-->
Browsing Category " internet "

Türk.net 1 Aylık İnternet Kullanım Detayı

Kategori:
-
Arkadaşlar buradaki yazımda da bahsettiğim gibi zorlu bir geçiş süreci sonucunda 04 Aralık 2017 itibariyle Türk.net kullanmaya başlamıştım. İlk deneyimlerimi yine o yazıda paylaşmıştım. Aradan geçen 1 aylık süreç içerisinde nelerle karşılaştım bu yazıda da ona değinmek istiyorum.

Daha önceden Vodafone ADSL 50 GB AKN kotalı internet kullanırken hızım 16 Mbit'di. Hızım bu kadar olmasına rağmen 50 GB kota genellikle ilk hafta doluyor ve hızım 3 Mbit'e düşüyordu. Geri kalan 20-25 günlük süreyi ise hep 3 Mbit olarak kullanmak zorunda kalıyordum. Türk.net'e geçince resmen At yerine Eşeğe talim ediyormuşum yeni farkettim. Tüm ay boyunca 35Mbit kotasız internet kullanmak çok güzel bir duyguymuş, ay boyunca kota sınırı derdi olmadan, hız düşümü olmadan rahat rahat internetimi kullandım.

Son 1 aylık internet kullanım detayım aşağıdaki gibidir:



Tabloda da göreceğiniz üzere Tam 437.35 GB download 16.13 GB upload yapmışım.

Bu kadar süre içerisinde Türk.net ile ne gibi sıkıntılarım oldu kısaca değinirsem. Öncelikle geçen ay 2 defa internet kesintisi yaşadım. İlk kesintim 7 Aralıkta oldu ve 1 saat sürdü. Türk.net müşteri hizmetlerini aradığım da oto yanıt sisteminde bölgenizde genel bir internet bakımı var uyarısı aldım. 1 saat sonunda internetim geri geldi. İkinci olarak yaklaşık 1 hafta önce yine internetim kesildi o da sanırım 1 saat kadar sürdü. Onun dışında bir kesinti yaşamadım. Ha Vodafone ADSL kullanırken böyle bir sorun yaşadın mı diye sorarsanız, bir ay içerisinde böyle bir sorun yaşadım. Daha doğrusu 2 yıllık taahhütüm içerisinde toplasan 3 yada 4 defa anca internet kesintisi yaşamışımdır. Şimdilik 1 ayda 2 internet kesintisi beni bir miktar endişelendirdi. Umarım daha sonraki aylarda da böyle bir sorun yaşamam.

Diğer bir nokta ise hızın 35 Mbit olduğunu sürekli söylüyorlar ama hız 33 Mbit. Bölgemde alt yapım 98 Mbit internet hızını almaya müsait. Fakat Türk.net sanki 33 Mbit'e sınırlamış olmalı ki daha üstüne çıkmıyor. Ama sevindirici yanı ise altına da neredeyse hiç düşmüyor. Sabit yüksek hızda internet alıyorum

Sizlerde ADSL aboneliğinizi Türk.net'e taşımak isterseniz hemen referans linkime tıklayın.

Ev İnternetimi Türknet'e Taşıma Hikayem

Kategori:
-
İnternet kanımıza öyle bir işlemiş ki, internetle de olmuyor, internetsiz de olmuyor, televizyondan daha büyük bir hastalık. 1 saat kesinti yaşansın sanki yaşamıyormuşuz, hayat son bulmuş gibi hisseder olduk. Ülkemiz de internet sağlayıcılığını, küçük bir azınlığı gruba katmazsak sadece Türktelekom tarafından yapılmakta. Diğer hizmet sağlayıcıları Superonline, Kablonet, Vodafone.net ve Turknet yeni yapılan yada ana kablo hattı üzerinde olan çok daireli bina yada sitelere hizmet vermekteler. Onda da çoğunlukla o site yada bina toplu şekilde ortak karar alıp o firmalardan birisine geçerlerse.

Aslında Türktelekom dahil tüm kendi hatı üzerinden internet hizmeti sunan firmalar yaklaşık 100Mbit hıza kadar hizmet veriyorlar. Türktelekom yüksek hızda interneti hemen her yer kendi erişebildiği için bayaa pahalıya veriyor, diğer firmalar ise az sayıdaki müşterilerine namı yürüsün diye Telekom'dan oldukça ucuza veriyorlar. Eğer diğer İSS firmalarının kendi alt yapısı üzerinde değilseniz Türktelekom'a yada onun alt yapısını kullanarak satılan hizmetlere mahkumsunuz. Ben de bunlardan birisiyim.

2004 yılından bu yan evim de neredeyse her zaman internet oldu. Tabi aradan geçen 14 yıl içerisinde Türktelekom'a mahkum kalmadık, hangi firma iyi fiyat, iyi kampanya verdi ise (Ttnet, Superonline, Biri net, Dsmartnet, Vodafone net vs.) onları gezip durduk. Son olarak Vodafone'un 50 GB AKN'li 16Mbit (49 TL) paketini kullanıyordum. 2 yıllık sözleşmem bitmesine 2 ay kala diğer tüm hizmet sunan paketleri uzun uzuya inceledim ve Turk.net'te karar kıldım.

Neden TÜRK.NET'i Seçtim?


Bildiğiniz üzere geçtiğimiz 2017 Mayıs ayın da BTK geceleri AKN'yi kaldırdı ve 2019 1 Ocak itibariyle de gündüz gece farketmeksizin kalkmış olacak. Bu karar öncesine kadar firmalar fiyat anlamında kıyasıya rekabet yapıyordu. Örneğin doların 2 TL olduğu dönemlerde de ortalama bir ADSL fiyatı 50 TL civarı idi dolar 4 TL'yi gördüğü zamanlarda da. Ama AKN kaldırılacağı haberi gelmesi ile İSS'ler birden bire çok yüksek zamlar yapmaya başladılar. Şuan da ideal bir ADSL hizmeti 80 TL'leri görmüş durumda ve paket özelliklerine göre hem de AKN'li 200 TL'yi aşan paketler bile var. İşte burada fiyat avantajı noktasın da TÜRK.NET ön plana çıkıyor. 60 TL'ye 35 MBİT VDSL (yani ADSL +) hızında internet veriyor ve aynı zamanda sabit telefon hattı verip 1000 DK'de her yöne ücretsiz konuşma veriyor. Siz kullanmasanız da eski alışkanlıkları seven anne, baba yada başka bir büyüğünüz doya doya konuşabilir.



Türk.net 35 Mbit hız veriyor ama bunun yanın da bir de AKN'yi de kaldırarak ayrıca gönülleri fethediyor. Ben kaç senedir 16 Mbit 50 GB AKN'li paketi kullandıktan sonra şuan da Tam 11. günü geri de bıraktım ve 35 MBİT internet hızını sürekli almanın ne kadar büyük bir keyif olduğunu farkettim. Aşağıda 11 gündür kullanım detayımı görebilirsiniz.


Türk.net Speedtest İnternet Hız Testi Videosu


Türk.net'e geçince ilk işlerimden birisi uygulama marketinden Speedtest uygulamasını indirip hız testleri yapmak oldu. Son 11 gündür aklıma estikçe test yapıp durdum. Aldığım internet hızı değerleri hemen hep aynı seviye de 33 Mbit civarı. Aşağıdaki videodan son yaptığım hız testini izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=BdG4Nn7RPUU

Türk.net'e Taşınma Sürecim Nasıl İşledi?


Öncelikle şu aşamada çok zorlandığımı söylemeliyim. Her mahallede bir kaç cadde üzerinde Türktelekom'un port dağıtım kutuları mevcuttur. Her internet hattı için 1 port kullanılıyor. Bu aşama da eğer o dağıtım kutusun da tüm portlar dolu ise yeni başvuru yapıldığın da ya Telekom'un oraya yeni bir boş port switch'i takmasını bekleyeceksiniz, bu da aylar alabilir, ya da hali hazır da hizmet aldığınız portu başkasına kaptırmadan var olan aboneliğinizi yeni geçeceğiniz yere kaydırıp portu kaptırmamak olmalı.

Bu aşama da ilk önce Türk.net'i arayıp geçiş işlemleri hakkında biraz bilgi almak istedim. Türk.net temsilcisi hemen bizim bir kampanyamız var, sizi bize transfer ediyoruz 200 TL'ye kadar başka yere imzaladığınız taahütü bozun biz karşılıyoruz dedi. Ama benim böyle bir transfer yaptığım takdir de Vodafone'dan 24 aylık süreçte aldığım indirim yaklaşık 700 TL'yi bulduğu için 500 TL zarar etmeme neden olacaktı. Ben de temsilciye durumu izah ettim, temsilci şöyle bir öneri de bulundu eğer portu kaptırırsak işimiz zor olabilir, siz en geç sözlemenizin bitimine 15 gün kala bize evraklarınızı gönderin işleme başlayalım, böylece sözleşmeniz biter bitmez bizden hizmet almaya başlarsınız dedi.

Ardından hali hazırda hizmet aldığım Vodafone.net'i aradım. Onlara sözleşmemin son ayında 15 gün kala başka bir yere geçsem ceza yermiyim diye sordum, temsilci sanırım beni kaptırmamak için ceza yiyebilirsiniz diye gözümü korkuttu. Bunun akabinde çeşitli forumlardan konu hakkında soru sordum ve gelen cevaplardan birisinde yine böyle vodafone ile sözleşmesi olan bir arkadaş sözleşmesinin son ayı içerisinde Türk.net'e geçmiş ve kendisine herhangi bir sözleşme ihlal cezası gelmemiş. Ben yine de işimi sağlama alayım diye sözleşmemin son gününe kadar bekledim ve maalesef hata ettim.

Sözleşmem bitmeden önce Türk.net'in internet sitesine girip başvuru formunu doldurdum. İşlem sonucunda mail adresime PDF formatında bir sözleşme formu geldi, bunu yazıcıdan çıkartıp gerekli yerlere isim, adsl numaram gibi bilgileri yazıp imzaladım, yanına bir de nüfus fotokopisi ekleyip firmanın belirttiği adrese ücretsiz kargo ile gönderdim. Vodafone ile sözleşmem 15 Kasım'da bittiği için evraklarımın işleme tam olarak 15 Kasım'da alınması talimatını verdim. Ondan sonraki süreç aşağıdaki maddeler halinde gerçekleşti.

  1. Sözleşmem bitmeden 21 gün önce (24 Ekim) Türk.net sitesinden online olarak ön başvurumu yaptım.

  2. Mail adresime gelen sözleyi imzalayıp gerekli bilgilerini girdim ve kimlik fotokopim ile birlikte paketleyip kargoya verilmek üzere hazırladım.

  3. Kargoya 6 gün sonra verebildim ama kargoya verdiğimin ertesi günü firmaya ulaştı ve hemen işleme alındı. Yanlız firmanın kötü bir noktası var burada, gönderdiğiniz evrağın kargo parasını ödemezseniz kargonuzu kabul etmiyorlar, geri geliyor. Çok yanlız bir durum bence.

  4. Evrak işleme girer girmez Türk.net beni aradı. Ben onlara biraz önce yukarıda bahsettiğim sebeplerden dolayı evraklarımın 15 Kasım'da işleme alınmasını söyledim (Keşke hemen deseymişim :(   )

  5. İşte bundan sonra zorlu bir süreç başladı, müşteri temsilcisi ortalama 6 gün içerisinde başvurularımız sonuçlanıyor dese de benim öyle olmadı. Tam 20 gün sürdü.

  6. Bu 20 gün de 4 yada 5 defa Türk.net müşteri hizmetlerini aradım. Her seferin de başvurunuz yapılmış, evraklarınız Türktelekom'a gönderilmiş aktivasyon bekleniyor diyip durdular. Bu laflarından başka hiçbirşey söylememeleri beni çıldırttı adeta. Hatta bu süreç içerisinde bir de bilöf yapayım dedim ve başvurumu iptal etmek istiyorum dememe rağmen yine yemedi. En son 18. gün temsilcilerden birisini fena fırçalayıp, bu işlerin cahili olmadığımı bana süreçle ilgili ne sıkıntı var ise adam akıllı söylecek birisi ile görüştürmesini istedim. Dedi tamam sizi yetkili sorumlumuz ile görüştürmek için bir talep alayım, sizi arayacaklar dedi, cumartesi günüydü. Pazartesi beni arayacağını belirtti ben de talebi onaylayıp kapattım.

  7. 20. gün yani Pazartesi günü sabah içim de bugün internet bağlanacak sanırım diye bir his ile uyandım ve işe gittim, sabah 9:45 gibi bir sms geldi ve internet hizmetiniz tamamlanmıştır, falanca şifre ve isimle internetinizi kullanabilirsiniz diye SMS geldi. Ben müdürünüzle görüşmek istiyorum çıkışı üzerine beni oyalamak için koftiden bir SMS gönderdiler diye düşünürken kontrol ettim hakkakten internetim bağlanmış.

  8. Adamlar o kadar köpürürken bir an da tüm sinirim geçti ve 20. gün sonun da internetimizi kullanmaya başladık. İlk yaptığım işlerden birincisi telefona Speedtest uygulamasını kurup hakikaten 35 Mbit hız veriyorlar mı diye kontrol etmek oldu. Sonuç videosu için yukarıdaki videoyu izlemeyi unutmayın.


Şuan da 11 gündür Türk.net kullanıyorum, bu sürede 2. gün 20-30 dk internetim gitti geldi, onun dışın da ne hız performansın da ne de bağlantı kopması gibi aksi bir durum yaşamadım Allah'a çok şükür. Yanlız internet hizmetini 4 Aralık'ta almaya başlamama rağmen 1 Aralık gibi gösteriyorlar, umarım ay sonun daki fatura da o ilk 3 günü düşerler.

Şimdilik çok şükür iyi gidiyoruz, eğer başka sıkıntılar yaşarsam, bu yazının altına ekleme yaparım yada durumun büyüklüğüne göre yeni bir konu yazarım. Ama sizler aklınıza taklılan sorular olursa yorumlar da sormayı unutmayın.

Sözleşme Feshi Hakkında Yeni Çıkan Kanun!


Bu arada bu ay yeni bir kanun çıktı yada çıkmıştı da ben yeni okudum. Artık sözleşmenin son ayında ister mobil hattınızı, ister ev internetinizi ya da benzeri taahhüt verilen herhangi bir abonelik işleminde sözleşmenin bittiği son ayda sözleşme bozulması olmadan istediğiniz yere hizmetinizi taşıyabiliyorsunuz. Bu yeni çıkan kanun çerçevesin de bu işlemden hiçbir sözleşme bozma cezası yemiyorsunuz. Bu kanun 1 ay önce çıkaydı çok güzel olacaktı, bize böyle maceralı bir transfer süreci yaşattı :)

Son Olarak TÜRK.NET Arkadaşını Getir Kampanyası Hakkında Bilgi:


Türk.net'te şöyle bir kampanya daha var, arkadaşınız size referans olursa hem siz ilk ay ücretsiz kullanıyorsunuz hem de size referans olan kişi 1 ay ücretsiz kullanım hakkı kazanıyor. Ben de siz değerli okuyucularım için Türk.net referans linkimi konu içindeki linklere ekledim, bilginize.

Sizde Türk.net sitesine giderek verdiği bu hizmeti bir inceleyin derim.

Geleceği Karanlık, Tefecilik ve Dolandırıcılık Sistemi "Bitcoin"

Kategori:
-
2009 yılı başın da Satoshi Nakamoto (takma adı olabilir) isimli bir Japon tarafından kurulmuş elektrik para (maden) birimi olan Bitcoin halen geleceği hakkın da ciddi soru işaretleri barındırarak kullanılmaya devam ediyor.



Bitcoin ilk piyasaya sürüldüğü 2009 başların da birkaç Cent değere sahipti. 27 $'a 5000 Bitcoin almak mümkündü. 3 yıl sonra, yani 2012 başların da değeri 5 $'a kadar yükselmiş ve 22 ay boyunca yükselişini sürdürmüştür. Ama zaman Ekim 2013'e gelince 200 $'a çıkan para ne olduysa yaklaşık bir ay da değerini 5,5'a katlayıp 1.112 $ a yükselmiş. Daha sonra ise 14 ay boyunca düşüş göstermiş ve neredeyse 5 kat değer kaybederek 1 Ocak 2015 yılın da 217 $'a kadar düşmüştür. 9 ay boyunca yatay seyredip 240 $ ortalam ile geçirmiş ve birileri kimlere ne söz verdiyse Microsoft, Ebay vs. gibi şirketlerin ardı ardına Bitcoin ile satış yapacaklarını bildirmeye başladılar. Bundan sonra Bitcoin sürekli yükseliş eğimi göstererek yaklaşık 20 ay durdurulamayan bir yükselişle 12 Haziran 2017'de 2998 $ değere ulaşarak zirveyi görmüş.

Ama tekrar bocalamaya başlayıp 12 Haziran'dan sonra neredeyse 1 hafta da değerini %32 kaybedip 2000 $'a kadar düşüşmüş.

Bitcoin'i tasarlayan Satoshi, 21 Milyon Bitcoin üretilecek şekil de sınırlandırmış. Günde ortalama 2Bin Bitcoin üretilmeye devam etmekte ve 1 Temmuz 2017 itibariyle 16 Milyon 400Bin kadar Bitcoin üretilmiş durum da. Buradan çıkaracağımız varsayımla 6 yıl (1 Temmuz 2023 civarı) kadar sonra 21 Milyon Bitcoin üretimi tamamlanmış olacak. Günümüz (1 Temmuz 2017) de üretilmiş Bitcoin 16.400.000 x 2400 $ değeri ile = 39.360.000.000 $ (39 milyar dolar) değere sahip ve Bitcoin finansörleri tüm Bitcoin'ler üretildiğin de 12 Trilyon dolar toplam hacme ulaşacağını iddia ediyor, yani buradan hareketle 1 Bitcoin 570Bin $ değere ulaşacağını iddia ediyorlar. 1 Bitcoin ile bir insan, fabrika bile kuracak diyor kısacası.

Bitcoin madencisi denilen kişiler gelişmiş bilgisayarlar ile en başta güçlü ekran kartlarına sahip bilgisayarlar ile 24 saat işlem yaptırarak ayda 1 Bitcoin üretmeye çalışıyorlar. Bir nevi eskilerin Altın'a Hücum mantığı ile şuan da herkez binlerce dolar masraf ederek ayda 1 Bitcoin ve daha fazlası için canla başla çabalıyorlar.

Bitcoin bir devlet kontrolü olmadan piyasa da tutunmaya çalışıyor. Madem devlet kontrolü yok, bağımsız ve özgür. Neden böyle sürekli düşüp, yükseliyor. Bitcoin her an manipüle etmeyle sürekli düşüp, yükseliyor.

Webrazzi'nin geçen sene yayınladığı Bitcoin Zenginleri isimli bir yazıyı incelediğiniz de Bitcoin kurucularının yada ilk zamanlar da kullananların arasın da pek zengin olanların olmadığını, büyük kısmının daha sonra da Bitcoin kullanmaya başlayanların arasından çıktığını göreceksiniz.

Yani bir parası çok olan kişi Bitcoin satın almadan önce, parasını konuşturarak bir kaç kötüleyici haber yaptırıp 1 hafta da Bitcoin'in değerini geçen ay olduğu gibi %32 düşürüp sonra parasını Bitcoin'e yatırıp zirve de satarak kısa süre de milyarder olabilir.

Örneğin; Amerikan Dolar'ını bir ekonomi uzmanı takip ettiğin de FED'in yapacağı bir faiz bildirimi açıklaması ya da aylık yayınlanan üretim raporundan paranın ne kadar düşüp yükseleceğini ya da neden paranın düşüp yükseldiğini merak eden birinin gene bu tür haberleri okuyarak az çok paranın düşüp yükselme nedenini öğrenebilir.

Ama iş Bitcoin'e geldiğin de değerini net belirleyen bir nokta yok, Bitcoin hızlı düşmeye başladığın da neye göre bu kadar düştü yada yükseldi bunu belirleyici bir ekonomik açıklama bulamıyorsunuz. Yani sessiz sedasız bir an da yükseliyor, bir an düşüyor. Bu da insanın aklına birileri tarafından manipüle edildiği kuşkusunu fazlasıyla getiriyor.

Bir de her ülkede Bitcoin fiyatları ayrı ayrı işlem görüyor. Örneğin Çin Bitcoin borsasın da 1 bitcoin 2600 $ iken Türkiye borsasın da 2400 $ civarın da seyredebiliyor. Yani ara da 200 $'a yakın değer dalgalanması oluyor. Örneğin Bayram sebebiyle insanlar tatilde olduğu için Türkiye de çok değer kaybeden Bitcoin, bu kez biraz fazla alım satım oldumu, piyasadaki arz, talep yüzünden bir an da en değerli olan ülke halini alabiliyor.

Yazıya İlave: Mesela bugün (16 Ocak 2018) Çin ve Güney Kore, Bitcoin ile alakalı olumsuz açıklamalar yapmasının ardından piyasa büyük oranda düştü. Aşağıdaki tabloda 1 saatte genel Coin'lerin % ne kadar düştüğünü görürsünüz. Böyle düşüşler ancak iflas eden şirket hisselerinde görebilirsiniz. (Tablo doviz.com sitesinden alınmıştır)



Kısacası Bağımsız para birimi ama en ufak iyi ya da kötü bir açıklamaya çok bağımlı bir para birimi.

Bana en çok eskilerin söylediği, bizlerin de Yeşilçam sinemaların dan ve eskiyi anlatan gazete-tv haberlerin den bildiğimiz Banker Kastelli ve tayfasını andırıyor. Onlar karşılığı olmayan paraları toplayıp, toplayıp karşılığın da bir sürü faiz (haram para) vereceklerini söyleyerek insanlar dan binlerce lira topladılar, işin sonun da hiçbir yatırım yapmadıkları için para kazanan bir sistemleri yoktu ve paranın son damlasına gelindiğinde verecek bir para olmayınca iflas bayrağını çekmişlerdi.

Bitcoin de aynı faiz gibi, büyük oran da devletten gizli olmaya çalışarak iş yapan kara para dünyasının en çok kullandığı para türü. Çünkü A şahsı 1 kilo eroin için B şahsından ödemeyi Bitcoin ile alıyor. C şahsı D şahsından Suriye'deki Daeş terör örgütü adına Bitcoin ile ödeme yaparak silah satın alıyor yada Afganistan da esrar üretip satarken devlet takibine takılmamak için ödemeleri Bitcoin ile alıyor. İstediği borsa da kısım kısım satıp nakit olarak hesabına çekiyor yada karşılığın da gene kirli bir işte ödeme yapmak için elinde tutuyor.

Bu Bitcoin'de işin sonu geldiğin de bir an da 1990'ların sonundaki .com balonu gibi tepeden tepe taklak inip gene parası az olan kişilerin elinde patlayacak gibi duruyor.

Çünkü bir gün Amerika'nın yada benzer birkaç kara iş çevirmekle meşhur ülkenin Afganistan'daki haşhaş üretiminden vazgeçeceği gün gelecek yada bir müddet Daeş ve benzeri bir örgütle uğraşmaya ara verecek. O zaman ne olacak peki? Şimdiye kadar Deepweb dünyasın da kara işler için (eroin, silah kaçakçılığı, yasak ticaret gibi) ses çıkarmıyan ülkeler bir an da diyecekler ki tüm terör örgütleri ve mafyalar artık yasa dışı işleri Bitcoin ile yapıyor. Bu yüzden BM'ye bir teklif sunarak tüm bankalara Bitcoin kullanmayı yasakladıkların da olacak tek şey şu 1 milyon Bitcoin'nin bile olsa sattıktan sonra paraya çevirip hesabına aktaramayacağın için 5 para etmez hale gelecek.

Çok değil 6 bilemedin 10 sene sonra, değerinin en zirve yaptığı zaman dan az biraz sonra, işin ağa babaları ekmeğini yiyip, kaymağını sürdükten hemen sonra ilk onlar çekilip kendilerini garanti altına alıp darbeyi alt tabakaya vuracaklar. Geçmişte sürekli olduğu gibi (Bkz 2001 ekonomik krizinde akşamdan paralarını garanti altına alıp sabah doların tavan yaptığı gibi)

Wikipedia Güvenilir Bir Kaynak Mı?

Kategori:
-

Wikipedia'nın sloganı "Herkesin katkıda bulunabildiği Özgür Ansiklopedi". Ama acaba ne kadar özgür?



Wikipedia'ya Üyelik ve Yazı Yayınlatma


Birisi Wikipedia'da bir yazı yazmak istediğin de ücretsiz hemen kayıt olup bir konu hakkında yazı ekleyip yayınlatabiliyor. Wikipedia'nın yazdığınız yazıların yayınlanması için üyeler arasın da bir hiyeraşi sistemi var. Yeni üye birisinde eski tecrübeli birisine kadar kademe kademe seviyelere sahip olunuyor. Yeni üye birisi bir konu hakkında yazdığı yazı önce kendisinde yüksek kademeli birisi tarafından yazısının incelenmesi gerekiyor. Yazıyı ekleyen kişi yazıyı bir kaynağa dayandırması gerekiyor. Örneğin bir kitap, bir araştırma yazısı, bir haber yazısı yada başka bir sitede yazılmış yazıyı kaynak gösteriyor. Fakat yazıyı oradan olduğu gibi almak zorunda değil, oralardan yazıyı kendi yorumuyla tekrardan düzenleyebiliyor yazabiliyor. Yazıyı denetleyen bir üst yetkili yazar, yazının bu belirtilen kaynaklarla örtüşüp örtüşmediğini denetleyip uygun bulursa onaylıyor ve yazı yayınlanıyor.

Okuyucuların yazılara itiraz edip, farklı bilgilerle ekletme yada yanlış olan yerleri kaldırma hakkı var. İtiraz eden kişi de Wikipedia'ya üye olup nereler yanlış ise onları kaldırıp doğru olduğunu söylediği bilgiyi kaynaklarıyla ekleyip yine denetime göndertiyor. Yine üst seviyedeki başka bir yazar bu itirazı inceleyip uygun görürse itiraz edilen düzenleme yayınlanıyor, uygun görülmezse reddedebiliyor.

Üst seviyeli yazarlar ise dikkat ettiğim kadarıyla bir denetime tabi olmadan kendi ekledikleri yazıları kolayca onay gerektirmeden yayınlayabiliyorlar.


Wikipedia'da Nasıl Üst Seviyeli Yazar Olunur?


Wikipedia'da üst seviyeli yazar olmak aslında çok kolay. Sadece seviye atlayana kadar yazıları ince eleyip sık dokuyarak sağlam kaynaklara dayandırarak (Örneğin üniversite sitelerinde yayınlanmış makalelere, yada bir profesörün araştırma yazısına) önemsiz de olsa yazılar eklerseniz ve sizin üst seviyenizdeki yazarlar tarafından itiraz görmeden yazılarınız yayınlandıkça puanınız artacaktır. Belli bir puna ulaştıktan sonra geçmişte üst yazarlardan aldığınız olumlu puanlar yüzünden artık sizin yazılarınız daha kolay yayınlanmaya başlayacak, çünkü aldığınız puanlar sizi artık güvenilir kişi seviyesine çekecek ve böylece bu adam yanlış yapmaz yayınla gitsin mantığı ile yazılarınız yayınlanmaya başlayacaktır.

Wikipedia'da Yayınlanan Yazılar Ne Kadar Güvenlidir?


İncelenen yazıyı denetleme karşı tarafının bilgisi dahilinde kontrol edilebiliyor. Sonuçta o an yazıyı denetleyen kişi bir akademisyen seviyesinde olacak değil elbet. Tecrübe kademesi yüksek ama yazılan yazı hakkında bir bilgi sahibi değilse yazıyı ekleyenin verdiği kaynaklara aldanarak doğru sanılan bir konuyu yanlış bir biçim de yayınlatabilir.

Fizik üzerine yazının denetlenmesi bir fizik profesörü tarafından denetleniyor mu? Matematik üzerine yazılan yazının denetlenmesi matematik hocası tarafından mı yapılıyor? Ya da dini konu hakkında yazılan yazı o dinin alimi tarafından mı inceleniyor acaba? Bana göre hayır.

Örneğin; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) hakkında açılan sayfaya bakarsak bunun bir İslam dini üzerine diyanet görevlisi tarafından denetlenmediği çok açık. Çünkü önemli kişiler aldıkları ünvanlar ve insanlar tarafından gördüğü değer hali sıfatları belirtilerek isimleri yazılmak zorundadır.

Eğer biz Türk Matematik dehası Profesör Doktor Cahit Arf gibi birisinin başarılarını görmezden gelip unvanlarını eklemeden Cahit Arf diye yazarsak hem onun ünvanlarını görmezden gelirsek hem o hocamıza haksızlık etmiş oluruz, hem de onun başarıları karşısında kendimizi ukala seviyesine düşürürüz. Eğer böyle değerli bir dehaya saygı göstermek ve değerini belirtmek istiyorsak ismi ile birlikte ünvanlarını da yazmak zorundayız, yani Cahit ARF değil de Prof. Dr. Cahit ARF yazmak zorundayız.

Ama Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hakkında yazılan sayfa görünüyor ki, O'na (S.A.V.)'e dikkat etmeyen yada karşıt görüşe sahip birisi tarafından yazılmış bir yazı gibi görünüyor ve yazıyı ekleyenin seviye puanı yüksek olduğu için de yazıyı istediği gibi onaylatıp yayınlatabiliyor.

Ayrıca kaynak gösterilen kaynaklar ne kadar doğru sayılabilir acaba? İnternette istediğimiz gibi birilerinin adına resmi web sitesi adı altında sahte siteler açabilmekteyiz, işte önemli bir düşünür yada profesörün adına sahte bir site açıp, sanki o yazmış gibi yazılar yazıp sonra da bunu geçerli kaynak olarak gösterip yazılarımızı sağlam kaynaktanmış gibi gösterip çok rahat yazı yayınlatabiliriz.

Yani Wikipedia'da yazılarınızın yayınlanması için gerçek bir kaynağa olmasını kim garanti edebilir, yazıyı denetleyen yazarın yazı hakkındaki bilgi seviyesini kim garanti edebilir?

Özellikle İslam dini hakkındaki yazılar da bir zıt görüşlü kişi misilleme olsun diye bile yazılar yayınlayabiliyor, itiraz edip kaldırmakta kolay olmuyor.

Bunu nasıl mı düşünüyorsunuz derseniz R10.net gibi internetin liseli seviyesinde yapılan ticaret konuların da açık açık wikipedia'da yazınız atıyorum 100 liraya, 200 liraya, 500 liraya linkli yayınlanır gibi ilanlara rastlayabilirsiniz.

Bu gibi ilanları insanların rahatça yayınlaması da gösteriyor ki Wikipedia'da bir seviyeye geldikten sonra hemen, hemen her yazı yayınlatılabiliyor demektir.

Ayrıca son Wikipedia engellemesinde de göründüğü üzere BTK terörist grupların asılsız yazıları Wikipedia'da çok rahat yayınladığını ve itiraz edilmesine rağmen Wikipedia'nın bunu kaldırmadığını gördük. Hatta Wikipedia itiraz edilen yazılar hakkında bir sorun görmüyoruz gibi dayanaksız açıklamalarda da bulundu.

Bu da gösteriyor ki ya Çin'in yaptığı gibi sadece uzman akademisyenler tarafından kendimiz yerli bir Wikipedia açacağız yada böyle usulsüzlüklere sözümüz bir Osmanlı gibi ciddiye alına kadar susup kalacağız ve içimizdeki cahillerle (Müslüman Türk düşmanları) uğraşıp duracağız.

SEO Nedir Ve SEO Nasıl Yapılır?

Kategori:
-
Seo yani İngilizce haliyle (Search Engine Optimization) kısaca arama motoru optimizasyon işlerine verilen bir isimdir. Web sayfalarının özellikle Google gibi arama motoru tarafından değerli bulunması ve ilk sayfalarda hatta en başta listelenmesi için yapılan çalışmalara denilir. İnsanlar belirli ve kısa anahtar kelimelerle arama motorunda sorgularına yanıt aldıkları sayfalara yönelirler. Peki SEO nedir, SEO nasıl yapılır ve arama motorları hangi kriterlere göre siteleri sıralamakta ve kullanıcıya sunmaktadırlar?



Seo bir iyileştirme çabası olarak tüm web sayfalarının sahip olmak istediği bir niteliktir. Arama hacimlerine ve trend olan sorgulara göre web sayfalarının şekillendirilmesi, içeriklerin zengin ve özgün olması ve site kodlamasındaki HTML unsurlarındaki tüm geliştirmeler seo kapsamında değerlendirilir. Günümüzde internet üzerinden seo optimizasyonu ve SEO nasıl yapılır konusunda birçok platform hizmet vermektedir. Ciddi anlamda SEO sürekli olarak üzerinde durulması ve yenilenmesi gereken bir unsurdur.

SEO İçin Neler Yapılabilir?

SEO yani arama motoru optimizasyonu oldukça gelişmiş yelpazede düşünülmelidir. Sadece anahtar kelimeler ve içeriklere odaklanarak SEO elde etmek kesinlikle mümkün değildir. Arama motorları için sitenizi anlaşılır bir hale getirmeniz bir bakıma seo çalışmalarının özetidir. Google gibi arama motorları değerli olarak algıladıkları ve özgün içeriği barındıran siteleri kendi bünyesinde sıralamaya tabi tutmaktadırlar. Bu kriterlere göre en çok ziyaretçi tutan ve en kaliteli içeriği barındıran web sayfaları daha şanslıdır. SEO nasıl yapılır konusunda değinirken bunula ilgili birkaç madde sıralayabiliriz.

ve taglarının kesinlikle dahil edilmesi ve site içeriğine uygun bir şekilde düzenlenmesi

  • Kullanıcı dostu işlevsel ve sade tasarım

  • Site tasarımının w3.org standardına %100 uygun olması

  • HTML kodu içerisinde

  • En fazla 1 ya da 2 tane etiketinin mutlaka kullanılması

  • Site içindeki resim adlarının içerikle uyumlu anahtar kelimeleri yansıtır olması ve kısa olması

  • Kullanılacak resimlerin hızlı yüklenecek küçük boyutta yer teşkil edecek olanlardan seçilmesi

  • Arama motorlarının resimleri tanıması ve indexlemesine yardımcı olmak amacıyla resimler için HTML koduyla tanımlamanın yapılması

  • Kaliteli ve özgün site yapısına ve içeriğine uygun ve de özgün makalelere sahip olmak

  • Sitenin içeriğinin sürekli güncellenmesi

  • Backlinkler sayesinde site trafiğinin arttırılması

  • Sosyal medya ve diğer platformlar için ikonlar ve linklerle sitenin desteklenmesi ve güçlendirilmesi

  • Sitede kullanılan linklerin kısa ve anlaşılır olması


Bu ve buna benzer birçok daha sayamadığımız unsurlar genel anlamda SEO nasıl yapılır sorusunu cevaplamaktadır.

Arama Motoru Nedir Örneklerle Açıklayalım

Kategori:
-
Sizlere makalemizde arama motoru hakkında bilgi vermek istiyorum. Arama motoru internet üzerinde yaptığımız aramaları bulmayan sağlayan mekanizmadır. Arama motorunu yapısal olarak biraz inceleyecek olursak 3 bileşenden oluştuğunu söylemek mümkündür. Bunlar, web motoru, kullanıcı arabirimi ve arama indeksidir.


Arama Motorlarının Tarihi


İlk arama motorunun ismi Archie’dir. Bu arama motoru Alan Emtage tarafından 1990 yılında kurulmuştur. Archie aranılan dosyaları bulmaya yönelik yapılmıştı. Popülerliği artan arama motorunun Jughead (Jonzy's Universal Gopher Hierarchy Excavation And Display) adıyla bir arama motoru daha kuruldu. Bu arama motoru da  Archie gibi dosyaları bulmaya yönelik yapılmıştı. İndex amacı ile Wandex kurulmuştur bunun devamında Aliweb adıyla kullanılan arama motorudur. Bu arama motoru web siteleri ile ilişkili olup web siteleri için yapılmıştır. JumpStation ilk defa arama motorlarında bir arayüz kullanabilen program olmuştur. Kısa cümlelerle anlattığım arama motorlarına 2000 li yıllara kadar büyük yatırım yapılmadı ve bu saymış olduğumuz web arama motorlarının üzerine kurulan oluşturulan arama motorları olsa da henüz bir yatırım olmamıştı. Kazancın ortaya çıkması 1998 de kurulan Google puanlama esasına dayanan kuralını satamamış ve geliştirmeye gitmiştir. Bu sayede Google araç çubuğu, gmail gibi hizmetleri de vermeye çalışan google büyük gelişme göstererek günümüzde ki halini almıştır.

Günümüz de arama motorları oldukça rekabet ve büyüme içerisindedirler. Bunların en önemlileri Google, Yandex, Bing  vb. gibi arama motorlarıdır. İnternet Kütüphanesinin çok geniş olduğunu düşünürsek aradığımız kelimenin karşılığını bulmak ve istediğimiz siteye ulaşmak zordur. İşte bu konu üzerinde yoğunlaşan arama motorları (Google, Yandex, Bing  vb.) yaptığımız aramaların karşılığını vermek için uğraşırlar. Bu ölçekte genişleyen arama motorları aranılan her kelimenin karşılığını vermek için uğraşırlar. Yapılan aramaların sizin istediğiniz sonuçları göstermesi bu arama motorlarının düzgün ve sonuç odaklı çalışmalarından kaynaklanıyor. Yeni ürünler, yeni çıkan haberler de sizlerin istediğiniz aramayı bulmanıza yardımcı olmasını sağlar. Sizde arama yaparken bu arama motorlarından faydalanıyorsunuz. İstediğiniz kaynağın ilk sıralarda olması sizce tesadüf mü tabi ki değil. Arama motorları sizlere aradığınız anahtar kelimelere uygun web sitelerini gitmenize yardımcı olur. Bu olayı şöyle açıklayabiliriz. Aramış olduğunuz anahtar kelimelere uygun web siteleri en çok tıklanan, özgün paylaşımları olan ve kendini en çok yenileyen web siteleridir. Web sitelerinin çok tıklanması o siteyi arama sonuçlarında üst sıralara çıkmasını sağlar. Çok tıklanan sitenin üst sıralarda olmasının bir amacı da o siteni aranan kelimelere karşılık vermesidir.

Kapanan İnternet Projeleri, Vine ve dahası

Kategori:
-
Twitter'ın bir zamanlar popüler 6 saniyelik kısa video paylaşım servisi vine.co 17 Ocak 2017 de kapanıyor. Alanında dünyanın ilk video servisi olan Vine 2012 haziran ayında  Tu Wei, Leo Noah Katz, Edison Collin, Salomon Yoram tarafından kurulmuş ama tam olarak yayın hayatına başlamadan Twitter tarafından satın alınmıştı. Yaklaşık 6 ay sonra Twitter tarafından 23 Ocak 2013 de resmi olarak yayın hayatına başlamış ve kısa sürede 200 Milyon kullanıcı sayısına ulaşmış bir sosyal video paylaşım servisi haline gelmişti. Özellikle komik video montajları ile ünlenen servis birçok Aykut Elmas, Cem Gelinoğlu gibi sinema filmi çeken bir çok oyuncunun piyasaya çıkmasına neden oldu. 2 yıllık piyasa liderliğinin ardından üyelerine para kazandıracak bir imkan susmayan servis instagram'ın da video paylaşım imkanı sanmasıyla bir anda önemli üyelerinin oraya kaymasına ve 1 yıl gibi kısa sürede tüm popülaritesini kaybetmesine neden oldu.



Daha önceden Yahoo, Google, Microsoft gibi devlerin yaptığı hataya düşen Twitter elinde ki bu değerli servisi kaçırmasına kar edebilecekken zarar ettiği bir servis haline geldi.

Eğer Twitter, Vine projesini ayrı bir site olarak değilde Twitter içine entegre yani tweet şeklinde çalışan bir video hizmeti olarak sunmuş olsaydı hem Twitter da etkileşimi daha çok artırıp yeni üye ve ziyaretçi kazanacaktı hem de Twitter'a video alt yapısını entegre ederek videolu reklamlar alıp para kazanmanın bir yolunu bulmuş olacaktı.

Büyük bir firmanın yeni kurduğu bir servisin tutması için ayrı bir site kurmak yerine muhakkak kendi için de olan bir yapı halinde piyasaya sürmesi gerekir. Böylece hem daha önce o servise üye olmuş kişilere yeni bir hizmet sunmuş olunur hem de sitenize daha önceden üye olmayanlara üye olması için bir bahane sunulmuş olunur.

Mesela Google, mail işine girip Gmal'i kurduğun da ayrı bir site üzerinden hizmet vermek yerine Google üzerine entegre biçim de sunmaya devam etmesi onu kısa sürede popüler yaptı. Yine Yahoo da video hizmeti sunmaya başladığın da YouTube gibi ayrı bir Domain ile başlamak yerine kendi için de video.yahoo.com şeklin de başlayarak kısa süre de YouTube den sonra neredeyse en popüler video hizmeti sunan alt yapı olmuştu.

Tabi illa kendi domain ve hizmetlerinin üzerinden mi bir hizmet sunmak gerekir?

Eğer yeni bir servise geçiyorsanız evet.

Ama daha önce den kurulmuş ve popüler bir hizmet satın aldıysanız burada da tam tersi geçerlidir.

Yani o popüler olan domain üzerinden devam etmek. Bunun başarılı örneklerine bakacak olursak Google YouTube'u satın aldıktan sonra insanların daha önceden aklına kazınmış aynı isimle devam ederek servisin başarısını gölgelemeden daha da artırmış oldu. Yine Yahoo da popüler olan Tumblr'ı satın aldığın da yine aynı ismi koruyarak kullanıcıların beğenerek bu servisi bildikleri adla kullanmaya devam etmelerini sağladı.

Eğer popüler olmuş bir hizmetin kendi adını değiştirmeye yada onu kaldırıp kendi sitesine entegre etmeye çalışanlardan Facebook messenger'i de örnek olarak verebiliriz. Facebook WhatsApp'ı satın aldıktan sonra insanları WhatsApp dan daha çok Facebook Messenger'e yönlendirmek için WhatsApp dan daha fazla özelliği Messenger'e getirdi, hatta Facebook'tan size atılan mesajlara bakmak için size Facebook Messenger'i kurma zorunluluğu getirmesine rağmen İnsanlar gene de WhatsApp ı terk etmeyerek daha da fazla kullanmaya devam etmiştir.

Kısaca kullanıcıyı ilk nerede yakalarsan oradan devam ettirmelisiniz, aksi takdirde ürkütür kaçırırsınız.

 

Güzel, Kaliteli Web Hosting Firması Önerisi

Kategori:
-
İnternet sitesi kurmak artık işi teknoloji firması olsun, tarım firması olsun her firmanın yapması gereken bir girişimdir. İlla bir web sitesi olması için teknoloji firması olmanıza gerek yok. İnternet sitesi kurmak ise öncelikle bir domain (alan adı), bir de hosting (sitenizin barınma alanı) gerektirir. Sitenizi kurmadan önce muhakkak güzel bir alan adını seçmenize ve iyi, kaliteli bir web hosting firmasını belirlemenize ihtiyaç vardır.

Alan Adının (Domain) Önemi:


Alan adı, sizin yapmak istediğiniz işe en uygun kelimeleri içeren ve kolay akıl da kalan kelime ya da kelimelerden oluşması gerekmektedir. İlla şirket adınız olmak zorun da değildir. İnternette popüler olmuş, yüksek cirolar kazanan firmaların domainlerini incelediğiniz de büyük kısmının şirket alan adı ile değil yaptığı işe hitap eden alan adlarını seçmelerinden dolayıdır.

Örneğin; Yeşilırmak Motor, 1997 yılın da kurulmuş eski bir motosiklet servis ve yedek parça hizmeti veren firmalardandır. 2013 yılına kadar bir lokal dükkana sahip tamirhaneden hizmet vererek ancak bulunduğu yer ve birkaç çevre ilçesine hizmet verebilmekte iken daha iyi kazançlar elde edebilmek için, tüm Türkiye'ye motosiklet yedek parçası satabilmek için 2013 yılında internetten hizmet vermeye karar verdi.

Firma, internetten yedek parça satabilmek için firma adını içeren bir alan adı ile işe başlamış olsaydı, başladığı yerden ancak bir kaç adım ileriye gidebilecekti. Onun yerine herkese hitap eden, akıl da kalan bir isim olan ve tam motosiklet sektörüne hitap eden alan adı olan motosikletparcalari.com.tr alan adını seçerek alanın da Türkiye'nin sayılı firmalarından birisi haline geldi. Buradaki başarısı %50 firma kalitesi, %50 alan adının insanlara hitap ettiği, arama motorların da avantaj sağladığı, bulması rahat, akıl da kalması kolay olmasına bağlı. Bu yüzden sizler de öncelikle site kurarken tam sizin işinize hitap eden alan adını seçmeniz gerekmekte.

Alan adın da diğer önemli husus ise, alan adınızın uzantısını seçmek. Sektör de insanların bildiği sadece 3 adet alan adı uzantısı mevcut.

  1. siteniz.com - En önemlisidir, muhakkak isim seçerken bu uzantıyı tercih ediniz.

  2. siteniz.com.tr - Eğer .com dolu ise son çare olarak insanların ikinci en bildiği uzantıdır.

  3. siteniz.net - Eğer diğer 2 alan adı dolu ise, alan adının doğrudan sitenizi yukarı çıkaracak kelimeye ihtiyaç duyacağı için son çare .net uzantısını seçmenizdir.


Eğer bu 3 uzantı dolu ise boşuna diğer uzantılar ile macera aramayın, ne kadar çabalarsanız çabalayın, görülen o ki sonu hüsranla bitiyor.

Web Hosting Firmasının Önemi:


İnternette o kadar çok hosting firması satan yer var ki, bunların büyük kısmı sizi üzecek firmalardan oluşuyor. Hosting de en önemli husus firmanın kullandığı serverlerin kendisine ait olmasıdır. Çünkü piyasa da bir hosting sağlayıcı firmalar var, bir de bilgisayarları başka hosting sağlayıcılarından kiralayan bayi hosting firmaları var.

Bayi hosting firmalarını web sitelerinden ayırt etmeniz oldukça zordur. Bu yüzden sadece deneme yanılma ya da tavsiye üzerine hosting firmalarının hangi kalite de hizmet verdiklerini anlayabilirsiniz. Bayi hosting firmalarının büyük kısmı kiralık serverlerini daha ucuza geldiği için yurtdışı firmalarından almaktadır. Bu yüzden de siteniz de bir sorun çıktığın da siz bayi hosting şikayet formu gönderirsiniz, o da sizden gelen şikayet formu basit değilse yurt dışından hizmet aldığı firmaya göndererek sorunun çözümünü 2 katı zamana çıkarır.

2004 yılından beri, yerli yabancı bir çok hosting firmasından kendim için ya da başkaları için hosting paketleri satın alıp kullandım. En çok yaşadığım sorun, siteniz ilk başlar da fazla dolu değilken fark edemiyorsunuz ama bir müddet sonra siteniz dolmaya başlayınca sürekli server yavaşlamaları ve sık sık sitenizin kapanarak sitenize ulaşılamamasıdır. 2004 yılından bu yana geçen süre de hatırladığım hizmet aldığım firma sayısı 6'dır. Bunları da iyice araştıra araştıra aldığım halde 1 tanesi hariç hepsinin sonu hüsranla bitti. Şu ana kadar hizmet aldığım hosting firmalarından sadece Turhost.com firmasından memnun kaldım. Şuan da 4 yılıma girdim hala beni mutsuz edecek derece de bir sorun yaşamadım.

Sizlere Turhost'u şiddetle tavsiye etmekteyim.



Firmanın 4 yıllık süreçte bilgisayarları hep üst düzeydeydi, performans kaybı yaşatmadılar. Ayrıca çok anlayışlı satış temsilcileri var, herkeze sanki tanıdıkları birisiymişsiniz gibi yakın ve çözüm odaklı çalışıyorlar. 2014 yılın da askere giderken kendilerine mesaj attım, askere gideceğim ve 1 yıl ödeme yapamayacağım, bunun yerine siteme sponsor olun, linkinizi ya da reklamınızı ekleyeyim dedim. Cevaplarında herhangi bir sponsorluğa gerek yok, teskere tarihinizden sonraki aya kadar hostinginizi ücretsiz olarak kullanmaya devam edebilirsiniz oldu ve benden bu süreçte ücret almadılar.

Bir başka arkadaşa web hosting hizmetini gene Turhost'dan aldık ve siparişi tamamladıktan sonra firmadan hizmet alan birisi başkasına referans olursa %20 para hediyesi olduğuna dair bir ibare gördüm ve kendilerine bundan haberim yoktu, siparişten sonra farkettim, bu konuda yardımcı olurmusunuz, sağolsunlar işlem geçmiş olmasına rağmen yine de referansı kabul ederek bu satıştan komisyon verdiler.

Dediğim gibi 13 yıllık hosting maceram da son 4 yıldır Turhost'dayım ve hosting hizmetimden çok memnunum.

Sizler de Web Hosting hizmetinizi ve Alan Adınızı Turhost'dan alın derim.

E-Ticaret Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

-
Teknolojinin ilerlemesi ile hayatımız gün geçtikçe internet üzerinden yürümeye başlıyor. Mobil bankacılık, e-fatura gibi işlerin yanı sıra E-Ticarette sanal ortamda kullandığımız bir uygulama. E-Ticaret, istenilen her şeyin sanal ortamda satın alınması anlamına gelir. İnternette her şeyin satılması mümkün. Biraz pazarlama becerisi ve sunum ile satışlarınızı sanal ortamda satabilirsiniz. E-Ticareti kullanabilmek için, bir kullanıcı adınız ve satacağınız ürünü sunmak istediğiniz alan gerekmektedir. Ve tabiî ki para transferini gerçekleştireceğiniz bir sistem gerekiyor. E-Ticaret ve normal ticareti kıyaslamak neredeyse mümkün değil. E-Ticaretin bir sınırı yok. Sunduğunuz ürünü çok geniş bir kitle ile paylaşabilirsiniz. Saniyeler içinde ürün satabilir ve gelir elde edebilirsiniz. Normal ticarette ise bu durumlar için biraz sabır gerekiyor. Çünkü ulaşabildiğiniz kitle kısıtlı kalıyor.

e-ticaret-sitesi-yazilimi

Peki, e-ticaretin faydaları nelerdir? Öncelikle zaman sınırı olmadan 7/24 hizmet sunulabilir bir ortamdır. Herşey net bir şekilde ifade edilip, bilgiler akıcı olduğundan tereddüt etmeden satın alınabilir. Haliyle zaman açısından da tasarruf sağlanır. İstenilen ne varsa geniş bir yelpazede sunulduğundan, seçenek fazladır. Artık her işletme hemen hemen e-ticaret kullanıyor ve bundan dolayı rekabet var. Haliyle düşük fiyata satın alma gerçekleştirebilirsiniz. Tedarikçi içinde kolay bir ortamdır E-Ticaret. Stok takibi açısından sanal ortamda takibatını kolayca yapabilir. E-ticaret sitesi için en güzel taraf ise, alıcı nerde olursa olsun alışveriş yapabilir.

Bu da zaman tasarrufu demektir. Normalde bir ürün satın alınacağı zaman, fiyat araştırması yapmak yorucu oluyor. Ama E-Ticarette böyle bir durum söz konusu değil. İstediği ürünün birçok fiyatı hemen karşısına çıkıyor. Ve daha önce bu ürünü kullanmış kişiler tarafından yazılmış yorumları okuyarak daha kaliteli bir düşünce oluşuyor. Satıcı için ise yaptığı normal ticaretin yanı sıra E-Ticarette yaptığından satacağı ürün geniş bir müşteri kitlesine yayılıyor. Her ürünü elinde tutmak yerine, istenilen talebe göre hareket ediyor. Kendi reklamını daha çok kişiye duyuruyor ve her saniye yeni bir müşteri bulma imkanı yükseliyor. Sadece internetten satış sitesi ile yapıyorsa da dükkan kirası, personel maliyetleri gibi birçok ücretten muaf oluyor.

Peki genel kanı olarak E-Ticarette doğru bilinen yanlışlar nelerdir ?


İnternetten alınan çoğu ürünün gelmesi olduğundan daha uzun sürer. Sipariş edilen siteye göre bu durum değişiklik gösterse de, ürünün temini, kargolanması, kargoya verilmesi, ulaşım ve teslimat gibi birçok aşamadan oluşuyor. Ayrıca iade ya da iptal süreçlerini de unutmamak gerekiyor. Ürün satın aldığınızda ödeme yaptığınızdan, iptal edilmesi zaman alabiliyor. İade içinde bu durum geçerli. İnternetten alışveriş için en önemli husus, alışveriş yapılacak sitenin güvenilirliği. Nasıl bir firma, kaç yıllık bir ticaret geçmişi var ve alışveriş yapan kitle sayısı gibi önemli hususlar var. Kaliteli hiçbir firmada sorun yaşanılmaz. Çok nadiren talihsizlikle olabilir.

Bunun da iade sürecini unutmamak gerekiyor. Aldığınız ürünün garanti belgesini mutlaka kontrol etmeniz gerekmektedir. Sonrasında temin etmeniz ve o arada herhangi bir sorun ile karşılaşmanız, sıkıntı yaşamanıza sebep olacaktır. İndirim yazısı herkese cazip gelen bir kelimedir. Ancak bu durum bazen hayal kırıklığı ile sonuçlanabiliyor. İndirimde ya da ucuz diye alınan bir ürünün kalitesiz olması, sonrasında yaşayacağınız sıkıntılı bir iade süreci ve E-Ticarete olan güvensizliği doğurabilir. E-Ticaret ya da herhangi bir yerdenaldığınız üründe bir sorun ya da memnuniyetsizlik yaşıyorsanız, mutlaka 6 yada 14 gün içerisinde geri iade edilmesi gerektiğinin unutulmaması gerek.

Opencart İle Eticaret Sitesi Kurmak İçin Tavsiyeler

Kategori:
-
İnternetten eticaret yazılımları ile satış yaparak sadece bulunduğunuz yere değil tüm Türkiye'ye hatta tüm Dünya'ya ürünlerinizi satabilirsiniz. Ama siz sadece ürününüz den ve onu müşterilerinize tanıtmaktan alıyorsanız, ama internet yönünde hangi yazılımı, sunucuyu tercih edeceğinizi bilmiyorsanız size fikrinizi bir nebze olsun netleştirecek bilgiler vermek istedim.

Opencart İle Eticaret Sitesi Kurmak İçin Tavsiyeler

  1. Sunucu mu Webhosting mi? : Eğer 500'den az ürün satacaksanız opencart sitenizi yayınlamak için bir sunucu kiralamanıza gerek yoktur, Web Hosting paketleri ile işinizi rahatça halledebilirsiniz. Tavsiyem Turhost, Nokta Hosting vs. gibi firmalar. Bunlardan yıllık 100 TL'lik bir paket ile çok rahat sitenizi yayınlayabilirsiniz. Fakat Webhosting paketleri sunucular da birden fazla sitelerin bir bilgisayar da yayınlandığı paketlerdir. Bu sunucuların özellikleri oldukça yüksek Ram, yüksek işlemci gücü ve SSD harddisk gibi çok performanslı yapılardadır. Sadece tek başınıza böyle bir sunucu kiralak isteseniz belki aylık 1000 TL'den fazla para verirsiniz. Ama böyle sunucular da çok fazla site bulunur ve her sitenin ayrı ziyaretçi sayısı olduğu için bu güçlü sunucular bazen çok ağır çalışabiliyorlar, ayrıca sitelerin sunucuyu yavaşlatmaması için anlık işlem sayısına kota getiriliyor. 500 ürüne kadar bu tür sunucular sizin sitenize de çok rahat yetiyor. Ama 500 üründen daha fazla ürün ekleyecekseniz anlış işlem sayısı aşırı artış göstereceği için sunucunuz aşırı yavaşlamakta. İşte 500 üründen sonra sanal sunucu ya da reseller paketlerine geçmeniz gerekmekte. Reseller fiyatları oldukça yüksek olmakta, bu yüzden başlangıç ta Sanal sunucu tercihi yapabilirsiniz. Sanal sunucular Webhosting'in gelişmiş versiyonudur. Burada tüm sitelerin ortak kullandığı bir bilgisayar yok, onun yerine bilgisayarda size ayrılmış ram ve işlemci gücü var, sizden başkasının sitesi bunu sömürmüyor. Ben şuan da sanal sunucu kullanıyorum ve yaklaşık 18 Bin ürün var ve oldukça iyi gidiyor çok şükür. Tahminimce 50 Bin ürüne kadar sorunsuz şekilde sanal sunucular işinizi fazlasıyla görecektir. Tabi ziyaretçi sayınız çok fazla olmaya başlarsa 40 Bin li rakamlar da bile yetmeyebilir.

  2. Opencart için çalışılacak kişi tavsiyeleri: Opencart için bu iş üzerine hizmet veren firmaları  ya da şahısları referans veremeyeceğim, çünkü piyasada bu işten anlayanlar çok yüksek ücretlerle çalışıyorlar. Düşük ücret alanlar ise örneğin Opencart Kurumsal gibi yerlerle çalışmayı tavsiye etmiyorum. Hem bilgi seviyeleri yeterli seviye de değil (belki ileri de değişir) hem de müşteriyi çekmek için olur olmadık vaatler verebiliyorlar. Ben taşıdım resmen rezil oldum. Sitem günlerce ulaşılamaz vaziyete geldi, bu sürede müşteriler siteme ulaşamadığı için ve satış yapmadığım için kaybettiğim paralarla o çok para isteyen kişilerden kolayca hizmet alabilirdim. Yetmezmiş gibi her ürünü eklerken elimle özenle eklediğim benzer ürünlerin hepsini bana sormadan silmiş, aklınca onları kaldırırsa site hızlanır diye. Elde patladı.

  3. Sadece satış yapacağım çok şey değiştirmeyeceğim diyorsanız: Eğer çok değişik özellikler olmayacaksa ve para sıkıntınız varsa kendi başına bir webhosting paketi satın alın, sadece temayı kurdur ve uygun düzenlemeleri yaptıracak birini bul ve uzun süre sitene kolay kolay dokunma. Seçeceğin temanın hem bilgisayarda hemde mobilde görünümünün iyi olmasına dikkat et. temalar için themeforest yada templatemonsterden bakabilirsin.

  4. Alternatif yollar: Eğer yıllık 1.500 TL ve daha fazla para verebiliyorsanız opencart dışı komple eticaret paketleri satan firmalar var onlarla çalışmanız daha ekonomik olur çünkü bir arıza çıktığında sorunu çözecek profesyonel ekipleri oluyor. Örneğin İdeasoft gibi, Ticimax, Bilginet gibi firmaları tercih edebilirsiniz, bunlar piyasa da küçük işletmelere en çok seçenek sunan bildiğim firmalar.


 

Sonuç olarak net tavsiyeler


Eğer neredeyse hiç sermayeniz yoksa, 3. madde de dediğim gibi az ürün ekleyecekseniz, sitenize tasarım ve işlev olarak uzun süre dokunmayacaksanız opencarttan da anlamıyorsanız o maddeyi uygulayın.

Ben bu işi profesyonel düşünüyorum ve paraya da kıyacağım diyorsanız ücretine bakmadan gerçek profesyonel opencart yazılımcılarıyla çalışın ve bir sorun çıktığın da hemen düzeltsin ve kafanız rahat olsun. Çünkü günlük 1.000 TL'den fazla kazanmaya başladığınız da artık günlük kaybedeğiniz paralar bir yılda ödeyeceğiz bu paralardan daha fazla olabiliyor.

Ama ben herşey de sorunlarımı çözülsünler, sıkıntı çıkmasın ve siteden de hiç anlamadığım için istediğimi yapsınlar, kredi kartı entegreleri, Türkiye kargo firmalarıyla entegreleri olsun, istediğim temayı tasarlatayım ve çok aşırı olmasa da beni sarsmayacak yıllık paralar ödeyeyim diyorsanız hiç ne opencarta bulaşın ne de prestashop, magento gibi ücretsiz eticaret yazılımlarına bulaşın. Gidin Ticimax, İdesoft, Bilginet gibi firmalara, onların Türkiye şartları için geliştirilmiş eticaret yazılımlarını kullanın, sizin istediğiniz özel site görünümü bir miktar ek para vererek tasarlatın ve piyasanın benzersiz sitesi olun, hem de siteniz de bir arıza geldiğin de yada sitenizin bir noktasında güncelleme yapmak istediğiniz de bir telefon yada e-posta ile sorununuza çözümler bulun.

Google Kullanıcısına Hizmet Yerine Parayı Seçti

Kategori:
-
Google ilk arama motoru dünyasına çıktığında bir vizyonu vardı, bu da insanları görsele boğmadan, reklama boğmadan aradığı şeye en kolay şekilde ulaştırmayı hedeflemesiydi. Neredeyse 10 yıldır bunu ter temiz yapıyordu, son 5 yıldırda fena sayılmadan yapıyordu. Aramalarını solda, reklamlarını da sağda gösteriyordu. Google'un kullanıcıya değer veren bu yönü onu Dünya da %95'lere varan oranda tercih edilen arama motoru yaptı.

Fakat acımasızca yeni bir kararla Google önce sadece sağ tarafta gösterdiği reklamlarını önce 1 adet olarak arama sonuçlarının üstüne de reklam ekledi, üstelik sağ taraftakinden çok daha belirgin şekilde. Bu zaman içinde 2, 3 olarak arttı. Son bir hamle ile sağ taraftaki reklamları tamamen kaldırıp arama sonuçlarının üstünde görünen reklam sayısını 4'e çıkardı. Böylece doğal yollarla Google'da 1. sıraya çıkmak artık hayal oldu, çünkü önünüzde artık 4 tane reklam var. En fazla 5. sıraya çıkabilirsiniz.

Bu yeni hamlesi Adwords kullananlara artı olarak etkisi elbet olacaktır ama çıkış noktası insanlara en doğru bilgiyi en düzgün şekilde önlerine iğrenç reklamları dayatmadan insanlara aradıklarını buldurmayı amaçlayan arama motorunun bu duruma gelmesi tamamen çakallıktır. Çünkü şuanda artık arama algoritmasını hiç geliştirmesine gerek yok çünkü tüm sonuçlarını para veren insanlara göre odaklıyor artık. O sebeple arama sonuçlarında çıkan kişinin pek bi önemi yok. İnsanlar zaten arama sonuçlarında ilk 3 sıradaki sitelere girip işlerini halletmeyi seviyorlar, 4. siteye bile nadiren giriyorlarken şimdi aramayı tepeye taşıyıp 4. siteyide ekleyerek seo ile yada doğal olarak bir yerlere gelen kişileri direk silip atıyor.

Aşağıdaki ekran resminde göreceğiniz gibi tatil diye arama yaptık, belki bizim amacımız sadece tatil kelimesinin ne anlama geldiğini öğrenmek ama Google illa da bana tatil satmaya çalışan sitelerin reklamları ile ekranımı dolduruyor. Dikkat ediyorsanız ekran resmini 1920x1080P ebatlarındaki bir monitörden aldım ve bu kadar büyük bir görüntü olmasına rağmen ekran da neredeyse tamamen reklam var, doğal sonuç yok. Reklam diyorum, çünki Google, Maps hizmetininde tekel olması için elinden geldiğince reklam etmeye çalışıyor. (Tam büyük halini görmek için görsele tıklayın)

Google Adwords reklamlarını 4e çıkardı

Bana göre Google artık arama yapan kullanıcılarını hiçbir şekilde umursamıyor, tek umursadığı para olmuş. Eskiden paradan çok kullanıcıya önem veren site, 1. kalemi direk silip attı. Eeee yapılan araştırmalarda gösteriyorki son 3-4 aydır Google'un dünyadaki payı %90'ın altına inmeye başlıyor. Bu gidişle çok değil 2 sene içinde %80 altını bile görecektir, o zaman ne yapacak Google?

TürkTelekom, Avea, TTnet ve Tivibu tek isim altında birleşiyor

Kategori:
-
Türk Telekom, Avea ve TTnet yıllardır ayrı mağazalar da faaliyet gösteren ve hep Türk Telekom'a ait şirketler. Bilmeyeniniz yoktur herhalde, son 2-3 yıldır Türk Telekom Grup Mağazaları adı altında tüm bu firmalar tek mağazalardan hizmet vermeye başlamışlardı. Bu yeni değişimin bir haberci gibiydi.

Bugün yapılacak basın toplantısında Türk Telekom , TTnet, Avea ve Tivibu tek isim altında birleşecekler. Yeni isim aldığım duyumlara göre yeni marka ismi sadece Türk Telekom olacak ve böylece tek marka üzerinden çok daha güçlü bir imaj çizilmesi sağlanacak. Bencede çok mantıklı bir karar sayılır. Ayrı markalara ayrı ayrı masraf etmek yerine tek markaya çalışıp tüm gücünü reklam yerine hizmetlere odaklayarak hem insanlara daha kaliteli ve ucuz hizmetler sunabilirsiniz hem de 3 ismi yerine tek ismi akıllara kolayca yerleştirebilirsiniz.

TürkTelekom, Avea, TTnet ve Tivibu tek isim altında birleşiyor

Umarım Türk Telekom'un bu hareketi internet ve tarife fiyatlarına olumlu oran da yansıyıp hem müşterilerini artırırlar hem de rakipleri Turkcell ile Vodafone iyi bir ders vermiş olurlar.

Yeni tabelalarını görenler olduğunu söyleyenler var. Tahminimce logolarında da değişime gidilecektir. Microsoft, Google, Facebook, Yahoo! gibi büyük firmalar yakın zaman da meteryal logo tasarımlarına geçtiler ve meteryal logolar oldukça ilgi çekiyor, ayrıca çok yenilikçi durduğu gibi gençler tarafından çokta seviliyor. O yüzden Türk Telekom'un sade bir logonun yanına düz bir Türk Telekom yazısı ile logo değişikliğine gitmesi yüksek bir ihtimal.

Yıl olmuş 2016 hala ortlama 2 gb kotalı cep interneti kullanıyoruz. 2010'da bu kota ortalama 500 MB idi. Yani arta arta 1.500 MB kota artırmışlar. 6 yılda artan hız ve iletişim kalitesinin yanında kıyaslanamayacak bir artış. Bu sömürü bu firmaların ayıbı değil bizim hakkımızı aramamız gereken yeri bilmememiz. Sadece devlete karşı ayaklanmayı biliyoruz ama seni kazıklayan bir şirket olduğunda sesimizi kesip afiyetle kazığımızı yemeye odaklanıyoruz.

Yaşım 30, bu güne kadar 1 kişinin Taksim'e çıkıp bir firmayı protesto ettiğini duymadım. İşte milletin aslında firmalara karşı ayaklanması lazım. Bizi asıl sömürenler onlar.

En İyi Ucuz Fiyat Siteleri Hangileridir?

Kategori:
-
İnternetten bir ürün almaya karar verdiğiniz de eğer para sizin için önemliyse muhakkak satın almak istediğiniz ürünün alternatif fiyatlarını araştırmanız gerekmekte. Çünkü TV'lerde, gazetelerde, internet sitelerinde en ucuz benim diyen her site yanılıyordur. Bu ucuzluğu sadece 1 yada birkaç ürün üzerinden tüm sitelerine mal eden site oldukça fazla. Bu sebeple istediğiniz ürünü almadan önce en azından bu sitelerden birinde de almak istediğiniz ürünün daha uygun fiyatı varmı kıyaslamanızı tavsiye ederim.

Örneğin; ben bir cep telefonu alacağım gidip Bimeks'ten yada Vatan Bilgisayardan almak istesem bu telefonu 2300 ila 2500 TL arasında fiyat sunuyorlar. 2500 / 2349 TL diye kampanya yaptıklarını iddaa ediyorlar ama bir fiyat arama motordunda aynı cep telefonu arattığımız da 2.199 TL'ye üstelik Türkiye garantilisini bulabiliyorsunuz. Bu yüzden bir yerde indirimli gördüğümüz üründen daha da indirimlisi olma ihtimali çok yüksektir.

En İyi Ucuz Fiyat Siteleri Hangileridir

Alternatif ihtal ürünlerin fiyatları



Fiyat arama sitelerin de şuda sizi yanıltabilir. Bazı ürünler Türkiye yetkili satıcısından değilde yine bir firma tarafından kaydı yapılmış telefonları çok daha uygun fiyata getirebiliyorlar. Bu durumda ne yapayım derseniz. İki seçeneğiniz var birincisi alternatif ithal edilen ürünler de fiyatlar aşırı uygun oluyor. Örneğin 07 Ocak 2015 tarihli LG G4 cep telefonu halen Turkcell'de LG Türkiye resmi garantili cep telefonunun fiyatı 2.199 TL, avantajı kullanıcı hatası dışında bir arızası çıkarsa ücretsiz tamir ediyorlar yada birebir sıfırıyla değiştirebiliyorlar, ayrıca bir yılda 4 kez servise giderse para iadeside yapıyorlar. Alternatif yollarla ithal edilen LG G4 telefonun fiyatı ise 1.539 TL. Gördüğünüz gibi arada tam 660 TL fiyat farkı var. Alternatif ithal edilen ürünlerde de Türkiye garantisi var ama sadece onu ithal eden firma veriyor bu garantiyi. Bu firma çok iyide çıkabilir servis hizmetleri konusunda kötüde çıkabilir. Fakat birçok cep telefonunda arızaların kullanıcı kaynaklı olduğunu düşünürsek Resmi ithalatçısının olmasıda pek önemli olmuyor.

İşte şimdi size bu uygun fiyatları bulacağınız siteleri benim gözümdeki kalite sıralamasıyla sıralıyorum.




  1. Akakce.com : Akakce Türkiye'nin fiyat arama motoru sitelerinde ilk sitesidir. Çok uzun yıllardır bu hizmeti vermekte ve benim gördüğüm en çok tercih edilen fiyat arama hizmeti sitedir. Yanlız bir kusuru var, piyasanın en çok tercih edilen sitesi olması yüzünden kendileriyle çalışan eticaret sitelerinden çok yüksek komisyonlar almakta. Bu sebeple kendisiyle genelde bütçesi büyük sitelerin çalıştığını görüyorum. Bu sebeple uygun fiyatlı bazı siteleri gözden kaçırabilirsiniz. Mesela bazen hepsiburada, gittigidiyorlar, n11'lede bir çalışıyorlar bir çalışmıyorlar. Fakat arama motorunun algılaması çok iyi durumda ve aramak istediğiniz ürünü çok rahat buluyor ve hem ürün teknik özelliklerine kısaca bakıyorsunuz hem de ürüne diğer sitelerden yapılmış yorumları oralara girmeden Akakce üzerinden okuyabiliyorsunuz.

  2. Bilio.com : Bilio sitesinin en altında 2004-2016 şeklinde yazarak 2004 yılından bu yana faaliyette olduğu görüntüsünü verse de ilk olarak 2011 yılında basit bir Google'da arama yapan bir site olarak yayın başlamış ve şuan ki ilk profesyönel fiyat arama hizmetine Kasım 2013 yılında başlamış. Bu çarpık bilgiye rağmen fiyat karşılaştırma sitesine yeni bir soluk getirmiş ve kendisinden çok daha köklü siteleri geçerek bana göre listede 2. sıraya yükselmiştir. Özellikle ürün teknik özellikleri ile ürün karşılaştırma kısmını oldukça beğeniyorum. Sitede yorumlar alışveriş sitelerinden çekilmiyor sadece kendi sitesi üzerinden yapılan yorumları gösteriyor.

  3. Cimri.com : Cimri sitesi Bilio sitesine yakın ayarda hizmet veriyor fakat tercih edilebilirlik oranında akakce ve bilionun gerisinde kalıyor.

  4. Ozozo.com : Sektöre yeni katılan bir fiyat arama sitesi olmasına rağmen ben oldukça beğendim. Basit ara yüzü onu öne çıkarmasının yanı sıra şuan da en fazla siteyi bünsesinde Ozozo barındırıyor. Umarım ileride bu sayıyı kısmak yerine daha da artırırda bizde Ozozo'yu öncelikle tercih ederiz.

  5. İncehesap.com : Piyasanın en eski sitelerinden olmasına rağmen biraz ağır çalışıyor gibi. Ağırlığından kastım ürün yelpazesini ve çalıştığı site sayısını biraz ağır çoğaltıyor gibi. Ama yine de bir alternatif olarak kullanılmaya değer.

  6. Teknofiyat.com : Teknoseyir.com teknoloji ürünleri inceleme sitesi kurucuları tarafından basit bir fiyat arama motoru olarak tasarlanmış sitedir. Odak noktası oyun fiyatları, telefon fiyatları ve bilgisayar fiyatlarını oluşturmakta ve oldukça fazla siteden fiyat çekerek iyi sonuçlar verebilmektedir.

  7. Bonus Kiyas.la : Kıyasla sitesi fiyat arama motorundan ziyade ürün özelliklerini karşılaştırma sitesidir. Örneğin Samsung Note 5 ile Sony Xperia Z5 Premium telefonlarının teknik özelliklerini burada kıyaslayarak en iyi telefonun hangisi olduğuna karar vermenize yardım edebilir.



Birde yazımın başında bahsettiğim gibi bu fiyat siteleri sitelere yönlendirdikleri kişi başına ciddi rakamlar aldıkları için bünyelerinde ekli alışveriş sitesi sayısı sürekli değişiklik gösterebiliyor. Bazen hepsiburada.com, gittigidiyor.com vs. siteler bu arama sitelerinde görünüyorlar bazen görünmüyorlar. Bu yüzden yinede alternatif olarak eğer bir cep telefonu fiyatı araştırıyorsanız aşağıdaki pazaryeri sitelerinide kontrol etmeden geçmeyin derim.

İsim sırasıyla;

Haber sitelerindeki başlık iğrençliği

Kategori:
-
Haber sitelerindeki başlık iğrençliği

Türkiye'miz de haber okumak çok sevilen birşey, birşeydi. Özellikle Facebook'taki haber sayfalarını takip etmeyen yoktur sanırım. Yanlız haber sitleri Facebook ve Twitter'ın önemli kullanıcı kitlesini görüp onlardan faydanmak adına sınırları zorlayacak haber başlıklarına imza atmaya başladılar.

Artık insanlar Facebook, Twitter ve Google+'dan haberi değil, haber başlıklarını okuyor. Artık hemen hemen herkes bir foto bir başlık atıp rahatına bakıyor. Bu iş o kadar çığrından çıktı ki, bu başlıklardan daha da iğrenç olan kadın vücudunu kullanarak haber yapma modasını bile geride bırakmış durumda. İnsanların merak dürtüsünden faydalanıp, hiç haber değeri olmayan haberlere cezbedici sürekli merak uyandırıcı başlıklar atıp insanları ya sitelerine girmeye ya da sitedeyseler habere girmeye zorluyorlar. Foto galeri haberleri saymıyorum bile, her sayfada 3-4 kelime ile 30-40 sayfada yarım sayfalık haberi okutanlar bile var. Zaten son sayfaya gelince ilk başında okuduğun metinleri bile unutuyorsun neredeyse.

Bu haber sitelerindeki başlıklar da aşağıdakilerden ileri gitmiyor:


  • Onun ne yaptığını gördünüz mü?

  • Artık O da orada

  • O buna karşı çıktı

  • Oradaki olaylara Buradakilere dokunur mu?

  • Öyle bir gol attıki

  • O takım kazandı



Sonra bu artık kabak tadı vermeyi bırakıp çürük tadı veren başlığa aldanıp fener cimbomu yendi sanıp tıklayıp detaya girersiniz, bir bakarsınız ki börülce spor, derilce sporu yenmiştir. İnanın facebook'u bırak artık tüm haber sitelerinden haber okuyamıyorum, midem bulanıyor cidden başlıkları görünce.

Gençler neden blog yazmalı? Günlük tutmanın faydaları

Kategori:
-
Gençler neden blog yazmalı Günlük tutmanın faydaları

Bundan yaklaşık 4 yıl önce kaleme aldığım internette nasıl günlük tutulur isimli yazımda kısa olarak değinmiştim. Bu yazım da insanların neden günlük tutması gerektiğine daha detaylı girmek ve günlük tutmanın faydalarını aktarmak istiyorum. Bende ilk blog tutmaya 21 yaşında başlamıştım, o zamanlar Facebook, Twitter, Google+ vs. olmadığı için yada kullanılmadığı için bloggerlık çok popüler bir uğraştı. Çok keyifli zamanlar geçiriyorduk, Mafiamax, Yakuter, Dmry, Hakkı Ceylan vs. bir çok arkadaşla keyifli zamanlar, sanki herkes kendi bloglarından ev sohbetleri tadında muhabbetler yansıtıyordu. Zamanlar sosyal medya ağları fazlasıyla yaygınlaşınca bir çok blogger yazmayı bıraktı, sayfaları kapandı. Halen devam ciddi bir kısımda mevcut tabi.

Benim yazmaya başladığımdan bu yana 9 yıl geçmiş. Önceleri keyifli bir uğraş olarak gördüğüm blog yazmanın beni hayatımda ne kadar geliştirdiğini geriye baktığımda çok iyi görebiliyorum. Gençlerinde neden kesinlikle blog yazmaları gerektiğini maddeler halinde inceleyelim.

Blog yazmak eğlenceli zaman sağlar



Blog yazmanın en sevdiğim yanı, sizlerinde en seveceğiniz yanı sizlere çok eğlenceli zaman sağlamasıdır. Yaşadığınız ilginç bir olayı paylaşırsınız, insanlar okuyup bu olay hakkında size fikirlerini paylaşırlar. Yada iyi anınızın blogunuzda yayınlarsınız, ilerleyen zamanlarda tekrardan bu anınızı okuyup o günü tekrar yaşarsınız, size kalıcı bir arşiv imkanı sağlar. Bilmediğiniz bir konuyu keşfetmenizi sağlar. En güzel yanı insanların blogunuzda yazılara yaptıkları yorumları okumaktır. Kimi yazınız için sizi tebrik eder, kimi ise yazdığınız yazı hakkında biraz daha farklı bir bilgiyi sorar, yada yazınız hakkında size çok faydalı olacak bir ipuçu verir.

Blog yazmak sizi sosyalleştirir, sosyal çevrenizi artırır



Belki okul hayatınız da, iş hayatınız da, komşularınızın arasında size uyum sağlayacak, beraber muhabbet edip, aktivite yapacak çevre bulamamış olabilirsiniz. İşte blog yazan kişiler kazandıkları okuyucuları olsun, kendi yazdıklarının benzeri blog yazan başka blog yazarları olsun zamanla bunlarla çok yakın, sıcak bir arkadaşlık kurmaktadırlar. Bunlar facebook arkadaşları, twitter arkadaşları gibi meraba meraba arkadaşları değillerdir. Yazı içeriklerinizden dolayı aynı frekansta olduğunuz kişiler olması sebebiyle çevrenizde arayıp bulamadığınız arkadaşları bulabileceğiniz bir ortam sağlar size blog yazmak.

Blog yazmak okuma motivasyonunuzu artırır



Birçok kişi kitap okumayı neredeyse hiç sevmez, özellikle de ben, Hayatım boyunca ders kitapları dışında okuduğum kitap sayısı 10'u bulmaz. Ama kitap okumanın faydalarını da bilmeyeniniz yoktur. İşte blog yazmak sizin bu açığınızı kapatır. Blog yazarken insanların yazdıkları yorumları okumanın dışında yazdığınız konu hakkında çoğu kez internetten de ek fayda sağlayıcı bilgiler okumaya ihtiyacınız olabilir, bu sebeple siz fark etmesenizde bazen sadece bir sayfalık yazı için bile onlarca sayfa yazı okursunuz. Bunun sürekli devam ettiğini düşünürseniz bir yıl içerisinde 10 civarı kitap okumuş sayılırsınız.

Blog yazmak kişiliğinizi geliştir



Beyninizde sizin davranışlarını belirleyen 3 bölüm bulunmaktadır, sağ bölüm, sol bölüm ve ön taraf. Beyninizin sol tarafı sizin çocuksu, heyecanlı, tezcanlı, maceracı, girişimci ve aynı zamanda tembel yanlarınızı yönetir, sağ bölüm ise somurtkan, ısrarcı, sabit fikirli, tek düze yaşayan, yenilikçi olmayan yanlarınızı yönetir, bu iki taraf sürekli kendi yanlarını size uygulatmaya çalışır. Birde beynimizin ön kısmı vardır, bu kısım ise diğer iki tarafın fikirlerini analiz eder ve hangisini yapmak istediğinize karar ver. Buna halk arasında alın yazısı deniliyor, yani beyninizin alın tarafı bu kararları veren mekanizma olduğu için böyle bir söylem oluşmuş.

İşte blog yazmak beyninizin ön kısmındaki karar mekanizmasını oldukça geliştirir ve sizin hayatınızda daha akılcı kararlar almanızı ve davranışlar sergilemenizi sağlar. İnsanlar normal haliyle konuşurken genelde ne söylediklerini fazla düşünemezler, oysa yazarken insanlar söyleyeceği şeyi bir defa değil yeri geldiğince onlarca defa düşünürler, böylece en iyi seçimi yapma oranları fazlasıyla artar.

Blog yazmak sizi araştırmacı yapar



Blog yazmayı en sevdiğim sebeplerden biriside budur. Kendimden örnek vermem gerekirse, bugün yeni bir konu hakkında bir bilgi öğreniyorum, sonra bu konuyu kaleme alıp, edindiğim deneyimleri günlüğüme döküyorum. İlk başlarda yeni öğrendiğim bu bilgi hakkında küçük bir bilgi sahibiyken, yazdığım yazıya gelen ilginç sorular sayesinde konuyu her geçen gün genişletiyor ve bir zaman sonra o sorulara cevap vermek adına yaptığım araştırmalar sayesinde konunun uzmanı oluveriyorsun.

Biraz daha basit anlatmak gerekirsek; yazacağın yazıyı zenginleştirmek için bildiğinin yanına biraz daha araştırma yapıp hem konu hakkında ki bilgini artırmış oluyorsun hem de ilerleyen zamanlarda konuna gelen biraz farklı sorulara da cevap vermek adına biraz daha araştırma yaparak kişiye aradığı cevabı veriyorsun.

Yani senin birşey hakkında sadece 3-5 satırlık bilgin var iken yazdığın bu yazı için yaptığın araştırmalar, daha sonrasında yazıya gelen yorumlara cevap verebilmek adına yaptığın araştırmalar farkında olmasan bile seni düz düşünen bir insan değil, öğrenmeye aç, gelişime aç bir insan haline getiriyor. Seni her geçen gün daha fazla geliştiriyor buda hem aile, hem arkadaş, hem ed iş hayatına fazlasıyla olumlu yansıyor.

Blog yazmak sizi cesaretlendirir, lider yapar



Çoğu insan toplum için de konuşmakta çekiniz, bırakın toplumu bire birde bile bocalar. Kem küm eder, en sonunda ilk fırsatta oradan kaçmaya, karşısına çıkan zorlu kişilere boyun eğip onları esaretine girmemeye başlar. Eğer buna dur demezseniz, bir müddet sonra size yapışır ve hem tek düze bir hayata sahip olursunuz hem de başkalarının iki dudağı arasında hareket eden bir insan olursunuz.

Blog yazarken dedik ya sizi araştırmacı yapar, liderliğin en büyük vasıflarından birisi araştırmadır. Dedik ya size okumayı sevdirir, yeni bilgiler öğrenmenizi sağlar. Öncelikle insanlar blog yazarken hem iş hem de aile, arkadaş hayatıdan yazmaktadırlar. Blog yazarken fikir üretirsiniz, böylece başkalarının size vereceği fikirlere muhtaç kalmazsınız. Blog yazarken orada bir toplum önünde konuşmayı öğrenirsiniz. Çünkü yazdığınız yazılar defterlerde tutulan günlükler gibi saklı kalmaz, insanların karşısına çıkar, onların düşüncelerine tabi tutulur ve yazılarınızla yüzleşirsiniz. Bu da sizi hem cesaretlendirir hem de insanlara yönlendirmeyi, onlara birşeyler öğretmeyi sürekli uygulayarak hem liderlik vasıflarınızı geliştirirsiniz, hem de susup kalan biri olmaktan çıkar her yerde cesaretle düşüncelerinizi paylaşır, onları kabul ettirirsiniz.

Kısaca blog yazmak; Twitter'da özlü söz paylaşmaya benzemez, Facebook'ta troll fotoğafı paylaşmaya benzemez, oralarda başkalarının istekleri doğrultusun da yaşarsınız ama kendi blog sayfanız da sınırlara hapsolmaz tüm fikirlerinizi özgürce yansıtırsınız, sizi okuyanlara yön verirsiniz.

Her zaman blog yazmayı deneyin, kesinlikle faydasını göreceksiniz.

Görsel fikir: https://dribbble.com/shots/1921729-Blog-Backend-Re-design

Türkçe Ascii Karakter Kodları ve Türkçe Meta Tag Etiketi Ekleme

Kategori:
-
Türkçe Ascii Karakter Kodları ve Türkçe Meta Tag Etiketi Ekleme

Web tasarımın da sayfa düzeni hayati önem taşır, her tarayıcı da ve cihaz da sorunsuz çalışan bir web sitenizin olması gereklidir. Siz yaptığınız güzel bir tasarımı bitirdiğiniz de tam herşey bitti diye düşünürken bir bakarsınız Türkçe karakter problemleri çıkmaya başlamış. Özenle yazdığınız yazılarınızın içinde yer alan ve İngilizce dil alfabesinde bulunmayan Küçük; ç, ş, ğ, ü, ö, ı ve Büyük İ, Ğ, Ü, Ş, Ç, Ö karakterleri siteye girilen bilgisayar da tanınmayınca yerine ????, •••• vb. değişik karakterler çıkar. İşte bu sebeple böyle bir hata oluşmasını önlemek için 3 yol mevcuttur.


  1. Sitenizin tüm tasarımlarını kapsayan Türkçe karakter desteğine sahip WebFont kullanmak ve tüm yazı görünümlerinde bu fontun kullanılması.

  2. Meta taglar içerisine eklenen Türkçe meta tag kodu

  3. En son çare olarak Latin dil grubunda yer alan Türkçe karakterlerin görünmesini sağlayacak Ascii kodları ile Türkçe harfleri yayınlamak. Tabi bu en zahmetli olan madde.



Sitemize Türkçe karakter destekli WebFont nasıl eklenir?



Sitemize WebFont ekleyebilmek için ya ücretsiz webfont desteği veren siteleri kullanmak gerekli, bunlardan en bilineni Google Fonts. Yada var olan fontunuzu bir generator ile WebFont'una çevirip sitemizin içine font dosyasını ekleyip kodlarını sitemize ekleyerek kullanabiliriz. Bizim seçeceğimiz yol bu son seçenek olacak.

WebFont için tavsiye ettiğim online Generator sitesi

http://www.fontsquirrel.com/tools/webfont-generator

Türkçe Meta Tag Kodları



Meta tag kodları web sitelerimizin <head> etiketi içerisinde yer alan ve siteye giren ziyaretçinin bilgiayarında yüklü yazı fontları içinden Türkçe karakter destekleyen yazı fontu ile sitenizin açılmasını sağlayan kodlardır. Siteleriniz de ki Türkçe karakter problemlerini düzeltmenin en kolay yolu latin alfabesini destekleyen Türkçe karakter meta tag'ını eklemektir. Aşağıda sitenize ekleyebileceğiniz Türkçe Meta Tag kodları mevcut, nasıl ekleyeceğinizi öğrenmek için konunun altında yer alan videolu anlatımdan öğrenebilirsiniz.

<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=iso-8859-9">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">

Türkçe Ascii Karakter Kodları ve Türkçe HTML Karakter Kodları



ç - &#231;   / &ccedil;
ı - &#305;
ğ - &#287;
ö - &#246;   / &ouml;
ş - &#351;   /
ü - &#252;   / &uuml;
Ç - &#199;   / &Ccedil;
İ - &#304;
Ğ - &#208;
Ö - &#214;   / &Ouml;
Ş - &#350;
Ü - &#220;   / &Uuml;
₺ - &#8356; Yeni Türk Lirası Karakter Kodu

Ascii Türkçe karakter kodları sitemizde var olan Türkçe Meta Tag kodlarıyla bile düzeltmeyen bozuk çıkan Türkçe karakterleri düzeltebilmekteyiz. Örneğin Wordpress sitenize eklediğiniz yeni temanız da ne yaptıysanız Türkçe yazı fontları bir türlü düzgün çıkmıyor ise, bunun en son çözümü eklenmesi zorda olsa Ascii karakter kodları ile düzeltilebilmektedir. Ascii karakter kodları aynı bir oya yapar gibi, nakış işler gibi her Türkçe karakterin yerine yukarıdaki tablo da yer alan, o yazı karakterini temsil eden Ascii kodu ekleyerek yapılmaktadır. & ile başlayan ve ; ile biten o 6 karakterden oluşan küme bir harfi temsil etmektedir.

WebFont nasıl oluşturulur ve Websitemize nasıl WebFont ekleriz?





Sitemize nasıl meta tag kodu ekleriz?





Sitemize nasıl Ascii Türkçe Karakter kodu ekleriz?





Görsel kaynak: https://dribbble.com/shots/2019060-Braintree-Letterpress-Card-ASCII

Wordpress en çok tercih edilen site alt yapısı

Kategori:
-
en çok tercih edilen içerik yazılımları

Başta benim blog sayfam olmak üzere dünya genelinde işi ciddiye alan amatör, yarı amatör, profesyönel hemen herkes Wordpress kullanmayı tercih ediyor. İnsanlar basit kurumsal web siteleri için wordpress kullanıyor, yaptıkları bir ürün için wordpress kullanıyor, bir bölgeyi tanıtmak için wordpress kullanıyor ve en önemlisi internette günlük tutmak için wordpress kullanıyor. Wordpress en hızlı ve en kolay şekilde içerik paylaşımını sağlayan neredeyse tek uygulama. Çok hızlı çalışması onun tüm rakipleri karşısında açık ara birinci yapıyor. Basit olması, internet kullanmaya yeni başlamış birisine bile kolayca içerik girebilmesini sağlıyor. Azıcıkta olsa site bilgilerini düzeltmeyi biliyorsanız sitenizin tasarımına çok rahat müdehale etmenizi sağlıyor. Ayrıca piyasada onun için geliştirilmiş yüzlerce tema ve eklentisi, 1 tıkla kurulması, bir beceriye ihtiyaç duymaması Wordpress'i alanında 1 numara yapıyor.

W3Tech.com araştırma sitesinin yaptığı araştırmalarda Wordpress dünya genelindeki web sitelerinin %25, yani 4 web sitesinden 1 tanesinin yazılım alt yapısını oluşturuyormuş. Ayrıca İçerik yazılımları arasında ki pazar payı %58.7 ile içerik yazılımları alanının yarısından fazlasını tek başına kontrol ediyor. İnternet dünyasının devi Google'lun Blogger'ı bile Wordpress'i sarsmayı başaramamış, Blogger sadece %1.2 pazar payına sahip. Wordpress sadece son 1 hafta da pazar payını %0,4 artırmış.

Bu sebeple eğer bir iş yapacaksanız yada İnternet  Günlüğü (Blog) tutacaksanız tavsiyem Wordpress'i tercih edin.

Yandex.Disk Nedir?, Nasıl kullanılır?

Kategori:
-
Yandex'in bulut dosya depolama servisi.  Piyasada ne kadar bulut uygulaması olursa olsun gene de Yandex.Disk'i kullanmayı borç biliyorum.

Google drive, box, dropbox vs, şu anda fasa fiso. Ben bir Yandex Disk'i birde Microsoft'un yeni yazılımı OneDrive'ı kullanuyorum. Aslında OneDrive'ı kullanmamın en önemli sebebi Yandex Disk'in web sitesinden dosyaları bazen çok ağır indiriyorum. Yani bazen Yandex.Disk çok ağır çalışabiliyor.

Onun dışında hizmetinizden fazlasıyla memnunum, yalnız Yandex'ten bir isteğim var. Bu oto senkronizasyonu biraz daha geliştirsin. Mesela benim en çok istediğim şey telefonumda, atıyorum "dosyalarım" adında bir klasörüm var, tutucam disk.yandex.com.tr'de olan dosyalarım isimli klasörü bir birine eşleştiricem ve telefonum da ya da bilgisayarım da o klasörün içine ne atarsam atayım format türlerini de seçicem mesela sadece foto, video ve sıkıştırılmış dosyaları otomatik olarak disk.yandex.com.tr'deki eşleştirdiğim klasöre yükleyecek.

Yani benim seçtiğim klasördeki seçtiğim dosya formatlarını otomatik olarak disk.yandex.com.tr'deki eşleştirdiğim klasöre internet bağlantısını görür görmez yükleyecek. Böylece işim ve evimde lazım olan önemli dosyalarım her zaman yanımda olmuş olacak.

yandex-disk-ucretsiz-bulut-depolama-servisi

Yandex.Disk üye olan herkese 10 GB ücretsiz bulup depolama alanı veriyor ve Davet ettiğiniz arkadaşlarınızdan üye olan kişi başına 500 MB ek alan veriyor. Yandex.Disk'in bilgisayar için Mac OS, Windows işletim sistemleri için çıkardığı uygulamalarının yanı sıra Windows Phone, Android ve iOS telefon işletim sistemleri içinde çıkardığı uygulamlar var, ayrıca akıllı tv'ler içinde uygulamaları var. Bu uygulamaları da deneyimlediğim kadarıyla en iyi performans veren bulut uygulamaları arasında, kullanımlarıda oldukça basit.

Yandex.Disk'e kaydol

Yandex.Disk'in teknik özelliklerini inleyecek olursak




  • Mp3: yüklenilen mp3'leri indirmeden dinleyebiliyorsunuz, hatta klasördeki tüm mp3'leri playlist gibi sırasıyla çalıyor.

  • Fotoğraf: Fotoğrafları, gelişmiş fotoğraf düzenleyicisi ile profesyönelmiş gibi düzenleyebiliyorsunuz. Mesela fotoğrafta kırmızı renkte çıkmış göz renkleri tek tıkla düzelten özelliğinden, fotoğrafları kırpmaya, fotoğraf boyutlarını yada yönünü değiştirebiliyorsunuz. Fotoğrafların üzerine çeşitli düz ve janjanlı yazılar yazabiliyorsunuz. Fotoğraflara blur denilen kişiye yada detaya odaklanmayı artıran pus efekti verebiliyorsunuz. Ayrıca instagram benzeri birkaç renklendirme efekti ile çerçeve ekleme efektide mevcut. Kısaca bulut hizmetleri arasında gördüğüm en gelişmiş online fotoğraf düzenleme sistemine sahip.

  • Video: Yüklü olan video dosyalarını indirmeden izleyebiliyorsunuz.

  • Sürekle-Bırak: Dosyaları yada klasörleri bilgisayardaki gibi sürükleyip ordan oraya taşıyabiliyorsunuz ve bilgisayardan Yandex.Disk'inize sürükle bırak yöntemiyle dosya yükleyebiliyorsunuz.

  • PDF, Word, Excel, Powerpoint: Biliyorsunuz ki işyerlerinin işlerinde en çok kullandığı belge formatları PDF, Word, Excel ve Powerpoint'dir, Yandex.Disk bu formatların içeriğini rahatça görünlüleyebiliyor ve dilerseniz kurulu yazıcınıza rahatça çıktı gönderebiliyorsunuz.

  • Çeşitli Formatları Görüntüleme Desteği: Birçok bulut servisi sadece ofis doyalarını ve pdf dosyalarını görüntüleme imkanı sunarken Yandex.Disk Photoshop'un PSD, illustrator'un AI, EPS, Corel'in CDR gibi çok az bulunur bir kalitede görüntüleme desteği sunuyor. Örneğin çoğu yerde bir bilgisayarda Photoshop, illustrator, CorelDraw kurulu olması çok zor, ama olduda size bu formatlarda bir dosya gönderirlerse bu programları indirmeye gerek kalmadan içinde nasıl birşey varmış diye Yandex.Disk sayesinde çok rahatça görüntüleyebiliyorsunuz. Ayrıca Zip, Rar, Tif, Png, Gif gibi bilindik birçok dosya formatınıda görüntüleyebiliyor.

  • Sınırsız Download: Yandex.Disk'in ücretsiz dosya yükleme alanı 10 GB fakat indirmede sınır yok.



Yandex.Disk'in nasıl kullanıldığını bu videodan inceleyebilirsiniz



En iyi ücretsiz bulut depolama siteleri

Kategori:
-
Biliyorsunuz internet ortamında dosya barındırmak hem masraflı hem zahmetli bir iş. Yanımızda taşımak istemediğimiz ama her an ulaşmamız gereken dosyalarımızı sanal bir ortamda bulundurmak bir yerlere alo demek için gerekli olan telefonumuzun olması kadar mecburi hale geldi. Cebimizde harici disk ya da flash diskler taşımak istemiyorsak müziklerimizi, resimlerimizi, vidyolarımızı yada herhangi türden dosyalarımızı sanal bir ortama yüklememiz gerekli. Birkaç sene öncesine kadar bilgisayarı yada telefonu olupta interneti olmayan kişi sayısı fazlaydı ama artık öyle bir kural kalmadı. Bizde internet yoksa, arkadaşımıza bağlanıp kullanıyoruz, on da yoksa komşudan, onlar da yoksa bi çay içmek için gittiğimiz cafeden, onlarda da yoksa artık hemen hemen her ilçe merkezinde ücretsiz sunulan Türktelekom hizmet noktalarından da olsa birşekilde internet bağlanıyoruz. Yani heryerden ulaşabildiğimiz internetimiz var ise, tüm lazım olan dosyalarımızı buralarda tutup istediğimiz her an kullanmak bizi birçok dertten kurtarıcak.

en-iyi-ucretsiz-bulut-depolama-siteleri

Dosyalarımızı internet ortamında nasıl barındırırız?


Bu 5 yol ile mümküm;

  1. Kendimize ait olacak bir hosting yada server kiralayıp, dosyalarımızı buraya yükleyip her ay tıkır tıkır para ödeyeceğiz.

  2. Rapidshare, zippiyshare, turbobit, lebittit, sendfile, depositfile vs. dosya depolama sitelerine yükleyip ya paralı hesap satın alıp yine her ay ödeme yapıp dosyalarımızı buralarda tutacağız veya ücretsiz barınma hizmetinden faydalanıp 30 gün içinde yeni bir indirme yapmadığımız dosyalarımızın silinmesine göz yumacağız.

  3. Mail başına dosya ekleme boyutu düşük olsada mail hizmetlerimizde de dosyalarımızı tutup gerektiğinde buradan indirerek dosyalarımızı barındırabiliriz.

  4. Bulut hizmetlerinden faydalanarak dosyalarımızı hem süresiz depolayıp hemde office, pdf, jpg, png, gif belgelerimizin içeriklerini görerek dosyalarımızı buralarda depolayıp, bu hizmeti veren sitelerin akıllı telefon ve bilgisayar uygulama kolaylıklarıyla dosyalarımıza çok kolay ulaşma imkanlarından faydalanacağız.

  5. Son olarak dosyamızın olduğu bilgisayarın başında birini bırakıyoruz, oda sabah akşam uyumayıp bizi orada bekliyor, skype vs. gibi uygulamalarla ne zaman dosya lazım olursa bize dosyalarımızı gönderiyor ;)


Bulut servislerinin avantajları nelerdir?


Tabi biz en mantılısı olan bulut sitelerini tercih edeceğiz. Bulut sitelerinin diğer hizmet türlerine göre avantajları oldukça büyük.

  • Uygulama avantajı: popüler bulut siteleri Android, IOS, WindowsPhone gibi telefon uygulamalarının yanı sıra bilgisayarlar için Windows, Mac OS hatta bazıları işi daha da abartarak Linux uygulamaları sunmakta ve bu uygulamalar ile dosyalarımızı cihazlarımızdan bulut servisine senkronize ederek anında yükleyebilmekteyiz. Mesela biz cep telefonumuzla en güzel kareleri yakalayıp fotoğraflarken bulut uygulamamızda aynı anda bu fotoğrafları bulut servisine yükleyerek hem olası kaybı önlüyor hemde arkadaşlarımızla paylaşmamız için iş yükünü bir tıklamaya kadar indiriyor.

  • Dosya içerini görüntüleme: Bulut servisleri diğer depolama servislerinin aksine Word, Excel, Powerpoint, PDF, Tif, Jpeg, Png, Gif benzeri popüler dosya formatlarını görüntülemeyi desteklediği için aradığımız dosyayı indirmeden önizleme görüntülerine bakarak bulmamızı sağlıyor.

  • Online dosya düzenleme: Dosyalarımızı görüntülemenin yanına Word, Excel, Powerpoint gibi ofis dosyalarını indirmeden ve en önemlisi bunları kullanmak için gerekli olan programları kurmamıza gerek kalmadan online ortamda düzenleyebiliyoruz hatta sıfırdan bu tür dosyalar oluşturup içerik girebiliyoruz.

  • Başka hesaplara aktarma: Var olan dosyamızı bir başka kişiye gönderdiğimizde o kişi bu dosyayı bilgisayarına indirip tekrardan kendi bulut hesabına yüklemek zorunda kalmadan tek tıkla kendi hesabına aktarabilmekte.

  • Tüm dünyadan ulaşabilme: Tabi doğal olarak dünyanın her noktasında hesabımıza girip dosyalarımıza kolayca erişebilme imkanı bulut hizmetlerinin en önemli avantajıdır.


En iyi ücretsiz bulut depolama siteleri


Kısaca bulut servislerinin ne anlama geldiğini biraz karman çorman olsa da anlatmaya çalıştık. Şimdi sizlere şuana kadar kullandığım bulut servislerinden en memnun kaldıklarımı memnuniyet sırasına göre anlatıcam.

1 - Yandex.Disk


Yandex.Disk'in en beğendiğim özelliği çok basit arayüze sahip siteleri ve her şuan da linux hariç her cep ve pc platformun da en iyi performansla çalışan uygulamaları. En ağır bilgisayarlarda bile çok hafif çalışan web ara yüzleri ise ayrı bir güzel. Telefonunuzda çektiğiniz fotoğraflarınızı da otomatik senkronize ederek Yandex.Disk hesabına siz yorulmadan yükleyebilmekte. Yandex.Disk ilk üyelikte size 10 GB ücretsiz alan vermekte ve davet ettiğiniz arkadaşlarınızdan üye olan kişi başına 500 MB kalıcı ek alan vermekte. Ayrıca bazen ilginç süprizlerde yapmaktalar. Mesela geçtiğimiz yıllar da servislerinde bir hata olmuştu, bu hatadan etkilenen tüm kullanıcılarına 250 GB süresiz Disk alanı vermişti. Yandex kullanıcılar ciddi iletişim kurup bir bulut servisinde tam olarak ne istediklerini inceliyor ve hizmetlerini tam bu istekler doğrultusunda geliştiriyor. Gördüğüm üzere en fazla fonksiyor sayacağım diğer bulut servisleri arasında Yandex.Disk'te mevcut. Yandex.Disk'in Türkçe dil desteğine sahip olduğunu söylememize gerek yok zaten. Yandex.Disk'e tek seferde en fazla 2GB büyüklüğe sahip dosya yüklenebilmekte. Ayrıca Yandex.Mail kullanıcıları maillerine 25 MB'den büyük dosya ekleme çalıştığında otomatik olarak dosya Yandex.Disk'e yüklenip bu yüklemeden sonra dosyanın indirme bağlantısı otomatik olarak mail içerisine eklenmekte.

Dosyaları sürükle bırak ile yükleyebilmekteyiz, ayrıca kendi içerisinde de dosyaları başka yerlere taşımak için sürükle bırak ile kolayca taşıyabilmekteyiz. Resimlerinizi bir Photoshop programında düzenliyormuşçasına online ortamda düzenlenmesine imkan vermekte. Örneğin; çektiğimiz fotoğrafta kırmızı çıkan gözlerimizin rengini normale bile çevirebilmekteyiz.

Yandex.Disk'te paylaştığımız dosyaların indirilmesi sınırsız durumda. Ayrıca başkasının paylaştığı dosyayı tek tıkla kendi Yandex.Disk hesabıma kopyalayabilmekteyiz. Benim en çok kullandığım bulut servisi Yandex.Disk'tir.

2 - Google Drive


Google Drive'ın uygulamaları Mac OS, Windows, Android, IOS (iPhone, iPad) için mevcut ve gerçekten basit ve performanslı arayüze sahipler. Fakat bir eksiği var, telefon alanında kendisine rakip olmasını istemediğinden olsa gerek Windows Phone uygulaması maalesef yok, yakında Lumia telefon almayı planlayan ben için büyük bir eksiklik.

Google Drive'da aynı Yandex.Disk gibi resimleri, ofis (word, excel, powerpoint) dosyaları, PDF dosyaları indirmeden görüntüleyebilirsiniz. En beğendiğim yönü ise Ofis (Word, Excel, Powerpoint) dosyalarını bu işin asıl üreticisi Microsoft'un hizmetinde daha iyi şekilde düzenlenmesine imkan vermesi.

Google Drive sizlere 15 GB bulut depolama alanı vermekte ve dosya indirmelerin de herhangi bir kota koymamakta. Yalnız Google 15 GB kota alanında ufak bir uyanıklık yapmış, Gmail ve Google Fotoğraflar'a yüklenmiş tüm dosyaların boyutunuda Google Drive'dan düşürmekte. Yani daha basit söylemek gerekirse Gmail, Drive ve Fotoğraf hizmetleri için 15 GB lik bir ortak veri havuzu oluşturmuş. Diğer bulut servislerinde böyle bir ortak havuz olmamasından dolayı Google.Drive'ın en önemli 2. eksiği bu. Onun dışında gözle görülür bir eksiği olmaması sebebiyle onu tercih edilebilir bulut servisleri arasında 2. sıraya yerleştiriyor.

3 - Dropbox


Cep telefonu odaklı Dropbox bulut servisleri arasında ilk piyasaya çıkan hizmetlerden birisi, daha doğrusu iPhone'lar için geliştirilmiş bir dosya paylaşım uygulaması. iPhone'ların iPhone dışında başka telefonlara bluetooth ile dosya göndermesi mümkün olmamasından ve bilgisayara dosya aktarabilmek için iTunes uygulamasının yüklü olması gerekmesinden dolayı ortaya çıkmış bir uygulamadır. Bu zorlu dosya gönderim transferini kolayca yapabilmek için piyasaya çıkmış ve son derece basit arayüzü sayesinde kullananların en çok tercih ettiği uygulama olmuş.

Dropbox gene diğer bulut servisleri gibi resimlere, ofis dosyalarına indirmeden bakma imkanı veriyor ayrıca ofis dosyalarını Microsfot Office365 ile entegre çalışarak indirmeden düzenleme imkanı sunuyor. Dropbox uygulama bazından mobile ağırlık vermiş durumda, Android, iPhone, iPad, Blackberry, ve Amazon Kindle için uygulamaları var fakat nedense yıllardan beri insanların yakınmasına rağmen Windows Phone uygulaması çıkartmış değil, belki Windows Phone 10 piyasaya çıkınca inandından vazgeçip uygulamasını geliştirir. Ama PC için Mac OS ile birlikte Windows uygulamalarını geliştirmiş durumda.

Dropbox'un sizleri mutsuz edebilecek tek yanı sanırım kotası, sizlere ücretsiz 2 GB kota vermekte ve sınırsız indirme imkanı sunmakta. Fakat 2 GB'nin bir çözümü mevcut. Telefon uygulamasını kuranlara 500 MB ve bir arkadaşını davet edip onunda dropbox hesabı açmasını sağlayalara 500 MB ek alan vermekte. Her davet ettiğiniz arkadaşınız için bu ek 500 MB ilave olmaya devam etmektedir. Ha birde hala web sitesinde Türkçe dil desteğinin olmaması ayrı bir üzücü yanı, ama uygulamalarında Türkçe dil desteği mevcut.

4 - Mail.ru Cloud


Mail.ru'nun Cloud hizmeti alanında en çarpıcı kotaya sahip bulut hizmetidir. 100 GB ücretsiz bulut alanı sunmasının yanı sıra sınırsız indirme kapasitesi mevcut. 2 GB'ye kadar dosya yükleme imkanı sunuyor ve sınırsız dosya indirme imkanı var. En beğendiğim yanlarından birisi ise yüklü müzik ve videoları indirmeden oynatabilmesi, ayrıca videoları oynatırken kalitesinide seçebiliyorsunuz, böylece gerektiğinde daha düşük kalite ile daha rahat oynatılmasını sağlıyorsunuz. Resimleri ve ofis dosyalarını online olarak indirmeden görüntüleyebiliyor ve düzenleyebiliyorsunuz. Resim düzenleme özelliği Yandex.Disk ile aynı formatta.

Mail.ru Cloud'un uygulama zenginliği ise enfes durumda, PC'ler için Windows, Mac OS ve Linux uygulamaları, cep telefonları için ise Android, iOS ve Windows Phone uygulamaları mevcut. Uygulamalarında en beğendiğim yanı ise senkronize olacak klasörleri seçebiliyorsunuz. Yani bilgisayarınızda A, C, O vs. isimli bir yada birkaç klasörü gene Mail.ru Cloud hesabınızda ayrı aynı klasörler oluşturup karşılıklı entegre edebiliyorsunuz, böylece tüm klasörleriniz değil sadece belirlediğiniz klasörler anında karşılıklı yeni dosyaları yükleyebiliyorlar.

Mail.ru'nun en büyük eksikliği ise Türkçe dil desteğinin Web sitesinde ve uygulamalarında olmaması. Asya Türk ülkeleri için Özbekçe, Kazakça falan var ama onlarında çevirileri Rusça'dan farksız. Daha vahimi ise İngilizce dil desteği web arayüzünde yok, sadece uygulamalarında mevcut. Bu durum Mail.ru Cloud gibi mükemmel bulut servisinin maalesef en iyi servisler sıralamasında ilk 3'ün dışına itiyor. Umarım dil desteklerini kısa sürede çıkartır.

5 - OneDrive


Microsoft'un bulut hizmeti olan OneDrive piyasaya ilk olarak Windows Live'a entegre bir hizmet olan SkyDrive adı ile çıkmıştı. İlk çıktığında 25 GB ücretsiz kota vermekteydi. Çıktığında en önemli özelliği bünyesine yüklediğiniz video ve mp3'leri indirmeden online olarak izlemenize, dinlemenize imkan veriyor olmasıydı. Bir playlist bile oluşturup sırasıyla oynatılmasını sağlayabiliyordunuz. Sanırım telif haklarından dolayı başı belaya girdi yada getirdiği ağır yük nedeniyle bu hizmeti daha sonra kaldırdı. Windows 7'nin güncellemeleri ile Windows 8'inde direk yüklü gelmesi ile içine entegre olmuş olmasından dolayı insanlar çok fazla tercih etmiş olacak ki zamanla en çok kullanılan bulut hizmetleri arasına girdi. 2 yıl önce yeni yapılanmaya giderek adını SkyDrive'dan OneDrive'a çevirdi. Bünyesinde yüklü resimlere indirmeden bakabilmekte, office dosyalarına indirmeden indirmeden bakılabilmekte aynı zamanda online düzenleme yapılabilmekte. Fakat PDF dosyalarını görüntüleyememekte.

Adını OneDrive olarak değiştirmekle birlikte ücretsiz kotasını 15 GB olarak belirleyen Microsoft'ta işler bulut yönünde iyi gidiyor olacak ki ilerleyen zamanda bu ücretsiz 15 GB kotayı, 5 GB'ye düşürme olasılığı bulunmakta. Yalnız indirme de her hangi bir kotası bulunmamakta çok şükür.

Her ne kadar git gide kısıtlı hale gelse de kullandığım mail hizmetinden dolayı OneDrive'ı oldukça sık kullanmaktayım.

OneDrive'ın Windows Phone ve Windows uygulamalarının yanı sıra Mac OS, iOS ve Xbox uygulamaları mevcut. Uygulama performansı açısından Yandex.Disk ve Google Drive'a yakın kalitede sayılır.

6 - Box.net


Box.net benim ilk kullanmaya başladığı bulut servis hizmetidir. Ayrıca geçmişi taa 2005'lere kadar uzanan bulut hizmetine başlayan ilk firmalardandır. İlk çıktığında 1 GB ücretsiz depolama hizmeti veren Box.net bu kotayı 2010 yılına kadar hiç değiştirmemiş. Akıllı telefonların fazla yaygın olması ile çoğalan bulut servislerine ayak uydurabilmek için kotasını adım adım artırmış durumda. Şuan da 10 GB ücretsiz bulut alanı ve 10 GB aylık bant genişliği sunmakta. 1 GB'ye kadar büyüklükte dosya yüklenmesine imkan vermekte. Box.net'in en önemli eksiği ise aylık verdiği 10 GB indirme kotasıdır. Onun dışında eksi tarafı pek yok sayılır.

Box.net Jpeg, PDF, TXT, Wordpad ve Ofis (Word, Excel, Powerpoint vs.) dosyaları indirmeden online olarak incelemenizi sağlamakta ve Ofis dosyalarını Microsoft Office365 ile online düzenlemenize imkan vermekte. En beğendiğim diğer özelliği ise paylaştığınız dosyalarınıza başkalarının yorum yaparak dosya hakkında bilgiler paylaşmasını sağlamasıdır, aynı Facebook da bir fotoğrafa yorum yapar gibi.

En fazla uygulama desteğine sahip site Box.net olarak ön plana çıkıyor şu anda. PC için Windows, Mac uygulamaları, telefonlar için Android, iOS, Windows Phone, Blackberry için uygulamaları mevcut. Uygulamaları oldukça performanslı, hafif ve kullanışlı.

7 - Mega.nz


Meşhur Megaupload sitesi ile yaptığı düzenbazlıkların ardından akıllanan site sahibi Yeni Zellanda'ya sığınarak burada Mega isimli bir bulut servisi hizmete sundu. İlk hizmete girdiğinde onlarca dili destekleyerek ve 50 GB gibi dev kapasite de dosya alanı vererek dikkatleri üzerine çekti. Ama aylık indirme kotasını 10 GB gibi çok düşük oranda tutması ile sadece dosyalarınızın kaybolmadan ulaşılabilir bir alanda olmasını sağlayacak bir hizmet şeklinde kullanılabilmekte.

8 - GE.TT


Ge.tt, kısa link servisleri gibi minik, şirin bir bulut hizmeti. 2 GB dosya alanı sunmakta ve sınırsız dosya indirilmesine imkan vermekte. 2 GB'ye kadar büyüklükte dosyaları yükleyebiliyorsunuz. Ben bu siteyi genelde ileride kullanma ihtimalim fazla olmanyan dosyalarımı yüklemek için kullanıyorum yada birisine tek seferlik bir dosya göndermem gerekiyorsa buradan gönderiyorum. Servisi hem hızlı hemde basit, sadece yükleme yapılıyor ve indirilme yapılıyor. Resim, Ofis vs. dosyalarına indirmeden bakamıyorsunuz. Uygulama olarak henüz telefon uygulamaları yok ama Windows, Mac OS ve Linux için uygulamaları mevcut. Türkçe dil desteği de henüz mevcut değil.

Sizlere şu ana kadar kullanıp en çok memnun kaldığım ücretsiz bulut hizmetlerini tanıtmaya çalıştım. İleride yine beğendiğim başka sitelerde olursa onlarıda buraya incelemeleriyle birlikte ekleyeceğim. Ayrıca sizlerinde tavsiye ettiği siteler var ise buradan belirtebilirsiniz.

Görsel fikir: https://dribbble.com/shots/1807335-Dropbox-OneDrive-Github-Oh-my