam oraya reklam koy ama ben sayfayı tam ekran yaptığımda bari kenara yasla da mail okuma kısmı büyüsün. Ama tam ekran yapsam bile mail okuma kısmı aynı boyutta kalıyor. Dar bir kutunun içine sıkışmışım gibi hissediyorum kendimi.

Şu anda mail firmaları arasından Yahoo Mail 5 üzerinden 2 puan veriyorum. Onunda 1 puanı cep uygulamasının güzelliğine diğeri de geçmişten gelen gönül bağımdan dolayı.

Yahoo! Mail'in vasatlığından dolayı ona alternatif kullanılabilecek bana göre en iyi 5 mail servisini bir araya topladım. Bu liste size kaliteli bir mail adresi seçmenizde yardımcı olabilir.

Görüp kullandığım üzere şu anda en iyi ilk 5 mail hizmeti sıralamam şöyle:


  1. Gmail

  2. Hotmail

  3. Yandex Mail

  4. Aol Mail

  5. Yahoo! Mail

  6. Bonus: Mail.ru



Gmail:



Gmail'i anlatmaya zaten gerek yok, özellik ve performans açısında oldukça iyi durumda. Bana göre tek eksiği ve benim için en önemli eksiği mailleri klasörlemek. Ben birçok dosyamı mail adresimde depolarım ki bir yerde iken lazım olursa açıp oradan alayım. Bu sebeple konusu ile alakalı bir klasör oluşturup oraya atıyorum ve sevmediğim başka birşey de işime yaramayan maillerin gelen kutumda durmaması, okudum mu silerim hemen. Şimdi Gmail'de klasör yok etiket var, tüm epostalar gelen kutusu altında duruyor, gelen kutusunda silince etikettende gidiyor. İşte kazara mail arşivimi bu durumdan dolayı silmek kaçınılmaz olabilir. Bunu düzeltsinler, o zaman Gmail kullanmamak için başka bahane arama şansım kalmasın. Gmail bir ara hergün mail depolama kapasitesini artırmasıyla meşhurdu, günlük 50-100 MB kapasitesi artardı derken 15 GB'ye sabitlendi. Daha sonra Google Drive, Google Docs gibi Google servislerine yüklenen dosyalarda Gmail kotasına entegre edilerecek ortak kapasite havuzu oluşturuldu. Bu servislere yüklenen dosyalarınız artık Gmail kotanızı yemekte ve eğer 15 GB kotayı doldurursanız aylık para karşılığında ek kota satın almak zorundasınız. Yani eskiden bize kullanıcı dostu mail hizmeti olarak lanse edilen mail servisi bir miktar para dostu servise dönüşmüş durumda.

Gmail'den alacağınız mail adresleri, adiniz@gmail.com şeklinde olmaktadır.

Gmail görünümü 2014

Hotmail & Outlook:



Hotmail 2mb'lik kapasitesiyle yıllarca milleti uğraştırıp durdu. Msn messenger gibi bir popüler servise rağmen millete dayadığı 2 MB mail kotasından dolayı Gmail'in kısa sürede popüler olmasını sağladıda diyebiliriz. Ama Gmail'in piyasaya 1 GB kota ile giriş yapmasının ardından Hotmail'de kapasitesini artırmak zorunda kaldı. Zaman için önce 25 MB, 100MB gibi küçük artışlar yapsa da artık Hotmail'de kapasite sıkıntısı yok. Yani Hotmail mail hizmeti sınırsız mail ve dosya saklama kapasitesine sahip. Şu anda Hotmail, Outlook ürününü piyasaya sürdükten bu yana kendini çok geliştirdi. Hem servisi artık çok daha hızlı hem de o eskiden en çok dert yakılan gitmeyen veya gelmeyen E-posta sorunlarını çözmüş gibi görünüyor. Artık server yavaşlığı yada hatalarından dolayı maillerin teslim edilememe durumu çözülmüş gibi. Servisi çok hızlı çalışıyor, gelen maile tıklayınca içine girmesi Gmail kadar hızlı sayılır. Eski sürümüne göre eksikliğini hissettiğim tek şey ise gelen maile ekli video ve mp3ler eskiden indirilmeden oradan açılıyordu şimdi o olmuyor.

Benim hoşuma giden bir diğer özelliği ise diğer ad seçeneği. Aynı hesabın içinden kontrol edilebilen 20 tane takma ad (çakma e-posta hesabı) oluşturma imkanı vermesi. Böylece spam mail atanlara bu takma adları verip kolayca ana hotmail hesabınızı koruyabilirsiniz. Bu özellik Yahooda da var ama orada 1 adet ekleyebiliyorsunuz, Gmail de ise yok.

Hotmail'de alabildiğiniz mail uzantıları ise; adiniz@hotmail.com, adiniz@outlook.com, adiniz@outlook.com.tr

Skype Özelliği:



Outlook.com içersinde online Skype görüşmesi

Outlook ile gelen bir diğer özellik ise Skype entegresi. Yukarıdaki resim de sağ üst tarafda göreceğiniz mesaj simgesine tıkladığınızda maillerin sağ tarafında kalan boşlukta Skype (eski live messenger kişileride dahil) kişileriniz ile Skype programını kurmadan hem online yazışabilirsiniz, hem de sesli ve sesli görüntülü konuşabilirsiniz.

Hotmail Mail Görünümü 2014

Yandex Mail:



Yandex Mail ise Türkiye pazarına girdiğinden bu yana genel görünüm ve fonksiyonlarından büyük kısmını değiştirdi. Fonksiyon olarak Gmaili örnek almaya çalışmış ve üzerine kendi geliştirmelerinide ilave etmeyi ihmal etmemiş tabiki. Öncelikle sayfa tasarımı çok sade, sütun genişlikleri oldukça iyi, fontlar okunması kolay tipte ve boyutta. Yandex.Mail'in Gmail gibi bir kotası yok, sınırsız mail alanı veriyor. Mail içinden otomatik cevap verme imkanı var. Yandex.Mail'de maile dosya eklemede bir boyut sınırına kolay kolay takılmazsınız. 25mb boyutundaki dosyalar Yandex.Mail içinde tutuluyor, 25 mb üzeri 2 GB'ye kadar olan dosyalar ise Yandex.Mail'e entegre biçimde Yandex.Disk içerisinde tutularak mailinize ekleniyor. Yandex.Mail'de dilerseniz cep numaranızı entegre ederek telefon numaranızıda aynı maile entegre bir mail adresi olarak kullanabiliyorsunuz. Yandex.Mail'i diğerlerinde ayıran en önemli özelliği ise videolu mail gönderme özelliği. Bilgisayarınızı webcam'i ile size 20 DK'ye kadar videolu mail gönderme imkanı sunuyor.

Alabildiğiniz Yandex mail adresleri aslında tek pakette. Yani adiniz@yandex.com olarak aldığınız mail adresi aynı zamanda adiniz@yandex.com.tr, adiniz@yandex.ru, adiniz@ya.ru, 554666888cepnumaraniz@yandex.com şeklinde uzantılarada sahip olmakta ve hepsini tek mail hesabı üzerinden kullanabilmektesiniz.

Yandex Mail görünümü 2014

Aol Mail:



Aol Mail ülkemizde her ne kadar pek bilinmesede Yahoo ile birlikte bu işin en eskilerinden sayılır. Aol bir nevi ülkemizin Superonline'nı gibidir. Superonline bir zaman hem mail hem harber portalı, hem de ülkenin internet alt yapısını sunan firmaydı. Aol'da aynı Amerika'nın bu firmasıdır. Aol mail hemen hemen her dönemde iyi bir mail alt yapısına sahip bir hizmet oldu. Maillerinde 25 MB dosya ekleme imkanı vardır, mail depolama kapasitesi sınırsızdır. Ayrıca AIM denilen messenger benzeri uygulaması ile mail adresiniz üzerinden bu servisi kullananlarla sohbet edebilirsiniz. Aol'un bana göre en önemli eksiği Türkçe dil olmaması. Ama Türkiye'den hatırı sayılır bir kullanıcı kitlesi bulunmaktadır.

Aol mail size adiniz@aol.com şeklinde kısa adrese sahip bir mail hesabı vermekte.

Aol Mail görünümü 2014

Yahoo! Mail:



Yahoo! Mail bir zamanların 6 mb mail kapasitesi ile en çok tercih edilen, en popüler mail ve sahip olunması en prestijli mail hizmetiydi. Hotmail'in çok dilde, çok uzantıda hizmet vermesi ve windowsa entegre olması bile onun tahtını hiç sallayamamıştı. Ama Gmail çıktıktan sonra sürekli kendini geliştiren bu hizmet karşısında kendi alışkanlıklarından vazgeçmeyen Yahoo kısa sürede prestij kaybetmeye başladı. Buna rağmen belli bir kalitesini her zaman korudu. Zaman içerisinde mail kotasını 6 mb'den önce 250 mb'ye sonra 1 gb'ye, sonra 2 gb'ye, sonrada sınırsıza çevirdi. Maillere 25 mb dosya ekleme imkanı vermektedir. Görünümü sürekli değiştirmekte. Ama her değişiklikten sorna hizmet biraz daha yavaşlamaya biraz daha hata vermeye başladı. Ama genede halen en iyi mail hizmetleri arasında. Yanlız uzun süre sınırsız mail kapasitesi sunan Yahoo! neden yaptı bilmiyorum ama mail depolama kapasitesini sınırsızdan 1 Terebyte'a düşürmüş durumda. Bu kapasite de doldurulması neredeyse imkansız sayılsada böyle bir hamle yapması şaşırtıcı.

Yahoo!'dan alabileceğiniz mail uzantıları adiniz@yahoo.com çok prestijlidir eğer bu uzantıda istediğiniz ad alınmış ise adiniz@ymail.com diye Yahoo'nun size sunduğu alternatif mail adresi alma imkanınızda bulunmakta.

Yahoo Mail Görünümü 2014

Bonus - Mail.ru:



Mail.ru Rusya'nın Yandex ile birlikte en önemli 2 hizmetinden birisi. Bünyesinde mail dışında video paylaşım sitesi, 100 GB kapasiteli bulut depolama hizmeti, haber portalı, dünyaca popüler arkadaşlık sitesi (ok.ru) vs gibi hizmetleri kaliteli bir şekilde vermektedir. Mail.ru eskiden bildiğimiz ICQ hizmetini satın alıp Rusya'ya göre çevirmiş. Bunu hem mail.ru hesabına entegre etmiş. Mail.ru gördüğüm kadarıyla Hotmail'e bile kafa tutacak kalitede hizmet vermekte. Maillerine 25 Mb büyüklüğünde dosya eklenmekte. Daha büyük dosyaları 100 GB kapasiteli bulut sisteminden yükleyip oradan maile entegre etmekte. Bana göre eksik sayılabilecek neredeyse tek eksiği Sadece Türkçe dile sahip olmaması. Ama  dilleri arasında İngilizce'nin yanı sıra Özbekçe ve Kazakça sayesinde Türkçe'ye yakın dil olmasından dolayı kullanmakta zorlanmayacaksınız.

Mail.ru ise adından da anlayacağınız gibi adiniz@mail.ru şeklinde mail uzantısı vermektedir.

Mail.ru görünümü 2014

Warez sitelerin zararları

Kategori:
-


R10'da bir arkadaş paylaşmış, "Warez siteler Google'dan kaldırılıyor mu?" diye sormuş, bende yorum olarak cevap atayım derken, bu konuda dertli olduğumu fark ettimi ve dertlerimi aşağıya sıraladım.

Aslında Google en iyisini yapıyor, diğer arama motorlarınında bu duruma uyması şiddetle gerekli. Warezleri komple kaldırırsa eğer, onun alternatifi ve değer verilmeyi hak eden ürünleri keşfediyoruz.



Örneğin; uzun süre kullanacağım her bilgisayara muhakkak bir photoshop kuruyordum ufak tefek işlerimi halletmek için. Ama sonra gördümki pixlr.com gibi mükemmel bir site varmış bu işi photoshop.com'dan fazlasıyla iyi yapıyor, hem de warez photoshop programını kurmak zorunda bırakmıyor.

Ondan sonra sesli ekran videosu çekmek için camtasia'yı kuruyordum, sonra gördümki screenr.com ve screencast-o-matic.com zaten bu işi yapıyormuş. Tek farkları var kayıt süre sınırı. Onuda kullanana kullanan dengeliyorsun twitterda 140 karakterde roman yazmak gibi.

Zaten bir mecburiyet olan Office programını söylemeye bile gerek  yok, onun hem Google Docs (docs.google.com), Microsoft Skydrive.com veya program olarak OpenOffice de ayrı birer alternatif.

Birde şu ana kadar gerçekleşmiş bir örnekte var. WinZip vs WinRar. Winzip sıkıştırmanın adıdır. Neredeyse herkes ziple gönder der. İşte bu kadar popüler olan Winzip paralı olunca isteyen satın aldı, istemeyen ise alternatifi olan ücretsiz WinRar'a geçti. Oda ücret istiyor ama vermezsende kullandırmam demiyor. Onunkisi bir nevi bağış gibi birşey mesela.

Yani bu ücretli programları warezler sayesinde kullanıpta hem kul hakkına giriyoruz hemde onlara bağlı kalıyoruz. Sonrada onlar bize ne ekmek verirse onu yiyoruz. Açıkçası millet photoshop'tan başka programlarıda yayıngın kullansa acaba photoshop kampanyasız 1500 dolar civarından satılırmıydı hiç?

Bak Windows'a IOS pazar payını %1'lerden 5'lere çıkarınca nasılda fiyatları düşürdü. Bide üstüne daha önce yapmadığı kampanyaları yaptı. Örneğinbu sene içinde alınan faturalı bilgisayarlardaki lisanslı Windows7'si ile gelene 29 TL'ye Windows 8 Lisansı veriyoruz gibi kampanya bile yaptı. Yani en son Windows XP Home lisansını almıştım, fiyatı 150 TL idi, yıl ise 2004'tü. Yani 2004'ün 150 TL'sini şimdiki fiyatlarla kıyaslarsak düşünün ne kadar pahalı idi o zamanlar.

Kısacası biz onlara kolay ulaşamazsak, alternatiflerini kullanmak zorunda kalırız, böylece alternatiflerde reklamlarla olsun, destekleme ücretleriyle olsun kazanç elde ederler, o çok pahalı programlarda satılmadıkları için ciddi fiyatlar indirimine giderler.

Microsoft Surface ile dokunmatik hayaller

Kategori:
-


Biraz para atabilirsem bir tane Galaxy Tab almalımıyım yoksa bilgisayarıma bir Apple CinemaLED 23" monitörmü alayım diye düşünürken Microsoft birden bu iki hayalime gölge düşürdü. Çünkü yeni çıkaracağı ürün olan Surface bir Pad isteğimi fazlasıyla karşılayan ama aynı zamanda notebook keyfi veren bir ürün hazırladı.

Microsoft asıl zengin olmasını oturduğu yerden hazırladığı yazılımı satmasına borçluydu ama Apple bunu değiştirip sadece yazılımla olmadığını kanıtlayınca Microsoft'ta yazılımın yanına birde mekanik bir ürünle çıkmaya mecbur olduğunu farketdi. Aslında biz Microsoft'un bir telefon ile pazara çıkmasını bekliyorduk bir kaç yıldır ama Microsoft herkezi ters köşeye yatırdı. Telefon dünyasında çok fazla oyuncu olduğunu gördü ve Google'un yaptığı gibi yapmayarak farklı yol denedi. Sanırım bunda da Amazon'u örnek aldı. Çünkü iPad'ın karşısına çıkardığı Kindle Fire ürünü iPad satışlarından daha hızlı yükselişte olması en iyi örnekti. Samsung'da çok ciddi piyasaya asılmayınca piyasada büyük bir boşluk vardı ve en başarılı çıkış yapacağı yer olarak gördü.

Ama piyasaya girmek için nasıl bir hamle yapması gerekiyordu. Çünkü bir Pad yapıp çıkmak kolay ama bir farklılık yok, neden kullanıcılar tercih etsin diye düşünürken şunu gördü. Pad satışları Akıllı telefonlar kadar çok hızlı artmıyor sadece küçük bir kesim Padlere ilgi gösteriyordu. Sebebi ise herkes yıllardan beri Bilgisayar ve Notebook'lara alışmışken, klavyeler birer simge olmuşken bende dahil büyük bir kesim dokunmatiğe o kadar kolay geçmeyi düşünmediğini farketti. En iyi çözüm ortaya çıkmış ve hem Pad hem de Notebook deneyimi sunan Surface gibi harika düşünülmüş bir ürün yaptılar ve Windows 8'ide 2sinin tam ortasına inşaa ettiler.

Henüz cihazı test etmedik ama tanıtımlarında Android ve IOS'da dar bir alana kısılıp kalmış ürünler yerine Bilgisayarlardaki Windows deneyimini dokumatik cihaza taşıması ve dokunmatiğinin yanı sıra Klavyeli olması benim gönlümü çoktan fethetti. İlk para ayarladığımda Türkiye'den olmamak kaydıyla bir tane alıcam İnşallah.

Ha birde Microsoft'un telefon piyasasına girmeyi hiç unuttuğunu sanmıyorum. Microsoft bir telefon çıkarıcak ama önce pazarı ve tecrübesini Surface ile denemek istiyor. İlk sürüm ile hem eksiklerini hemde pazarın yeni ihtiyaçlarını inceleyecek ve böylecek bir telefon çıkarmayı deneyecektir muhakkak.

Arama motoru Bing'i Türkçe'ye çevirin

Kategori:
-


Microsoft'un arama motoru Bing ilk çıktığında Türkçe dil desteği ile hizmet vermeye başlamıştı. 2 ay kadar önce hiçbir sebep belirtmeden Türkçe dilde hizmet sunan bing.com.tr sitesini kapatıp bing.com adresine yönlendirirken Türkçe dilide yayından kaldırmıştı. Microsoft'un Türkiye destek hattına bu durumu sorduğumda yayından kaldırılma sebebini kendilerinin bilmediğini, alınan karar doğrultusunda Avrupa ofisi tarafından bu hizmetin durdurulduğunu belirtti. Ne zaman tekrar Türkçe olarak hizmete başlayacağını sorduğumda ise hiçbir tarih belirtmediler ama yayından kalkmasının teknik aksaklıklardan olması ihtimalinin ağır bastığını ve uzunca bir müddet Türkçe dil seçeneği ve bing.com.tr'de hizmet verilmeyeceğini belirttiler.

Ama arama motoru bing.com'da yinede bir yöntem ile sayfayı Türkçe olarak kullanabilmekte ve arama yapabilmekteyiz. Şimdi Bing'i Türkçe'ye nasıl çeviririz aşağıdaki videolu anlatımdan izleyerek öğrenebilirsiniz.

Video'yu buradan izleyebilirsiniz



Windows 8 Türkçe

Kategori:
-


Windows 7'nin büyük başarısından sonra beklerdimki 2-3 yıl daha Windows 7 ile devam edilsin. Ama Microsoft rakipleri MacOs ve Linux'un sürekli gelişen yapılarından olsa gerek yeni windows sürümü için bu kez XP kadar aralık bırakmak istemiyor anlaşılan. 2012 yılı içerisinde piyasaya süremeyi planladığı Windows 8 Türkçe sürümünü ilk tanıtım videosu ile ayrıntılarını vermeye başladı.

Bu videodanda anlaşıldığı gibi dokunmatik ekran dünyasına geçiş Windows 8 ile tamamen başlayacak. Yeni LCD ekranlar bu yıl içerisinde piyasaya hep dokunmatik özellikleriyle sunulmaya başlayacak. Windows 8 ile tamamen bu dokunmatik çalışma düzenine girmek istiyor. Mause ve klavyeyi elimiz kolumuz gibi hissettiğimiz bu ortamda uzaklaşıp artık sadece ekranlarımızla oynayacağız. Belkide bundan sonra üretilecek tüm PCler tablet PC olabilir bu gidişle.

Ben şahsen mause ve klavyeden nasıl vazgeçicem pek bilmiyorum ama Windows 8'i kullanmaya başladığımız zaman belli olacak gibi.

Ayrıntılar alt yazılı Windows 8 Türkçe tanıtım videomuzda.

Skype'yi alan Microsoft rakipsiz konuma geldi

-


Uzun zamadır internet üzerinden uygun fiyatlara tüm dünyayla telefon görüşmesi hizmeti ile ücretsiz görüntülü anlık yazışma hizmeti veren Skype'yi 8.5 Milyar Dolara satın aldı.

Gtalk ile istediği başarıyı yakalayamayan Google uzun zamandır Skype'yi satın almak istiyordu. Ama başarılı olmayınca Skypi'yi Microsoft kapmış oldu.

Zaten anlık yazışma piyasasında Live messenger ve Xbox Live, ile 350 milyon aktif kullanıcısı olan Microsoft, böylece Skype'yi alınca online görüşme ve anlık yazışma piyasasının rakipsiz tek lideri konumuna hemen, hemen oldu.



Google ise Gtalk ile bir sektörde daha sınıfta kalması hemen, hemen kesin olmuş oldu. Microsoft'un zaten Facebook'ta da ciddi bir hissesi var. Live messenger, Xbox Live, Lync, Hotmail, Outlook'un yanına Skype'nin de eklenmesi Microsoft'u eski günlerine dönmesine çok az kaldığının bir göstergesi oldu bence. Daha öncede Nokia ile anlaşmıştı zaten. Bundan sonra çıkacak her Akıllı Nokia telefonlarda Windows Phone ile Skype'de vazgeçilmez bir parça olacak. Bu anlaşma ile Google'un Androit atağıda darbe yiyebilir.

Yeni Site Açarken Dikkat Edilmesi Gerekilen Kriterler

Kategori:
-
Wordpress ile yeni bir site kuruyorsunuz. Çünkü Google ile en uyumlu ve basit yazılımlardan birisi Wordpress. Sanıyoruz ki wordpressi kurup siteyi yayına sokunca herşey tamam oluyor, hemen Google bizi ekliyor ve anında 1. sayfanın tepesine çıkarıyor diye düşünüyoruz. Ama hangi sistemi kullanırsak kullanalım dikkat etmemiz gereken çok önemli noktalar var. Bir arkadaşımız bu konuda bir soru sormuştu bende hem ona hemde sizlere yardımcı olması açısından kısa ama mühim birkaç kriteri göstericem. Bir çoğumuz ben zaten biliyorum diyebilir ama bizim bu yazıda hedef kitlemiz bunların hiçbirisini veya birkaç maddede olsa bilmeyenler.

Site açarken dikkat etmemiz gereken maddeler:

  1. Sitemizin tüm ayarlarını tamamlamadan asla google, başka bir arama motoruna veya başka bir siteye sitemizin linkini eklememiz gerekmekte.  Çünkü Google sitemizin ilk halini gördüğünde eksik halleri ile görecek ve yarışa başlamadan 1-o yenik başlamanıza neden olan ilk hatayı yapmış olucaksınız. Google siteleri daha hızlı inceleyebilmesi için her sitede olmasını istediği kurallar mevcut bu kuralları yerine getirmemiş siteleri mimleyerek onları ikinci sınıf site olarak ele alıyor ve bir sonraki ziyaret sıklını ve vereceği önemi buna göre planlıyor. İlk anda 1-o yeni başlamamak için ilk ve en önemli kuralı es geçmeyin. Tüm ayarlarınızı yaptıktan sonra ise hiç durmayın hemen ekleyin.

  2. Title ve Meta ayarları. Arama motorları sitenizin ne tür bir site olduğunu ve içeriğinin ne hangi konulardan olacağını bu bölümlerden öğrenecek ve sitenize ona göre muammele edecek. O yüzden sitenizin Title ve Meta ayarlarını aşağıda verdiğim örneği baz alarak muhakkak sitelerine eklemeliler. Wordpress kullanacaklar header.php'nin içine eklesinler. Orada en çok dikkat etmeniz gereken nokta keyword kısmı ve title kısmı. Sitenizde yayınlayacanız konular ne ise site başlığınızı muhakkak ona uygun yazın. Keywordlerde dilediğiniz kadar keyword yazabilirsiniz. 200 kelimeye kadar. Ama burada kelimeleri eklerken asla tekrarlayan kelimeler koymayın. Örneğin yanlış bir keyword biçimi: video izle, video seyret, videolar, video deposu. Bu çok yanlış bir etiket biçimidir. Google böyle etiket kullanan siteleri cezalandırmakta. her kısımda video geçmekte, buna tekrarylayan etiket olarak bakılıyor ve değer verilmiyor. Onun yerine asıl olması gereken biçim şudur: video, izle, seyret, depo. Bu şekilde olmalı.

  3. Sitenize Ping servislerini eklemelisiniz. Ping servislerinin amacı yeni açılan siteleri veya daha önce açılmış sitelerin yeni açılan sayfalarını Google'la bildirip daha çabuk indexlemesini sağlar. Wordpress'inize ping sitelerini eklemek için admin panelinden Ayarlar > Yazma bölümüne gelin. Sayfanın en altında Servisleri Güncelle diye bir bölüm var, buradaki yazı ekleme alanına aşağıda verdiğim ping servislerinin tamamını kopyalayıp olduğu gibi oraya yapıştırın ve kaydedin. Böylelikle her yazdığınız yazı ve her açtığınız sayfa çok kısa sürede Google aramalarında görünecek.

  4. Seo Link ayarları. Google aramalarda sonuçları listelerken 4 kritere bakar. Bunlar sırasıyla sitenin adı, konunun başlığı ve bu konuya diğer siteler link vermiş mi, konu içindeki özgün yazı ve son olarak konu linki. Diyelim wordpresste papağanlar neden konuşur adında bir yazı yazdınız. Wordpress buna standart olarak şöyle link atıyor http://www.isakoc.com/?p=123 gibi. Ama Google aramalarında önemli faktörlerden birisi olan 4. maddeye uyum sağlayabilmek için linkimiz yapısını http://www.isakoc.com/papaganlar-neden-konusur.html yaparsak bir adım öne geçmiş oluruz. Bunun için wordpress sitenizin admin panelinden Ayarlar > Kalıcı Bağlantılar kısmına girin. Link yapısını özel yapı olarak seçin ve link yapısını böyle /%postname%.html yapıp kaydedin.

  5. Özgün yazı. Artık ayarlarımızın sonuna geldik. Şimdi ise yazarken nelere dikkat etmemiz gerektiği noktalar var. Bunlardan en önemlisi Özgün yazı. Dünyada eskiye nazaran hemen hemen herkezin bir sitesi var artık. Hatta birçoğumuzun 3-4-5 ve daha fazla, dünya genelinde ise 100 milyara yaklaşmış durumda. Google hergün bu siteleri dolaşıp bir sayfa bile eklenmiş olsa alıp kendi serverlerine kaydediyor. Böylece aramalarda bu kaydettiği bilgileri yansıtıyor. Düşünün bir sitenin bir sayfasındaki yazıların bilgisayarda kapladığı alan atıyorum 1 mb olsa ve yüz milyar site olduğunu varsaysak 1 mb x 100.000.000 = 100.000.000 MB buda yaklaşık 100 Terebyte yapmakta. Şuanda piyasada satılan en yüksek kapasiteli 1 Terebyte harddiskler var olduğunu düşünürsek her sitenin her yeni eklenen bir sayfası için 100 tane harddisk parası ödemek zorunda. Ayrıca bu kadar bilginin arasından istenen bilgiyi bulabilmekte bir hayli zorlaşmakta. Birimiz kendi fikirlerimizi bir makale yazıyoruz sitemizde, bir başkası aynı makaleyi kopyalayıp kendi sitesine ekliyor. İşte alıntıda olsa, çalıntıda olsa Google nazarında ek bir yük ve ek bir problem demektir. Bu sebeple sadece yazıyı ilk yazan siteyi baz alıp sadece onun yazısını indexliyor, diğer sitelerin o yazılarını görmezden geliyor. İşte sitemizde yazdığımız her yazı yada yazımızın büyük bölümü bize ait olursa Google'da sayfanızı indexler ve aramalardan sayfanıza ziyaretçi gelmesini sağlar.

  6. Etiketler; etiket yazımızın türünü biçimini, kategorisini Google'la belirtmek için çok faydalı noktadır. Eğer konumuz Futbol'da Fenerbahçe ile alakalı ise etiketlere futbol, fenerbahçe, maç, spor gibi bilgilendirici etiketler ekleyerek konumuzun doğru aramalarda bulunmasını sağlayabiliriz. Çünkü konu ile alakasız etiket eklediğimiz takdirde ziyaretçi sayfamıza gelir ve aradığını bulamayıp hemen çıkıp gittiğinde bu bize bir artı değil eksi puan kazandırır. Bunlar tekrarlandıkça bizde sürekli gerileriz. Ayrıca konu etiketlerini asla tekrarlayan etiketlerden oluşturmamalıyız. history, history channel, maya, maya belgeseli, mayalar, mayalar belgeseli, mayalar belgeseli izle  buradaki etiketlere baktığımızda maya, maya belgeseli, mayalar, mayalar belgeseli, mayalar belgeseli izle olarak eklenen etiketler aslında bir birini tekrarlayan etiketler. Google bu tür etiket koyan siteleri göz ardı eder. Onun yerine mayalar, belgesel, izle yazmanız gerekmekte. Yani her etiket tek kelimeden oluşsun. Ayrıca bir konuda 6'dan fazla etiket eklememek artı puan kazandırır, çok azami durumlarda 8'e kadar çıkabiliriz. Aynı şekilde history kelimeside etiketler iki kere geçmekte. Bunuda, history, channel şeklinde ayırmalıyız.

  7. Ve son olarak Google xml sitemap exlentisi. Bu eklentiyi sitenizi yükleyip aktifleştirin. Size sitenizin site haritasını oluşturucak. Bunu biz googlela ekleyip googlea yardımcı olucaz. Böylece Google sitemizi daha hızlı ve doğru kaydedicek. Bu eklenti sitemap adresini http://www.siteniz.com/sitemap.xml olarak belirlemekte. Bu adresi http://www.google.com/webmasters/tools/?hl=tr adresine girip oraya eklemelisiniz.


Bu ayarları uyguladığınız artık tek yapmanız gereken kaliteli ve sürekli yazılarınızla bir zaman sonra size seven ve takip eden bir okuyucu kitlesine sahip olmak. Unutmayın herkes aynı konu hakkında yazı yazabilir, ister çok eskiden baskası tarafından yazılmış olsun ister ilk siz yazmış olun, yeterki tamami ile size ait olsun.

Title ve Meta Ayarları:

<TITLE>Sitenizin Başlığı. (Noktalama ve virgül işaretlerine dikkat edilmeli ve 5 kelimeyi kesinlikle geçmemeli.)</TITLE>
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8" />
<META HTTP-EQUIV='Content-Language' CONTENT='tr-TR'>
<META HTTP-EQUIV='Expires' CONTENT='-1'>
<META HTTP-EQUIV='Cache-Control' CONTENT='no-cache'>
<META HTTP-EQUIV='Pragma' CONTENT='no-cache'>
<META NAME='Title' CONTENT="Kısaca içeriğimiz ne olacak ondan bahsedelim 3-5 kelime arasında olmasına dikkat edelim. (Bir video sitesi kuruyorsanız; video ve müzik gibi bir bilgi ekleyebilirsiniz.)">
<META NAME='Description' CONTENT="Burası sitenizi kısaca tanıtan bir yazı. Ortlaam 5-10 kelime arasında olsun. Örneğin. Turkiye'nin en iyi video ve müzik sitesi.">
<META NAME='Keywords' LANG='tr' CONTENT="Burası ise site içeriğinizi gösteren etiket bölümü. Siteniz hangi konulardan oluşacaksa tüm kelimeleri aralarına virgül koyarak tek kelimeler halinde yazınız. iki kelime asla kullanmayın.">
<META NAME='Language' CONTENT='tr'>
<META NAME='Category' CONTENT='Siteniz hangi kategorilerden oluşacak bunu yazın. Örneğin: video, müzik, radyo vs. gibi.'>
<META NAME='Subject' CONTENT="üst satırı buraya kopyalayabilirsiniz.">
<META NAME='Owner' CONTENT='mail adresinizi yazın sadece'>
<META NAME='Author' LANG='tr' CONTENT="isa Koc ©2010 ">
<META NAME='Publisher' CONTENT='isa Koc'>
<META NAME='Identifier-URL' CONTENT='http://www.isakoc.com'>
<META NAME='Copyright' CONTENT="© 2010 İsa Koç Blog">
<META NAME='Reply-to' CONTENT='mail adresinizi yazın sadece'>
<META NAME='Robots' CONTENT='All'>
<META NAME='Revisit-after' CONTENT='15'>

Popüler Ping Servisleri:

http://rpc.pingomatic.com/
http://api.moreover.com/ping
http://api.my.yahoo.com/rss/ping
http://ping.bitacoras.com
http://ping.syndic8.com/xmlrpc.php
http://rpc.blogrolling.com/pinger/
http://rpc.icerocket.com:10080/
http://topicexchange.com/RPC2
http://www.blogdigger.com/RPC2
http://www.blogoole.com/ping/
http://www.popdex.com/addsite.php
http://www.wasalive.com/ping/
http://www.weblogues.com/RPC/
http://api.feedster.com/ping
http://ping.amagle.com/
http://ping.blo.gs/
http://ping.rootblog.com/rpc.php
http://ping.weblogalot.com/rpc.php
http://rcs.datashed.net/RPC2/
http://rpc.blogbuzzmachine.com/RPC2
http://rpc.newsgator.com/
http://www.blogoon.net/ping/
http://www.blogsnow.com/ping
http://www.blogstreet.com/xrbin/xmlrpc.cgi
http://www.lasermemory.com/lsrpc/
http://www.newsisfree.com/RPCCloud
http://www.snipsnap.org/RPC2
http://1470.net/api/ping
http://api.feedster.com/ping
http://api.moreover.com/RPC2
http://api.moreover.com/ping
http://api.my.yahoo.com/RPC2
http://api.my.yahoo.com/rss/ping
http://bblog.com/ping.php
http://bitacoras.net/ping
http://blog.goo.ne.jp/XMLRPC
http://blogdb.jp/xmlrpc
http://blogmatcher.com/u.php
http://bulkfeeds.net/rpc
http://coreblog.org/ping/
http://mod-pubsub.org/kn_apps/blogchatt
http://www.lasermemory.com/lsrpc/
http://ping.amagle.com/
http://ping.bitacoras.com
http://ping.blo.gs/
http://ping.bloggers.jp/rpc/
http://ping.cocolog-nifty.com/xmlrpc
http://ping.blogmura.jp/rpc/
http://ping.exblog.jp/xmlrpc
http://ping.feedburner.com
http://ping.myblog.jp
http://ping.rootblog.com/rpc.php
http://ping.syndic8.com/xmlrpc.php
http://ping.weblogalot.com/rpc.php
http://ping.weblogs.se/
http://pingoat.com/goat/RPC2
http://rcs.datashed.net/RPC2/
http://rpc.blogbuzzmachine.com/RPC2
http://blogsearch.google.ae/ping/RPC2
http://blogsearch.google.at/ping/RPC2
http://blogsearch.google.be/ping/RPC2
http://blogsearch.google.bg/ping/RPC2
http://blogsearch.google.ca/ping/RPC2
http://blogsearch.google.ch/ping/RPC2
http://blogsearch.google.cl/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.cr/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.hu/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.id/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.il/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.in/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.it/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.jp/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.ma/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.nz/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.th/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.uk/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.ve/ping/RPC2
http://blogsearch.google.co.za/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.ar/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.au/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.br/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.co/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.do/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.mx/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.my/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.pe/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.sa/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.sg/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.tr/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.tw/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.ua/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.uy/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com.vn/ping/RPC2
http://blogsearch.google.com/ping/RPC2
http://blogsearch.google.de/ping/RPC2
http://blogsearch.google.es/ping/RPC2
http://blogsearch.google.fi/ping/RPC2
http://blogsearch.google.fr/ping/RPC2
http://blogsearch.google.gr/ping/RPC2
http://blogsearch.google.hr/ping/RPC2
http://blogsearch.google.ie/ping/RPC2
http://blogsearch.google.in/ping/RPC2
http://blogsearch.google.it/ping/RPC2
http://blogsearch.google.jp/ping/RPC2
http://blogsearch.google.lt/ping/RPC2
http://blogsearch.google.nl/ping/RPC2
http://blogsearch.google.pl/ping/RPC2
http://blogsearch.google.pt/ping/RPC2
http://blogsearch.google.ro/ping/RPC2
http://blogsearch.google.ru/ping/RPC2
http://blogsearch.google.se/ping/RPC2
http://blogsearch.google.sk/ping/RPC2
http://blogsearch.google.tw/ping/RPC2
http://blogsearch.google.us/ping/RPC2
http://feedsky.com/api/RPC2
http://hamo-search.com/ping.php
http://holycowdude.com/rpc/ping/
http://ping.blogoon.net/
http://ping.blogs.yandex.ru/RPC2
http://ping.fc2.com/
http://ping.kutsulog.net/
http://ping.myblog.jp/
http://ping.namaan.net/rpc
http://ping.snap.com/ping/RPC2
http://ping.syndic8.com/xmlrpc.php
http://ping.weblogalot.com/rpc.php
http://ping.wordblog.de/
http://r.hatena.ne.jp/rpc
http://rpc.bloggerei.de/ping/
http://rpc.blogrolling.com/pinger/
http://rpc.icerocket.com:10080/
http://rpc.pingomatic.com
http://rpc.reader.livedoor.com/ping
http://rpc.technorati.com/rpc/ping
http://rpc.technorati.jp/rpc/ping
http://rpc.twingly.com/
http://rpc.weblogs.com/RPC2
http://wasalive.com/ping/
http://www.blogpeople.net/servlet/weblogUpdates
http://xmlrpc.blogg.de
http://xping.pubsub.com/ping/
http://zhuaxia.com/rpc/server.php
http://www.feedsky.com/api/RPC2
http://blogsearch.google.com/ping
http://blogsearch.google.com.tr/ping

Yeni Live Messenger kullanıma hazır

Kategori:
-


Microsoft her messenger güncellemesini sitesinden küçük bir manşet ve bir sayfa civarında konu ile bir köşede bildirirdi. Ama ilk defa Live Messenger 2010 sürümü için çok ciddi bir tanıtım kampanyasına başlamış bulunmakta.

Anlaşılan microsoft messenger'ı eski günlerdeki gibi herkezin günde en az 3-4 saat kullandığı günlere döndürmeye çalışıyor. Bu yüzden hemen hemen her dilde domain adresleri alıp tanıtım siteleri oluşturmuş. Facebook, twitter çıktıktan bu yana messenger kullanım süresi çok düşmüştü. İş haricinde kullanan kişiler sadece kimler açık diye bir girip çıkar hele gelmişti son zamanlarda.

Yeni Live Messenger'dan artık Twitter, Friendfeed, Facebook ve daha bir çok sosyal sitelerdeki hesaplarınıza girebilir, arkadaşlarınızın gönderilerine bakabilir ve bu sitelere girmeden sizlerde bu sosyal sitelerdeki hesaplarınıza mesajlar, fotoğraflar ve videolar gönderebilirsiniz. Microsoft Live messenger 2010'da hem sosyal sitelerin tümünü bir noktadan yönetme imkanı sunarak messengerda oturum açma süresini eski seviyelerine getirmeye çalışıyor hemde diğer sitelerin kullanım sürelerini azaltmaya. Eğer başarılır olursa tekrar ciddi oranda internette söz sahibi hale gelebilir.

Yeni live messenger'ı buradaki tanıtım sitesinden indirebilirsiniz. Ayrıca farklı msn adresleri edinmek isterseniz buradaki yazımı okuyabilirsiniz.

Yahudi kuruluşu web siteleri

Kategori:
-
İsrail oğulları kendilerine gönderilen hemen hemen her peygambere eziyet etmiş kimini öldürmüş kimine türlü eziyetler etmiş bir kavimdir. Bu sebepten dolayı Allah tarafından lanetlenmiş bir toplum olmuşlardır. Son olarak Hz. İsa'ya inanmayıp onada eziyet etmeye kalkmışlardır ve çarmıha gerip öldürmeyi düşünmüşlerdir. Allah CC. Hz. İsa'yı öldürmek isteyenlerden korumak için onu semaya alımış ve ona ihanet eden kişinin belden yukarısını Hz. İsa'ya benzetmiştir. Yahudilerde onu Hz. İsa sanıp çarmıha germişlerdir. O dönemde Roma imparatorluğuna ait olan Filistin topraklarında yaşamaktaydılar. Roma imparatorluğu zamanla hristiyanlaşınca yahudilere karşı cephe almış ve siz bizim peygamberimizi öldürdünüz, sizi burada istemiyoruz diyip tüm yahudileri oradan sürmüşlerdir. Bir çoğu gittiği yerlerde de dışlanmışlardır. Onlarda kendilerini saklamak için avrupanın büyük şehirlerine gitmişlerdir. O dönemde en iyi gelir kaynağı tarımcılık olduğu için ve köylere gidip tarım yapamadıkları için şehirlerde ticaret ile uğraşmışlardır. Her dönemde kendilerini sıkı sıkıya tutmuş ve tüm gelişmiş şehirlerde yaptıkları ticaretlerde birbirlerini desteklemişlerdir.

Zamanla değiştirilen Tevrat'a ekledikleri en önemli ibadet olarak gösterilen bilgiler ise en büyük sevap kazanacağınız iki şey var 1.si istihbaratçılık, 2.si ise fahişeliktir gibi ibare eklenmiş ve her fırsatta bu ibadet için çalışmaları gerektiği vurgulanmıştır (kaynak Kadir Mısıroğlu). Bu sebeple sanayi devriminden sonra tüm piyasalarda ciddi paralar kazanmışlar ve her birinin ürettiği ürünü diğer avrupa ve dünya ülkelerinde savunarak en büyük olmasını sağlamışlar. Erkekleri ciddi paralar harcayarak bulundukları ülke yönetimlerinden adam satın almış veya kendi adamlarını yerleştirmişler, kadınları ise bulundukları ülkelerdeki hem zengin iş adamlarının hemde ülke yönetiminde bulunan insanların metres ve sevgili olarak onların gizli bilgilerini deşifre etmişlerdir.

Sanayi devriminden sonra şehirlerde dönen ciddi paralar ve çoğalan savaşlar sayesinde birbirlerini her ülkede kollayıp zamanla kurdukları firmalar dünyanın en büyük firmaları olmuş ve bu firmaların hepsinin kazancının bir kısmını büyük israil devletini kurmak ve onu her zaman güçlü kılmak için israilde iş yapmasalar bile vergi olarak vermektedirler. Birçoğumuz bunu bilmektede. Örneğin Cocacola'nın gelirinin bir kısmını israile verdiği yıllarca söylenegelmiş ama Cocacola tarafından bu hiçbir zaman yalanlanmamıştır. Yazının başında da dediğim gibi en önemli ibadetleri "istihbaharattır". Önemli yada önemsiz her konu hakkındaki bilgileri toplarlar ve gerekli makamlarına iletirler. Bugün önemsiz gibi görünsede bu bilgiler 10-20 veya 50 yıl sonra her an işlerine yarayabilir. Örneğin bugün köyde çoban olan bir gencin yaptığı kötü işleri bile eğer o köyde o olayı gören bir yahudi varsa bunu muhakkak rapor etmektedir. Çünki birgün bu çoban büyüyüp zengin olduğunda yada belediye başkanı, başbakan olduğunda bir yahudinin işine köstek olmaya kalkarsa daha önceden bu önemsiz gibi görülen istihbarat bilgileri gün yüzüne çıkarılır ve o kişi aleyhine caydırıcı olarak kullanılır. Bunun en önemli örneği Antalya'da yaşandı.

Demem o ki bu Cocacola, Omo, Nestle vs. gibi firmalar nasıl Yahudilik için her alanda hizmet ediyorlarsa bunun bir örneğide internet dünyasındada var olduğu bir gerçektir. Önemli bir noktaya dikkat etmenizi öneririm. Bir firma çok kısa sürelerde çok büyük paralar ve önem kazanıyorsa bilinki arkasında bir yahudi desteği bulunmaktadır.

İşte amaçların için her türlü istihbaharat bilgisini kolayca nasıl toplarsın. Tabiki insanlardan isteyerek. Bugün Facebook, Google gibi yahudi kuruluşu internet sitelerinin hemen hemen hepsi istihbaharat için çalışmaktalar. İnsanların her türlü bilgilerini burada bulabilmekteler. Hergün insanlar ne arıyor, hergün hangi siteleri geziyor, hangi ürünleri inceliyor, kimlerler sohbet edip mailleşiyor. Bunları sizi hiç zorlamadan bu sitelerden çok rahatça öğrenebiliyorlar.

İşte sırasıyla dünya çapında en önemli Yahudi kuruluşu ve hizmetkarı siteler (ufak bir not: Bu siteleri kullanmak zorunda kalıyorsanız hiçbir zaman gerçek bilgilerinizi vermeyiniz ;

1 - Google:


google-yahudi-web-sitesi


Kurucuları; Sergey Brin ve Lawrence Page'tir. İkisininde kökeni Rusya yahudisi olan bu iki arkadaş Eylül 1998 tarihinde kurmuşlardır. Sitelerini kurmak için parasal desteğe ihtiyaçları bulunmuş ve para için Sun Microsystems sahibi ve Alman yahudisi olan Andy Bechtolsheim'ten 100.000 dolarlık destek almışlardır. Bugün dünyanın tüm ülkelerinde o ülkeye özgün arama hizmeti vermektedirler ve her bulundukları ülkede en çok kullanılan arama motorudur, çin hariç. Bir arama motoru ile sadece aramak istediğin şeyi bulmazsın aynı zamanda senin en çok neci olduğunun bilgilerini bu siteye verirsin. Sen hergün Taliban'la ilgili yazıları arıyorsan, senin İsrail düşmanın olduğun anlaşılmaktadır. Bu tür kimsenin aklına bile getirmeyeceği işlemlerde dilenirse kullanmaktadırlar. Kimse yok koskoca google yaparmı hiç yada sanane adamlardan ne isterlese yaparlar demesin. Çünkü ancak birgün can yandığında pişman olunuyor maalesef.

Türk Alternatifi: Maalesef yok!. Arama motoru alanı çok zor bir alandır. Herkes cesaret edemez daha doğrusu beceremez. Türk arama motorumuz maalesef henüz yok. Var olduğunu söyleyenler gördüğüm kadarıyla ya başka bir arama motorunu kullanarak arama yapıp sonuçları kendi sitelerinde gösteriyorlar yada ilk Türk arama motoru olan arama.com gibi sadece el ile eklenebilen dizin halinde faaliyet gösterebiliyorlar.

Diğer Alternatifi: Yandex.com.tr - Türk olmasa da yahudi olmayan ve Türkiye'de ciddi vergiler vererek ülkemiz özel hizmetler sunan arama motoru Yandex arama motoru olarak tavsiyemdir.

2- Facebook:


Facebook yahudi web sitesi
Kurucusu; Mark Zuckerberg'dir. Kendisi Yahudidir. 2002 yılında facebook.com'u kurmuştur. Önceleri üniversitelileri deşifre ederken 2006 yılında tüm dünyaya açılmış ve şuanda 1.2 milyar civarı (26/07/14) üyesi bulunmaktadır. Bu üyelerin büyük çoğunluğu annesine babasına bile söylemediği kişisel her türlü bilgilerini dahi burada rahatça yayınlamaktadır. Fotoğraflarını ve videolarını koymaktadır.

Bu site çok uzun zamandır fotoğraflarınızdaki yüzleri inceleyip bu yüzden sizi veya fotoğraftaki diğer kişileri tespit edebilen bir yazılım üzerinde çalışmaktadır. Hatta bu konuda çalışan bir firmayı 2012 yılında satın almıştı. Ne gibi bir faydası var bu özelliğin derseniz. Yüklediğiniz fotoğraflarınızdaki kişileri fotoğraf ne kadar kötü olursa olsun siz seçmeden otomatik etiketleyebiliyor yada size etiketlemeniz için bu kişi şu kişi hadi etiketle diyor. Ne kadar güzel bir özellik değil mi?

Evet fişlenmek için çok güzel bir özellik. Nasıl mı? En kolay anlayacağınız dilden söyleyeyim. Sen bir İsrail düşmanısın ve bir gün İsrail konsolosluğuna molotof atıp kaçtınnn ama çevrede bulunan bir güvenlik kamerası yüzünü görüntüledi. Şimdi sen facebook üyesisin ve daha önceden silmiş olsan bile sana ait bir fotoğraf eklemiştin facebook'a, ama bu fotoğraflar sen silsen de facebook arşivinden silinmiyor. İncelemek isterseniz facebook'a herhangi bir fotoğraf yükleyin, sonra bu fotoğrafın direk linkini resme sağ tıklayıp resmin url'sini kopyalayıp seçip yeni bir sekmede açın. Sonra bu fotoğrafı silin, ardından bu yeni sekmede açtığınız fotoğrafa sayfayı yenileyek bakın bakalım fotoğraf halen ulaşılabilir durumda mı?, hatta tam emin olmak isterseniz, başka bir bilgisayar üzerinden bu fotoğrafı açmayı deneyin. Sonuç, fotoğraf halen facebook üzerinden ve silinmemiş. İşte bu İsrailliler bu güvenlik kamerasındaki yüzü facebook'a atıyor, facebook'a bu yüz tanıma teknolojisi sayesinde hooop çat diye bu yüz ile eşleşen fotoğrafın sahibini tek seferde buluyorlar. Yani kısaca kendi elinle kendini ele veriyorsun.

O yüzden tekrar hatırlatıyorum, eğer mecbur değilseniz gerçek adınızı, gerçek fotoğrafınızı, gerçek doğum bilgilerinizi bu tür hiçbir siteye vermeyiniz.

Türk Alternatifleri: Bu konuda %100 Türk sosyal ağ sitesi isimli yazımı okuyabilirsiniz.

[caption id="attachment_3489" align="alignnone" width="452"]Mark Zuckerberg'in düğünü Mark Zuckerberg'in düğünü[/caption]

 

3- Microsoft:





Kurucusu: Bill Gates ve Paul Allen'dir. Bill Gates'in daha önceki araştırmalarımda yahudi olduğunu görmüştüm ama daha sonra edindiğim bilgilerle kendisinin yahudi olmadığını tam net değil, bazı kaynaklar kendisinin yahudi olduğunu söylemesine rağmen bazı kaynaklar ise aile soy ağacının 1700'lere kadar uzandığını ve yahudi olmadığını söylüor. O yüzden kendisi net bir yahudidir diyemiyorum. Fakat Bill Gates 2005 yılında bir televizyon programında ateistlikle inançlı arası olan agnostik denilen bir kişi olduğunu açıklamış.

Diğer kurucusu olan Paul Allen ise bir yahudidir. Firmayı kurduktan bir kaç sene sonra kansere yakalanması üzerine 1983 yılında firmadan istifa ederek ayrılmış. Fakat her ne kadar firma kurucusu olmasa da kuruluşundan beri bu ikilinin en yakınlarında yer alan ve firma kuruluşundan kısa bir süre sonra o da bu firmanın bir parçası olan Steve Ballmer ise yahudidir. Ballmer 2009-2014 yıllarında firmanın yöneticiliğinide yapmış ve Bill Gates ile birlikte yaklaşık 18 milyar dolar serveti ile dünyanın en zenginleri listesinde yer almaktadır.

1975 yılında kurulan bu firma hemen hemen herkesin kullandığı Windows işletim sistemi ile bilgisayarlarda geniş bir kullanıma sahiptir. Ayrıca Hotmail, Outlook, Live messenger ve Skype ile de online yazışma alanında 650 milyon kullanıcıları bulunmaktadır. Xbox oyun konsolu ile oyun piyasasını Playstation'un elinden almış, Microsoft games ile de ateistik figürlerin bolca yer aldığı dünya çapında bol ödüllü Age Of Empires serisini yayınlamıştır.

Türk Alternatifi:

Diğer Alternatifler:

4 - Twitter


Twitter yahudi web sitesi

Twitter 2006 yılında Jack Dorsey, Noah Glass, Evan Williams, Edward Cramer, ve Biz Stone tarafından kuruldu. En tanınmış kurucuları Jack Dorsey ve Biz Stone'dur. Twitter dünya da toplumsal olaylarda en çok kullanılan kışkırtıcı mecra olarak bilinmektedir. Son bir kaç sene de olan ülke içi karışıklıklarda (Tunus, Mısır, Ukrayna, Türkiye) fitil genelde Twitter'dan ateşlenmiş ve yönetilmiştir. Bu konu hakkında daha önceden bir yazı yazmıştım, Twitter ülkeleri karıştıran bir ajan mı? isimli yazımı okumadan geçmeyiniz.

Kurucularından en popüler olanları incelediğimizde Jack Dorsey'in hristiyan kökenli olduğu görülmekte,amcasi katolik rahibiymiş. Noah Glass hakkında tam bir bilgi yok ama ismi orta doğudan geldiği ortada Noah (Nuh) ama yahudi mi değil mi henüz bir bilgi bulamadım. Diğer kurucusu Edward Cramer hakkında pek bir yazı yok.

Kurucular arasında yahudi izine Evan Williams ve Biz Stone ile rastlıyoruz. En zengin ve popüler olan kişisi olan Biz Stone (Christopher Isaac Stone) hakkında bir noktada yahudi olduğundan bahsedilmekte. Top 10 yahudi twittercılar isimli bir yazı derlemesinde Biz Stone'a da yer verilmiş. Evan Willams ise bu kaynakta (Google Translate çevirisi) sanırım yahudi müzesine katkı mı ne yapıyor İngilizce bilmediğim için tam anlayamadım. Sizlerden bilen varsa çevirisini yaparsa sevinirim.

Biz Stone'un yahudi olduğunun söylenmesi ve ülke siyasetlerinde bu kadar etkin rol alması Twitter'ın katıksız yahudi işaretleri taşıdığının göstergesidir.

Türk alternatifi: Ahsar.com


Twitter'ın Türk alternatifi sitesidir. Kelimesi Osmanlıca'da hafif anlamına gelmektedir. Yani küçük paylaşımı çağrıştırmaktadır. Ortaya çıkalı henüz 4 ay olmasına rağmen tasarımında sürekli geliştirmeler yapmakta ve şu anda Türkiye'nin en çok ziyaret edilen 2000 sitesi arasında yer aldı ve hızla yükselmekte. Görülen o ki bu hızla büyümeye devam ederse bir kaç sene içerisinde Türkiye'nin en çok ziyaret alan ilk 100 sitesi içerisine girmesi kaçınılmaz. Bence sizlerde geç olmadan Ahsar profilinizi alın. Benim Ahsar profilimi takip etmek isterseniz @ikoc nikini takip etmelisiniz.

5 - Apple


Apple yahudi web sitesi

Apple bildiğiniz üzere neredeyse herkes tarafından iphone ile tanındı, ama ilk bilgisayar üreticilerindendir. Xerox'dan mause'u çalarak kişisel bir bilgisayarda ilk kullanandır. Ayrıca ilk görüntülü işletim sistemini Bill Gates'e yazdırırken bir kazık yemiş ve dos ekrandan sonra ilk görüntülü işletim sistemi MacOs olacacakken Windows olmuştur.

Bu firmanın kurucuları Steve Jobs, Steve Wozniak ve Ronald Wayne'dir.

Steve Jobs çok çirkef ve çalkantılı bir geçmişe sahip olduğu için en tanınmış kurucu olmuştur. Kendisi aynı zamanda Apple'dan kovulduktan sonra şu anda çok tanınmış Pixar'ı kurmuştur. Pixar daha sonra katıksız illuminatici olarak tanınan çocukların beyinlerini yıkayan Disney'e satılmıştır. Steve Jobs'un hayatı kadar soyuda bir bilmecedir. En bilinen geçmişi Suriyeli Müslüman bir ailenin oğlu olup sonra Amerika-İsviçreli bir aileye evlatlık gittiğidir. Apple'un sloganı olan Think Different aynı zamanda museviliğinde çokça kullandığı bir slogan olmuştur. Steve Jobs kendisinin ateist olduğunu çokça konuşmalarında söylemiştir. Eğer ki annesi babası müslüman bile olsa bir çocuğu evlatlık vermenin en acı sonucu bu olsa gerek.

Steve Jobs ve Wozniak meşhur bir yahudi müzisyen olan Bob Dylan fanatiğiydi (kaynak 4. madde). Onu örnek alıyorlardı.

Steve Wozniak ise kökeni Polonyaya dayanmaktadır. Araştırmalarım sonucunda yahudi olmadığını gösteren bir bilgi yok sadece iki sitede yahudi olduğunu söyleyen notlar gördüm.

Firmanın ilk pazarlama müdürü ve ekip arkadaşlarına gelicek olursak Polonyalı yahudi olan Joanna Hoffman ilk pazarlama müdürüdür ve yanında çalışan bazı yahudi ekip üyeleride mevcuttur.

Türk alternatifi: Böyle kalitede maalesef henüz yok ama kısmi olarak Türk alternatifleri mevcut.

  • Vestel Venüs - Vestel tarafından %52'si tamamen Türkiye'de üreten ve işlemci, ram, ekran kartı gibi geri kalanı bölümleri ise ithal edilen ciddi manada Türk telefonu markası bilincini ilk oluşturan firma ve telefondur. Ülkemizde şöyle yanlış bir algı var. Bir ürünün demirinden, plastiğine, camından tozuna herşey Türkiye'de üretilmiyorsa %100 Türk değildir diye bir algı var maalesef. Ama hiçbir firma hiçbir ürününü tamamen %100 kendisi üretemez. Örneğin; İşlemci, bugün dünya da 4-5 ülke dışında kimse işlemci üretemiyor, Almanya'nın, İngiltere'nin bile işlemcisi üretimi yok. Ama bazı akıllılar sırf işlemcisi burada üretilmiyor diye telefonun Türk telefonu olamayacağını söyleyip telefona çamur atıyorlar. Kore'li diye övünülen Samsung bile üretiminin neredeyse tamamını Çin'de yapıyor. Apple gene aynı. Vestel ülkemiz için bir işe ciddi manada el altmış, emek vermiş bize de ona destek vermek düşer. Çünkü bugün büyük firmalara rakip olacak bir telefon henüz üretemiyor olabilir ama birşeyler yapması bile kendisi yıllar içinde geliştirip en iyi markalar arasına adını yazdırabilir. Mesela şöyle önemli bir örnekle kıyaslarsak çok daha mantıklı anlayacaksınız. Japon elektronik üreticileri ile birlikte dünyanın en önemli elektrikli eşya üreticileri Avrupa'dadır (daydı). Philips, Grundig, AEG, Bosh, Telefunken gibi markalar dünyanın televizyon ve beyaz eşyasında lider firmalardı. Ama şuan da önemsemediğimiz gibi ülkemizden Vestel, Arçelik, Beko gibi firmalar televizyon, buzdolabı, çamaşır makinası vs üretmeye başladığında da eminim birçok kişi alay etmiş olabilir. Ama artık Avrupa'da en çok satılan TV'ler, beyaz eşyalar bu Türk firmalarınındır. Hatta Grundig ve AEG Türk firmaları tarafından satın alınmış durumdadır. İşte bu durumun aynısı neden Telefon sektöründe de olmasın?

  • Trident cep telefonları mevcut. Duyduğum kadarıyla telefonlarının bazı kısımlarını Türkiye'de üretmekteymiş. Duyduğun kadarıyla hani şu uyduda bolca Yeşilçam filmi yayınlayıp hemen akabinde sürekli reklamları çıkan telefonlar varya, S6 vs. adlarla satıyorlar. Hah işte onları Trident Türkiye de üretiyormuş.

  • General Mobile - Türk firması Telpa tarafından aynı isimle Amerika'da kurulmuş üretimi Çinde yaptırılan bir telefondur.


6 - Youtube


Youtube yahudi web sitesi

Youtube'u 2005 yılında kuranlardan Chad Hurley, Steve Chen hakkında yahudi olduklarına dair bir ibare yok ama diğer kurucusu Susan Wojcicki yahudidir. Aynı zamanda kız kardeşi Anne Wojcicki gene yahudi kuruluşu Google sahiplerinden yahudi Sergey Brin ile evli. Firmanın kurucuları arasında bir de eski Paypal çalışanı Bangladeş asıllı Almanya doğumlu Müslüman Jawed Karim'de bulunmaktadır. Siteye ilk videoyu Jawed Karim yüklemiştir.

2006 yılında yahudi internet firması Google tarafından satın alınmıştır.

Türk Alternatifleri:

Diğer alternatif: Dailymotion.com, fransızların dünya çapında meşhur video sitesi. Tabi fransızlarda da biraz pislik var malum.

7 - WhatsApp


WhatsApp yahudi websitesi

WhatsApp 2009 yılında eski Yahoo! çalışanları Jan Koum ve Brian Acton tarafından kurulmuştur. WhatsApp tam 5 yıl gibi kısa bir sürede kendisinden çok daha popüler ve kullanışlı mesajlaşma yazılımları (viber, tango, line, kakao vs.) olmasına rağmen kısıtlı özelliklerle ve ücretli olmasına rağmen ve sadece 50 civarında çalışanı olmasına rağmen 19 milyar $ değerine ulaşmıştır. Neredeyse bütün kurumlar bu kadar yüksek değere ulaşabilen bir firmayı binlerce çalışan ile seneler içinde anca getirebiliyorlar. Bunun arkasında bariz bir sebep yatmaktadır.

WhatsApp kurucularını incelediğimizde bunlardan Jan Koum Ukrayna'nın Aşkenaz dedikleri yahudilerinden olduğunu görüyoruz. Yani bu kadar hızlı yükseliş kendinden çok daha iyi kalitede rakipler olmasına rağmen oluyorsa %99 arkasında bir yahudi desteği vardır sorusu akıllara gelmeden olmuyor ve incelendiğinde de Jan Koum gibi hemen bir yahudi işi olduğu kolayca görülüyor.

WhatsApp bildiğiniz üzere 2014'ün başında 19 milyar $'a bir başka yahudi kuruluşu olan Facebook tarafından alınmış ve çalışanlarının tamamıda Facebook bünyesine geçmiştir.

Türk alternatifi: Maalesef henüz yok!.

Diğer alternatif: Line, bu uygulama GüneyKore yazılımıdır. WhatsApp'dan sonra en çok tercih edilen uygulamadır, ayrıca Viber'da mevcut, ülkemizde oldukça yaygın, firma geçtiğimiz aylarda Japon firması Rakuten tarafından satın alındı.

8 - Blogger


blogger

Blogger 1999 yılında Pyra Labs isimli firma sahipleri Evan Williams ve Meg Horihan tarafından kurulmuş internet günlüğü sitesidir. Evan Williams aynı zamanda Twitter kurucuları arasında yer almaktadır. Meg Horihan hakkında bir bilgiye rastlamadım ama Evan Williams'ın yahudi olabileceğine dair bu kaynakta bir video mevcut. İngilizcem olmadığı için anlayamadım ama Google translate çevirisine göre Yahudi müzesinin kuruluşuna yada kendisine bir katkı falan yaptığından bahsediyor sanırım. İngilizce bilenlar tarafından çevirilip bizlerle paylaşılırsa burada yayınlarız.

Site 2003 yılın da yahudi sitesi olan Google tarafından satın alınmıştır.

Türk alternatifi: blogcu.com

9 - Pinterest


Pinterest yahudi web sitesi

Ülkemizde pek fazla kullanılmasa da özellikle kadınlar arasında Pinterest çok popüler. Genellikle el işleri, tasarım ve yemekçilerin kullandığı bir site. Pinterest 2009 yılında Paul Sciarra, Evan Sharp, and Ben Silbermann tarafından kurulmuş bir sosyal ağ sitesidir.

Pinterest'te yahudi izlerine en önemli kurucusu Ben Silbermann ile rastlamaktayız. Adı zaten kendisi kolayca ele vermekte olup Silbermann soyadı yahudi soyadıdır. Yani Ben Silbermann yahudi olup Pinterest'in de yahudi kuruluşu bir site olduğu anlamına gelmektedir.

Alternatifi: Maalesef henüz yok!.

Diğer alternatifi: Bu tarz sosyal internet sitesi alanında bildiğim kadarıyla tek kendisi var.

10 - Friendfeed


Friendfeed yahudi web sitesi

Kurucuları hakkında henüz araştırmamı tamamlamadım. Ama Friendfeed sitesi 2009 yılında yahudi web sitesi olan Facebook tarafından satın alındı. Friendfeed'i dünyada en çok kullanan bir kaç ülkeden biriyiz. 2009'dan beri neredeyse hiç geliştirilmemiş olsada halen ciddi manada kullancısı bulunmaktadır.

Türk alternatifi: quup.com, birebir friendfeed koyası tasarımı ve özelliklerine sahiptir. Ekstra özelliği ise halihazırda takip etmediğiniz kaynaklardan da haberler alabiliyor olmanız.

11 - AOL (America OnLine) - Time Warner


[caption id="attachment_3504" align="alignnone" width="700"]Time Warner ve AOL logo geçmişi Time Warner ve AOL logo geçmişi[/caption]

Bildiğiniz üzere yahudiler kendilerini bazı simgelerle ifade etmeyi çok seviyorlar. Bulundukları her kurumda ve işte bu simgeleri koymayı atlamamaya çalışıyorlar. Bu durum ülkemizde illuminati olarak biliniyor. AOL, Amerika'nın en popüler habercilik portalı. Bir dönem @aol şeklindeki e-posta hizmeti ile de Hotmail ve Yahoo'dan sonra en popüler e-posta hizmetiydide.

AOL, kurulduğu yıl olan 1991'den 2006 yılına kadar logosu yahudilerin en çok kullandığı 2 simgeden birisi olan Mısır piramidini temsil eden üçgen şeklidir. Bu üçgen aynı zamanda israil bayrağında 2 adet karşılıklı üçgenin birleşiminin halidir. Ayrıca yahudilerin en çok kullandığı renk bayraklarında da yer alan mavidir. Ayrıca logonun ortasında bir oval bulunmakta. 2006'dan sonra değiştirdiği logosunda bu oval simgeyi yazının sonuna bir nokta koyarak değiştirmiştir.

AOL en popüler olduğu 2001 yılında hemen herkes tarafından katıksız yahudi kuruluşu olarak görülen bünyesinde çizgi filmlerin de beyin yıkayıcı figür ve illuminati simgelerine yer veren CartonNetwork kanalı ve WarnerBros çizgi film şirketi, Time dergisi, Fortune dergisi, People dergisi, CNN televizyonu ve HBO televizyonu gibi Amerika'nın en büyük haber ve normal televizyon kurumu ile basılı yayın gruplarının yer aldığı Time Warner tarafından satın alınmıştır. Ayrıca Time Warner'in 1990-1993 yıllarında yahudilerin en çok kullandığı 2 simgeden bir diğeri olan ağlayan göz simgesini logosunda kullanmış daha sonra dergisinde de kullandığı o çok bilinen standart yazısına bürünmüştür.

Türk alternatifi: mynet.com

12 - Oracle firması, Java ve OpenOfice


Oracle yahudi web sitesi

Dünyaca ünlü yazılım firması Oracle'ın sahibi Larry Ellison Rus kökenli Amerka yahudisidir. 2009 yılında dünyanın en zengin 4. kişisiydi. Oracle şu anda Database (veri depolama) alanında en çok tercih edilen yazılıma sahip ama bir diğer özelliği ise neredeyse son 20 yıldır Adobe Flash ile birlikte en çok kullanınan web yazılımı olan Java'yı bir başka yahudi kuruluşu firma olan SUN'u satın alarak eline almıştır. Ayrıca popüler olan ücretsiz ofis yazılımı olan OpenOffice de kensine geçmiştir.

Türk alternatifi: Maalesef henüz yok!.

13 - Bloomberg


bloombergt-yahudi-haber-sitesi
Özellikle basılı medya, tv medyası ve internet medyası alanında olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren firmanın kurucusu ve Newyork belediye başkanı Michael Bloomberg Amerikalı yahudi iş adamıdır.
Ülkemizde de Habertürk'ün ortaklığı ile BloombergHT adı altında faaliyet göstermektedir.

Türk alternatifleri:

14 - Friendster


2002 yılında kurulan ve Hi5 ile birlikte dönemin en popüler sosyal ağı olan Friendster'in kurucusu ve bir zamanların meşhur internet tarayıcısı Netscape'in yazılımcısı Jonathan Abrams yahudidir.

Türk alternatifi: Yonja.com

Bonus: Diğer ünlü teknoloji şirketlerinden Yahudi olanlar


1 - Dell Bilgisayarları:


Yahudi kuruluşu firma Dell bilgisayar

Meşhur Dell bilgisayarlarının kurucusu ve sahibi olan Michael Dell bir yahudidir.

Türk alternatifleri:

  • Casper: Millet Casper'i her ne kadar sevmese de Türkiye'nin bence en değer verilmesi gereken bilgisayar üreticisidir. Diyeceksiniz ki üretmiyor topluyor. Zaten bütün firmalar üretmiyor topluyor. Dell, HP, IBM (ha o işlemci üretiyor), Apple Mac vs.

  • Aidata: Hatırladığım kadarıyla Mecidiyeköy dereboyu caddesinde küçük bir dükkandı. Şimdi oldukça iyi işler çıkarıyor.


2 - Tumblr


Tumblr yahudi websitesi

Tumblr yahudi mi dersek. Evet aslında Tumblr'u kuran David Karp Amerikalı bir yahudidir (kaynak 6. paragraf).

Fakat Tumblr geçen sene yahudi olmayan Yahoo! tarafından satın alınmıştır amaaa David Karp Yahoo! bünyesinde halen Tumblr'u bir Yahoo çalışanı olarak yönetmektedir. Bu yüzden Tumblr'a kuruluşunda yahudi bir web sitesidir, şuan da ise dolaylı yoldan yahudi websitesidir diyebiliriz.

3 - Roman Abramoviç


Roman Abramoviç Rusyalı yahudi iş adamı

Her ne kadar web siteleri ile alakalı olmasa da Chelsea futbol kulübünün sahibi olmasından dolayı oldukça tanınmış olan Rus iş adamı Roman Abramoviç yahudidir. Eğer araştırırsanız dünya da hangi ülkede olursa olsun zengin bir yahudi varsa büyük oranda soyu Rusya'ya dayanıyordur. Herkes tarafından düşmanları olarak görülse de Hitler, Stalin ve Lenin'in yahudi politikaları hakkında İnşallah bir yazı kaleme almayı düşünüyorum. Bu konuda bildiklerinizin bir çoğunun yanlış olduğunu göreceksiniz.

4 - İntel


intel-islemcileri

Kurucusu Amerikalı işadamı Gordon Earle Moore'dur. 1968 yılında Gordon E. Moore ve Robert Noyce çalıştıkları firmadan ayrılıp İntel'i kurmuştur. Bu firmayı kurmak için işten ayrıldıklarını duyan ve kendisi aynı firmadan istifa edip hemen onlara katılıp şirketin 3. çalışanı ve ilk CEO'su olan Andrew Grove 1936 Macaristan doğumlu Yahudidir. Çocuk yaşlarda 2. Dünya Savaşında Nazi soykırımından kurtulmuş ve 20'i yaşlarında 1956 Komünist Macaristan'daki komünizme karşı çıkan halk ayaklanması zamanın da ülkesini terkedip Amerika'ya yerleşmiş. Andrew Grove İntel'de tam 30 yıl çalışmış ve 1997 yılında Time dergisinin kapağını süslemiş. Halen İntel'in manevi yöneticiliğini ve danışmanlığını yapmakta.

2005-2008 yılları civarında Intel, Ortadoğu da bir üretim üssü kurmayı planlıyordu. Tam 5 milyar dolar civarında olacak bu yatırımı Türkiye'nin bölgedeki önemini ve gelecek vaadetmesini fark ederek Türkiye'ye İntel'in üretim üssü kurma konusunda anlaşmaya varılıyor" haberlerini okuyordum. Ama bir süre sonra bu anlaşmadan vazgeçilip Intel'in teknoloji üretim üssünü israile yapmaya karar verdiği haberlerini duyduk. Birşeyler olmuş ve bir anda İntel, yaptırımını en mantıklı yer olan Türkiye'den israile çevirmişti. Belkide yahudi ağababaları bu işe engel olmuştu, belki de Andrew Grove engel oldu bu işe.




Yahudi olduğu sanılan web siteleri


Bazı siteler ise bazı kişiler tarafından yahudi sanılmaktadır. Ama aslında bunlar Yahudi değildir. Fakat aralarında belki yahudi desteğini gizlice alanlar olabilir.

- Yahoo! yahudi web sitesi mi?


Yahoo! adından dolayı bazı kişiler tarafından Yahoo = Yahudi şeklinde algılanmaktadır. Ama Yahoo Tayvan'lı Jerry Yang ve Amerika'lı David Filo tarafından 1994 yılında yapılmış ve 1995 yılında kurulmuştur. Yahoo diye bir kelime aslen yoktur. Kurucuları adının kolay ve akılda kalıcı olması için bir kaç şeyin birleşimini bir araya getirip Yahoo ismini koymuşlardır. Kendilerine göre Yahoo kelimesi Kabasaba anlamına gelmekteymiş ve sayelerin de dünya dil literatürüne de böyle geçmiş durumda. Arapça'da ise Yahudi'nin okunuşları arasında Yahood varmış ama bu kurum çok şükür ki yahudi kuruluşu değil.

Bana göre bir diğer kanıtı ise yahudiler, yahudi olmayan kurumları neredeyse tüm görsel ve basılı medya ellerinde olduğu için bu yayın organlarında yer vermeme ve itibarsızlaştırma onların en çok başvurdukları yoldur. Bu sebeple Yahoo dikkat ederseniz internet kullanıcıları arasında çok bahsedilmesine rağmen teknoloji haberlerinde neredeyse hiç rastlanmaz. Bu firma bir zamanların hem portal, hem arama motoru, hem mail, hem bazı ücretsiz hizmetler alanında dünya lideriyken bana göre yahudi kurumları tarafından itibarsızlaştırılmıştır. Şimdi dünyanın sıradan firmalarından biri haline bürünmek üzere.

Yahoo yahudi kuruluşu web sitesi değildir.

- Yandex yahudi web sitesi mi?


Yandex (Яндекс) 1997 yılında Rus kökenli Kazakistan vatandaşı Arkady Volozh tarafından kurulmuş Rus arama motorudur. Ülkemizde de bize özel hizmetler sunarak, ülkemize değer vererek faaliyet göstermektedir. Yandex Rusya dışında Türkiye'nin yanı sıra diğer Asya Türki devletleri arasında çokça kullanılmakta ve oraya da anen Türkiye'de olduğu gibi hizmetler sunulmaktadır.

Kısacası Yandex yahudi kuruluşu web sitesi değildir.




Sizlerde Yahudi olduğunu bildiğiniz siteleri burada paylaşın


Bunlar gibi dünya çapında yoğunca kullanılan birçok site Yahudi kuruluşudur. Bu siteleri kullanmayın demiyorum ama kendi kişisel bilgilerinizi, ülkenizin özelini bu sitelerde dağıtmayın ve elinizden geldiğince bu sitelerden uzak durmaya çalışın. Sizlerinde bildiğiniz dünya çapında kullanılan sahibi Yahudi olan siteleri yorumlarda belirtebilirsiniz.